SALİH TUNA

29 Eylül 2026, Salı

Ağlasak mı gülsek mi?

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Hiçbir yolsuzluğun mazereti ya da hafifletici nedeni, başka bir yolsuzluk veya hırsızlık olamaz.
Herhangi bir iddia, o iddiayı dile getirenin karakteri veya mazide yapıp ettikleri üzerinden de çürütülemez.
Defaatle yazmıştım, yineleyeyim: "Biri sana 'Yanlış yoldasın' dediğinde, 'Sen de vaktiyle yanlış yoldaydın' karşılığını verirsen; muhatabının artık doğru yolda olduğunu ikrar etmekle kalmaz, aynı zamanda kendinin de yanlış yolda olduğunu itiraf etmiş olursun..."
Sadece bu gerçek anlaşılsaydı, onca tartışmadan sonra toplum olarak biraz olsun yol alabilirdik.
Yazık ki çakıldık kaldık.

***

Bir hakikati dile getirenin, daha evvel o hakikatin hilafına hareket etmiş olmasının dillendirdiği gerçeği ortadan kaldıramayacağını fehmetmek çok mu zordu, bilemiyorum.
Benim bildiğim şudur: Eleştirinin muhatabı, eleştirinin dayandığı iddiaya cevap vermelidir.
Eleştiri yöneltenin suçlu veya tutarsız olması, suçlamanın konusunu ortadan kaldırmaz.
Bir tarafın yolsuzluğu, diğer tarafın yolsuzluğunun mazereti de değildir, hafifletici nedeni de! Olsa olsa ona uydurulmuş bir bahanedir.
Kötülük kötülüğün karşıtı değildir; yanlış da yanlışın...

***

Onca belediye yolsuzluğunu "siyasi operasyon" diyerek gündüz gözüyle arkaladılar. İtiraflı ve belgeli tonlarca iddia karşısında yer yarılsa da içine girecekleri yerde, matah bir şeymiş gibi mitingler yapmaya cesaret ettiler.
Bütün bunlara rağmen toplumda şöyle veya böyle bir karşılık buluyorlarsa; bunda en büyük pay, sosyolojilerine zerk ettikleri AK Parti algısınındır. (Ki bunda hiç kuşkusuz mezkûr partinin de sorumluluğu vardır.)
AK Parti, işbu algıyı yok etmek için fon yolsuzluğu vesilesiyle eline müthiş bir fırsat geçirdi. Bu, aynı zamanda AK Parti'nin beka meselesidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifade ettiği gibi yanlış yapanların sonuna kadar üzerine gidilmeli, kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır.
Üzerine gidilmezse ne mi olur?.. Hem AK Parti'nin bekasına onulmaz bir darbe vurulmuş olur hem de hırsızların çaldıkları yanlarına kâr kalır.
Ama ben kendi payıma bunu hırsızların yanlarına asla bırakmam.
Ne mi yaparım?
Gülerim...
Hani Shakespeare, Othello'sunda "Soyulan kişi gülümserse, hırsızdan bir şey çalmış olur" demişti ya, o hesap.
Zavallı ben, başka ne yapabilirim ki...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.