MEHMET ALACA

24 Ekim 2026, Cumartesi

Bağlantısallık Çağında Kalkınma Yolu Projesi

Uluslararası sistemde ve bölgesel jeopolitikte güç dengeleri ağır bir devinim yaşarken devletlerin pozisyonunu belirleyen unsurlar da çeşitleniyor. Ticaret, enerji ve veri akışlarını yönlendirme kapasitesi, artık askerî ve ekonomik gücün tamamlayıcıları arasında. Toprak merkezli jeopolitiğin yanına "ağ jeopolitiği" ekleniyor. Bağlantısallık dengesi, güç mücadelesinde artık daha kritik bir fenomen. Bu çerçevede Orta Doğu da enerji kaynaklarıyla birlikte ticaret koridorları, lojistik ağlar ve stratejik transit güzergâhları üzerinden daha fazla gündeme gelecek gibi görünüyor.

Irak'ın güneyindeki Büyük Fav Limanı'ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanması planlanan Kalkınma Yolu Projesi, bu dönüşümün somut örneği. Asya-Körfez-Irak-Türkiye-Avrupa hattında kara yolu ve demir yoluyla bütünleşmiş bir koridor hedefleyen proje, Irak'ın ekonomik yeniden inşası ile Türkiye'nin küresel pazarlara erişim kapasitesini bir araya getirecek. Bölgede süregelen savaşların ve Hürmüz gibi kritik deniz geçişlerindeki belirsizliklerin tedarik güvenliğini zorladığı bir vasatta, alternatif güzergâhların geliştirilmesi ekonomik olduğu kadar stratejik bir ihtiyaç.

Nitekim projenin sunduğu fırsatları ve karşılaştığı engeller, SETA tarafından düzenlenen ve açılışını Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu'nun gerçekleştirdiği "Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkınma Yolu Projesi Konferansı"nda ele alındı. Yine bu konuda Bilgay Duman ve Hasan Kocasoy ile birlikte kaleme aldığımız "Kalkınma Yolu Projesi: Ekonomik Koridordan Stratejik Güce" başlıklı rapor da bu minvalde ele alındı.

Raporda bağlantısallığın kavramsal çerçevesinden hareketle projenin tarihsel gelişimini, ticaret ve yatırım dinamiklerini, bölgesel kalkınma üzerindeki etkilerini ve değişen jeopolitik ortamın risklerini ele alınıyor. Türkiye ve Irak'taki ilgili aktörlerle yapılan görüşmelerin yanı sıra resmî belgeler, uluslararası kuruluşların çalışmaları ve literatüre dayanan rapor, projenin hayata geçirilmesi için gerekli koşulların giderek olgunlaştığını ve başlıca engellerin aşılması yönünde kaydedilen ilerlemenin uygulamaya geçişi daha somut bir gündem hâline getirdiğini ortaya koyuyor.

Bağlantısallığın üç işlevi

Kalkınma Yolu Projesi'nin ekonomik entegrasyon, stratejik bağımlılık ve jeopolitik düzen inşası olmak üzere üç temel işlevi bulunuyor. Ekonomik entegrasyon, limanları ve üretim merkezlerini tüketici pazarlarıyla buluşturarak ticaretin maliyetini azaltma ve yeni yatırımları teşvik etme potansiyeli taşıyor. Irak açısından belirleyici mesele, transit gelirlerin yanında tarım, sanayi ve hizmetler üzerinden petrol dışı ekonomiyi geliştirebilmek. Türkiye açısından ise üretim ve lojistik kapasitesini Irak, Körfez, Asya ve Avrupa pazarlarıyla bütünleştirmek.

Stratejik bağımlılık, ortak altyapının kesintisiz işlemesine duyulan ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Birbirlerinin limanlarına, sınır kapılarına ve ulaştırma ağlarına ihtiyaç duyan ülkeler, ilişkilerini korumak için daha güçlü gerekçelere sahip. Bu durum siyasi anlaşmazlıkları ortadan kaldırmasa da gerilimin maliyetini yükseltebilir. Karşılıklı çıkarların genişlemesi, tarafların uzlaşma arayışını ve ilişkilerin krizlere dayanma kapasitesini güçlendirebilir.

Jeopolitik düzen inşası ise bu ekonomik bağların kalıcı kurallara dönüşmesiyle mümkün. Ortak güzergâhların işletilmesi; gümrüklerin uyumlaştırılmasını, yatırım güvencelerini, güvenlik koordinasyonunu ve sürekli müzakereyi gerektiriyor. Bu süreç, bölgenin siyasi parçalanmışlığına karşı ortak çıkarlar etrafında işleyen bir düzen oluşmasına katkı sunabilir.

Tabii, proje üç düzeyde bağlantısallık kurmayı hedefliyor. Bölgesel düzeyde Körfez-Irak-Türkiye bütünleşmesini, kıtalararası düzeyde Asya-Avrupa ticaretini destekleyebilir. Küresel düzeyde ise diğer bağlantısallık girişimleriyle bütünleşerek mevcut ağların tamamlayıcısı olabilir. Nitekim Ankara'nın uzun süredir üzerinde çalıştığı doğu-batı ve kuzey-güney hatlarını buluşturma yaklaşımı, coğrafyanın sunduğu bağlantıları ekonomik iş birliğine dönüştürme arayışını yansıtıyor.

