MELİHA OKUR
Erdoğan konuşuyor, Suriyeliler Türk malına koşuyor
Türkiye, Suriye'nin Paris'i... Eğer öyle olmasa, yüzlerce Suriyeli genç kız, "Avrupa'ya gelin gidiyoruz" diye Türkiye'nin güneydoğusuna koşmazdı. Yıllarca kapalı rejimle ayakta kalan Suriye, Hafız Esad sonrası, oğul Beşar Esad'la yeni bir yapılanma sürecine girdi. Artık demokrasiyle tanışıyor. Kuzey Afrika'dan Hazar'a kadar uzanan hatta hareketlilik var.
Halk, mevcut rejimlerin karşısında duruyor, liderlerini demokrasi yolunda büyük engel görüyor. Suriye'de ise korkutucu bir hareketlilik yok.
Bunun nedeni, Türkiye üzerinden değişimin başlatılması.
Coğrafyadaki hareketlilikle ilgili nasıl yorum yapıyor? Her şeyden önce Suriyeliler kendilerini, Tunus ve Mısır halkından farklı bir yere koyuyor, "Değişim isteyen Esad'ı seviyoruz" diyorlar. Fakat 15 gün içinde Şam'da iki ayrı gösteri yapılmış. Yaklaşık 30 ile 50 kişiden oluşan gösterici gruplar tutuklanmış. Bunu hatırlattığımızda "Lütfen, protesto ile eylemi karıştırmayın!" uyarısı alıyoruz.
En büyük muhalif, Esad'ın amcası Maher Esad ile yol arkadaşlığı yaptığı Abdülhalim Haddam. İki muhalif, yıllardır Fransa'da yaşıyor. Çoğu Suriyeli, onları suçluyor, TV kanalıyla halkı eyleme davet ettiğine dikkat çekiyor.
İbo'nun vurulmasına çok üzülmüşler.
Şam'daki taksiciler Tatlıses'in durumunu çok yakından izliyor. Kendileri anlattı; dayanışma için Cizre'nin karşısına düşen Kamışlı'da, 'Tatlıses Çadırı' kurulmuş. Buradan Şam'a İbo'nun sağlığıyla ilgili bilgi akıyor.
İki ülke ilişkileri 10 yılda örnek düzeye geldi. Vizelerin kalkması süreci hızlandırdı.
Geçen yıl 1 milyon 600 bin vatandaşımız Suriye'yi, 900 bin Suriyeli de Türkiye'yi ziyaret etti. Ülkede 1 milyar dolar Türk yatırımı var. Geçen yıl kayıtlı kayıtsız toplam 3 milyar dolarlık ihracat yaptık.
Zaten Büyükelçi Önhon, "Buraya gelen pişman olmaz," diyor.
Halk en çok Başbakan Erdoğan'ın yaptığı çıkışları izliyor. Dediler ki: "Erdoğan konuşuyor, etkileniyoruz. Hemen Türk malı almaya koşuyoruz."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.