SALİH TUNA

24 Şubat 2026, Salı

Ama bu filmi görmüştük

Your browser doesn’t support HTML5 audio

İsrail'in "Demir Kubbe"si 12 Gün Savaşı'nda İran'ın süpersonik füzeleri karşısında süzgece dönüşünce, mesele nükleer parantezden çıkıp "Sen kimsin de bana karşılık veriyorsun?" kibrine evrildi.
Bu kibrin temeli de "köpek-kuyruk" diyalektiğine dayanır.
Malumunuz, ABD-İsrail ilişkisinde köpek kuyruğu değil, kuyruk köpeği sallar.
İsrail'in ABD'yle yaptığı anlaşma da (Qualitative Military Edge / QME) mahut diyalektiğin göstergesidir.
Halihazırda İran'ı kuşatmasının kökeninde bu vardır ve İran'a özgü bir durum da değildir.
Şuncağızı tartışamayız:
Bölgede İsrail'e karşı kendini savunma kabiliyetine ulaşmaya çalışan her ülke (İsrail ile dost olsun düşman olsun fark etmez) İran'la aynı muameleye maruz kalacaktır.

***

ABD Büyükelçisi Mike Huckabee'nin Ortadoğu'yu işgal etmenin İsrail'in hakkı olduğunu dile getirmesi, İsrail kaynaklı tehdidin yalnızca İran'la sınırlı olmadığını net bir şekilde göstermiştir.
Her fırsatta dile getirdiğimiz bu gerçeğin itiraf edilmesi önemlidir.
Her şeyden evvel, ABD'yi kontrol eden siyonist iradenin, soykırımcı Netanyahu'nun ruh ikizi olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Peki, İran kuşatma altındayken bizim "çok kutuplu dünya" şampiyonları ne yapıyor?
Ukrayna bataklığında "stratejik derinlik" arayan Rusya, sesi soluğu kesilmiş vaziyette.
Ya o devasa Çin?
Washington'un bir derdinin de Pekin'in enerji damarlarını kesmek olduğunu bilmiyor mu? İran'ı İsrail'in istediği kıvama getirirken, Çin'e de "Hizaya gel!" mesajı vermek olduğunu anlamıyor mu? "Petro-Dolar" saltanatının "Petro-Yuan" dişlileri arasında zevale uğrama ihtimalinin Washington için sadece bir enerji kaybı değil, patronu olduğu küresel finans hegemonyasına öldürücü darbe vurmak olduğunun farkında değil mi?

***

Elbette biliyor, elbette anlıyor, elbette farkında. Lakin İran'ın kuşatılmasını bir "belgesel" gibi seyrediyor.
Rusya da farksız değil.
Şayet böyle devam ederlerse bundan sonra kimse bize Avrasyacılık masalları anlatmasın.
Demem o ki...
ABD'nin İran'ı kuşatması karşısında Rusya ve Çin atıl kalmaya devam ederlerse, o çok övündükleri savunma işbirliği anlaşmaları sadece birer nostalji belgesi olarak tozlu raflarda yerini alır.
Dahası, bizzat kendi elleriyle "çok kutuplu dünya" idealini gömerler.
Belki o ideal yine gerçekleşir ama tiyatro olarak gerçekleşir, film icabı yani. Ki biz bu filmi Yalta Konferansı'ndan sonra da görmüştük.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.