OSMAN MÜFTÜOĞLU

12 Ekim 2026, Pazartesi

Kolesterolde erken harekete geç

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Kolesterol tahliliniz bugün normal çıkabilir. Fakat damarlarınız yalnız bugünkü fotoğrafa bakmaz; yıllardır çekilen filmi de hesaba katar. LDL yüksekliği ne kadar erken başlar, ne kadar uzun sürerse biriken damar yükü de o kadar artar. Damarların arşiv memuru pek çalışkandır; eski dosyaları kolayca kaldırmaz!

TEK RAKAMA BAKIP RAHATLAMAYIN
2026 Amerikan kolesterol kılavuzunun mesajı açık: Riski erken belirleyin, gerektiğinde tedaviyi geciktirmeyin. Uygun kişilerde yalnız on yıllık değil, otuz yıllık risk de değerlendirilmeli. Ancak mesele sadece LDL değildir. ApoB, Lp(a), trigliserid ve şeker metabolizması birlikte okunmalıdır. Çünkü karnede tek dersin iyi olması, sınıfı sorunsuz geçeceğiniz anlamına gelmez.

KOLESTEROLÜN YOL ARKADAŞLARI
LDL, taşınan kolesterol miktarını gösterirken ApoB, damar duvarına girebilen aterojenik parçacıkların sayısını yansıtır. Özellikle trigliseridi yüksek, diyabeti veya metabolik sorunları bulunan kişilerde LDL makul görünse bile ApoB yüksek olabilir. Yük hafif görünür, ama yoldaki kamyon sayısı fazladır!

Lp(a) ise büyük ölçüde genetik belirlenir. Yetişkinlikte en az bir kez ölçülmesi önerilir. Yüksekliği, diğer riskleri daha dikkatli yönetmek için gerekçedir.
Trigliserid yüksekliği de yalnız "Dün akşam tatlıyı kaçırdım" açıklamasıyla geçiştirilmemeli; insülin direnci, beslenme, alkol ve diğer nedenlerle birlikte değerlendirilmelidir.
Hiperinsülinemi, yani insülin yüksekliği, vücudun insülin direncini telafi etme çabasını gösterebilir. Ancak tek başına tanı koydurmaz; herkese rutin insülin testi gerekmez.
HbA1c, yaklaşık üç aylık ortalama kan şekeri hakkında bilgi verir. Yüksekliği, özellikle bel çevresi artışı ve trigliserid yüksekliğiyle birleştiğinde metabolik alarmı güçlendirir. Normal olmasıysa insülin direncini kesin dışlamaz.

HEDEF KİŞİYE ÖZELDİR
LDL hedefi sınırda veya orta riskte 100, yüksek riskte 70, çok yüksek riskli damar hastalarında 55 mg/dL'nin altıdır. Tansiyon, sigara, böbrek sağlığı ve aile öyküsü de karara katılır.
Çözüm; hareketi artırmak, beslenmeyi düzeltmek, fazla kiloyu azaltmak ve gerektiğinde ilaç tedavisini geciktirmemektir. Takipte yalnız LDL'nin düşmesine değil, diğer risklerin düzelmesine de bakılmalıdır. Amaç tahlil kâğıdını güzelleştirmek değil, gelecek yılları korumaktır.
Geçmişi değiştiremeyiz; fakat damarların bundan sonra yazacağı hikâyeyi değiştirebiliriz. İkinci elliyi beklemeyin: Erken bakın, erken harekete geçin!


GENÇ KALANLARIN ORTAK SIRRI:

KAS, DENGE VE DOSTLUK!
BAZI insanlar seksenini geçiyor ama zihinleri, kasları ve hayata katılma istekleri çok daha genç kalıyor. Bilim onları "süper yaşlılar" olarak inceliyor. Ortak özellikleri yalnız iyi genler değil. Düzenli hareket ediyor, kas güçlerini ve dengelerini koruyor, meraklarını kaybetmiyor, dostluklarını sürdürüyorlar. Yani uzun yaşamın reçetesinde yürüyüş kadar sohbet, ağırlık çalışması kadar aidiyet de var. Kavrama gücü, aerobik kapasite, yürüme hızı ve denge; İkinci Ellide bağımsızlığın önemli göstergeleri. Ancak tek bir "biyolojik yaş" puanına fazla anlam yüklememek gerekiyor. Beden nüfus cüzdanı gibi tek rakamla özetlenemez. Asıl hedef genç görünmek değil; kendi işinizi yapabilmek, düşmeden yürümek, unutmadan konuşmak ve sevdiklerinizle hayata karışabilmektir. Kısacası uzun yaşamın sırrı bodrumda takviye saymakta değil; kasları çalıştırıp dostlarla kahkaha atmaktadır. Çünkü bazen en güçlü uzun ömür ilacı, sizi evden çıkaran iyi bir arkadaştır.


