HİLAL KAPLAN
Yenin içi...
Fon skandalı patlayalı altı haftayı geçti; sokağın bir numaralı gündemi hâlâ değişmedi.
Tasfiye kanunu doğrudan etkilenen 455 bin 578 yatırımcıdan söz ediyor ama başta borsamız olmak üzere ekonomimize etkisine bakıldığında ocağına ateş düşenlerin sayısı bu rakamın da üstünde.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözü net: "Kol kırılır yen içinde kalır değil, vücudu sarmaması için gerekeni yapacağız."
Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş da daha ilk haftada, "Kimin bebesi, kimin oğlu olursa olsun; hiçbir ayrım yok" demişti. Yine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, "Sadece bu yanlışa düşenler değil, bu yanlışa düşenleri araştırmaktan, bunu ortaya çıkarmaktan korkup çekinenler dahi aramızda bundan sonra barınamaz" diyerek uyarmıştı.
Soruşturmada tutuklu sayısı 120'yi buldu, 7596 Sayılı Kanun çıktı, ilk ara ödemelerin bugün başlaması bekleniyor. Bu kararlılık yüreklere su serpti; serpmeye de devam etmeli.
Fakat kamuoyunu sorgulamaya iten de bazı gelişmeler var. Örneğin, 27 Eylül'de 42 kişi, 46 şirket ve 18 fona tedbir konuldu; aynı gün ikinci bir yazıyla 45 firma ve 19 fonun tedbiri kaldırıldı. Dün de yine üç kişinin mal varlığına sabaha karşı tedbir konuldu, gün dolmadan kalktı.
Gerekçe, SPK'nın suç duyurusunda adlarının geçmemesi dendi. Hukuken de izahı olabilir. Haklı da olunabilir. Ama vatandaş dosya okumaz ki; sabaha karşı konan tedbir gün dolmadan kalkıyorsa, aradaki saatlerde "Birilerinin kulağı mı çekildi" diye merak eder.
Bir de duyumlar var. Hüseyin Likoğlu dünkü yazısında, "Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı" diye efelenenlerin sözlerinin kulaktan kulağa dolaştığını yazdı. Belki onları ciddiye almak gerekmez. Ama ciddiye alınması gereken, "Bu iş de böyle sönümlenir" sananların hesabıdır. Çünkü o hesap, Erdoğan'ın yıllardır defalarca sınanmış iradesini yok sayıyor.
Bu arada sosyal medyaya bakan AK Parti seçmeni ne görüyor? Gezi kareleri, nazik ziyaret fotoğrafları, kurdele kesimleri, bol hasbihalli toplantılar. Sanki memlekette altı haftadır fon diye bir şey hiç konuşulmamış gibi. Üzücü...
Mağdur yalnızca Tera ya da Pusula yatırımcısı da değil. Parasını faize yatırmak yerine "Milli şirketime ortak olayım" diyen vatandaşı düşünün. BIST 100, 23 Ekim'de Kasım 2025'ten bu yana en düşük seviyesini gördü. Savunma sanayiinin amiral gemisi ASELSAN yıllık zirvesinin yaklaşık yüzde 24 altında. Sektörün küçük şirketlerinde yılbaşından bu yana kayıp yüzde 57'ye varıyor. Zirveden alan da eridi, yerli şirkete güvenen de eridi.
Bugün hesabına ara ödeme yatacak olan da, hiçbir kanunun kapsamına girmeyen bu ikinci grup da aynı soruyu soruyor: Bedeli neden hep aynı taraf ödüyor? Bu insanlara teknik açıklama değil, adaletin herkese aynı saatte işlediğini gösteren işaretler lazım.
Erdoğan kolun yen içinde kalmayacağını söyledi. Şimdi millet, yenin içine sığınanların bunu duyup duymadığını görmek istiyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.