İlişkilerde kurumsallaşma imkânı

Türkiye-Irak ilişkileri, coğrafi yakınlık, tarihsel derinlik ve karşılıklı erişim imkânlarına rağmen, ABD'nin 2003'teki işgalinden bu yana potansiyeliyle orantılı biçimde kurumsallaşamadı. Siyasi ilişkilerin aktörlere, değişen ittifaklara ve iç güç mücadelelerine duyarlılığı, ortak gündemin sürekliliğinin altını oydu. Güvenlik alanında son dönemdeki iş birliği arayışları ve "Terörsüz Türkiye" hedefinin oluşturduğu gündem ise daha düzenli koordinasyon için fırsat sunuyor.

Ekonomi, ilişkilerin en dayanıklı kası. Ankara'nın ekonomiye siyasi ve güvenlik gerilimlerinden mümkün olduğunca ayrıştırarak yaklaşması, ticaretin akışını önemli oranda sürdürülebilir kıldı. Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat'ın Temmuz 2026'da açıkladığı 17 milyar dolarlık hacim, bu birikimi gösteriyor. Yukarıda çerçevelediğimiz anlamda Kalkınma Yolu, ekonomik alandaki kurumsallaşmayı derinleştirmeyi hedeflerken bunun siyasi ve güvenlik ilişkilerine de yansımasını kolaylaştıracak. Bakan Uraloğlu'na göre, projenin hayata geçirilmesiyle Türkiye ekonomisine on yılda yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlanmasının ve yılda ortalama 70 bin kişiye istihdam oluşturulması bekleniyor. Irak için de benzer rakamlar dile getiriliyor. Bu açıdan proje, tarafları sürekli birlikte çalışmaya yönelten bir normalleşme zemini oluşturacak. Gümrük işlemleri, taşımacılık standartları ve güzergâh güvenliği, dönemsel diplomatik temasların ötesinde kurumsal devamlılık gerektiriyor.

Ankara açısından ise petrol dışı sektörleri gelişen, istihdam üreten ve iç pazarını bütünleştiren bir Irak, daha istikrarlı bir komşuluk ortamı sağlar. Kalkınma Yolu bu anlamda güvenliğin ekonomik temellerini güçlendirebilecek bir hat. Türkiye, Irak'ın merkezi konumuyla kendi üretim ve lojistik kapasitesini buluşturarak Körfez ve Avrupa arasındaki bağlantıları derinleştirmek istiyor. Bölge ülkelerinin ortak sorumluluk üstlenmesi ise Ankara'nın "bölgesel sahiplenme" yaklaşımı açışından önem arz ediyor.

Finansmanda önemli eşik

Kalkınma Yolu Projesi'nde Fav Limanı'nda tamamlanmaya yaklaşan çalışmalar ve hazırlanan fizibilite, projenin teknik zeminini güçlendiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin 28 Temmuz 2026'daki Ankara görüşmesi sırasında imzalanan Fişhabur–Ovaköy mutabakatı da sınır bağlantısını somutlaştırdı. Aynı ziyarette doğal kaynaklar karşılığında Irak'taki ulaştırma altyapısının geliştirilmesine ilişkin çerçeve mutabakat da imzalanmıştı. Yaklaşık 20 milyar dolara mal olması planlanan projenin inşasında en kritik engellerden biri olan finansman meselesi de çözülmüş görünüyor.

Projede finansman modeli, Irak'ın tahsis edeceği petrol kaynaklarının ekonomik değerinin ulaştırma yatırımlarına yönlendirilmesini esas alıyor. Amaç, yapım ilerledikçe ödemeleri karşılayacak düzenli, şeffaf ve izlenebilir kaynak akışı oluşturmak. Irak'ın kaynak kapasitesiyle Türkiye'nin yapım tecrübesini buluşturan mekanizma, Türk şirketleri için iş imkânları sunarken Irak'ın petrol gelirlerini ekonomik çeşitlenmeyi destekleyen altyapıya dönüştürecek. Ankara ile Bağdat'ın temel prensiplerde uzlaşması, finansman arayışında önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı. Bu konuda hükümetler arası anlaşma ve gerekli onay süreçleri halen sürüyor.

Sonuç olarak Kalkınma Yolu, iki ülkenin ekonomik kapasitelerini ortak stratejik etkiye dönüştürecek bir fırsat alanı. Finansman, güvenlik ve kurumsal koordinasyonun birlikte ilerlemesi, projenin başarısını belirleyecek. Bu aynı zamanda Türkiye ve Irak'ın bölgesel güç dengeleri karşısında ortak hareket etme kapasitesini gösterecek jeopolitik bir meydan okuma. İlişkileri üretim, ticaret ve ortak refah üzerinden geliştiren pozitif bir gündem, mevcut sorunların çözümüne de katkı sunar. Kalkınma Yolu, bu yaklaşımı kalıcı bir ortaklığa dönüştürmek için güçlü bir fırsat.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.