KOVİD EHLİLEŞTİ AMA TAMAMEN EVCİLLEŞMEDİ!
BOSTON Globe'un aktardığı veriler sevindirici: Massachusetts'te Kovid göstergeleri sonbaharda yeniden yükselse de hastaneye yatışlar ve ölümler eski yıllarla kıyaslanamayacak kadar düşük. Toplumun bağışıklığı arttı, virüsle karşılaşma biçimimiz değişti, tedavi imkânlarımız gelişti. Kısacası Kovid artık 2020'deki yabani misafir değil. Fakat onu evin anahtarını verecek kadar da uysal sanmayın!

HERKES İÇİN AYNI KOVİD YOK
Genç ve sağlıklı bir kişide birkaç günlük boğaz ağrısı ve yorgunlukla geçebilen enfeksiyon; 65 yaş üzerindekilerde, bağışıklığı baskılanmış kişilerde, gebelerde ve kalp, akciğer, böbrek ya da diyabet sorunu bulunanlarda hâlâ ciddi sonuçlara yol açabilir. İkinci Ellide mesele yalnız hastaneye yatmak değildir. Enfeksiyon; mevcut kalp yetmezliğini, ritim bozukluğunu, kan şekeri kontrolünü veya solunum problemlerini bozabilir. Uzayan yorgunluk ve kondisyon kaybı da yaşlılarda kas kaybı ve düşme riskini hızlandırabilir.

PANİK DEĞİL, AKILLI TEDBİR
Belirti geliştiğinde özellikle risk grubundakilerin erken test yaptırması önemlidir. Çünkü antiviral tedaviler herkese otomatik verilmez; kişinin yaşı, hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve belirtilerin başlangıç zamanı birlikte değerlendirilir. Kalabalık ve kapalı ortamlarda havalandırma, hastayken kırılgan kişilerden uzak durma ve kişisel riske uygun aşı planı hâlâ değerlidir.


ÖZETLE:
Kovid artık hayatımızın merkezinde olmayabilir; ama hayatımızdan da çıkmadı. Panik düğmesine basmayın, tedbir düğmesini de kapatmayın.


KALP KRİZİNİN TEMELİ GENÇLİKTE SESSİZCE ATILIYOR!
"Daha gencim, damarlarım tertemizdir" cümlesi kulağa hoş geliyor; fakat damarlar doğum tarihimize bakıp çalışmıyor.
Kalp-damar hastalığı bulunmayan 16 binden fazla yetişkinin ileri görüntüleme yöntemleriyle incelendiği geniş araştırmada, katılımcıların yüzde 57'sinde en az bir damar bölgesinde sessiz ateroskleroz saptandı. Daha şaşırtıcı olanı, 18–29 yaş grubunda bile yaklaşık her 13 kişiden birinde plak görülmesiydi.

PLAK VARSA KRİZ YAKIN MI?
Hayır. Damar plağı bulunması, kişinin yakında kalp krizi geçireceği anlamına gelmez. Ayrıca bu sonuçlardan "Bütün gençlere damar ultrasonu ve tomografi yapalım" kararı da çıkmaz.
Asıl mesaj şudur: Ateroskleroz bir gecede oluşmaz. Yüksek LDL ve ApoB, hipertansiyon, sigara, diyabet, hareketsizlik ve genetik yatkınlık yıllarca sessizce çalışabilir. Kalp krizi ise bu uzun filmin yalnızca gürültülü finalidir.
Özellikle ailede erken kalp hastalığı, yüksek Lp(a), diyabet veya ağır sigara öyküsü varsa risk değerlendirmesi erkenden yapılmalıdır. Tansiyon, lipidler ve kan şekeri "şikâyet çıkınca" değil, düzenli olarak izlenmelidir. Damarlarınız konuşmaz diye sustuklarını sanmayın; bazen sessizlik, çalıştıklarının değil biriktirdiklerinin işaretidir.


BEYAZ EKMEĞİ AZALTIN, KALBİNİZE TAM TAHILLI BİR İYİLİK YAPIN!
Yaklaşık 6.500 kişiyi kapsayan 87 randomize araştırmanın analizinde, tam tahıl tüketiminin LDL kolesterol, trigliserit, tansiyon, bel çevresi ve glikoz kontrolünde küçük fakat ortak iyileşmeler sağlayabildiği görüldü.
Faydalar günlük 30–40 gram kuru tam tahıl tüketiminde belirginleşmeye başladı. En güçlü sonuçlar 60–100 gram, yani yaklaşık dört–altı porsiyon civarında görüldü. Ancak bu miktar herkes için şart değildir. Çoğumuz için her ana öğüne bir porsiyon tam tahıl eklemek iyi bir başlangıçtır.
Yulaf, bulgur, arpa, karabuğday, kinoa ve esmer pirinç iyi seçeneklerdir. "Tam tahıllı" yazan şekerli bisküviyi ise sağlık kahramanı ilan etmeyin; paket bazen tahıldan daha yaratıcıdır! Tam tahıllar lifleriyle bağırsakları, kan şekerini ve tokluk sistemini destekler. Etkileri ilaç gibi dramatik değil, düzenli kullanıldığında birikicidir.
Beyaz ekmeği bir gecede sürgüne göndermeniz gerekmiyor. Önce yarısını tam tahılla değiştirin. Küçük değişim, her gün tekrarlandığında kalbin lehine büyük bir alışkanlığa dönüşür.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.