SALİH TUNA

15 Ekim 2026, Perşembe

Gardaşlık kullanma kılavuzu

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına Türkiye'den yükselen eleştirilere Aliyev'in partisi YAP "Bir millet, iki devlet" demek, başkasının iç işine karışma hakkı vermez!.." şeklinde tepki gösterdi.
Çok etkileyici gerçekten. "Vay canına" diyesi geliyor insanın, o derece!
Lakin kakofoniye neden olmaması için sağlam bir liste çıkarmakta fayda var.
Elimizde "Bir millet, iki devlet" diskurunun neleri kapsadığına dair bir kullanma kılavuzu olmalı ki ileride bir yanlış anlaşılma olmasın. Mesela, Ermenistan'la veya başka bir güçle savaştığında, "Bu Azerbaycan'ın iç işleridir, karışmayalım" düşüncesiyle Türkiye seyretmesin.
Yani, Türkiye barış döneminde karışmasın ama savaş döneminde her daim koşup gelsin.

***

Azerbaycan devlet televizyonundan verilen mesajlar oldukça manidardı.
O kadar ki, "Azerbaycan da Türkiye gibi laik bir devlet" denilerek, "Siz de laikliğin gereği olarak başörtüsünü yasaklayın" mesajı gündüz gözüyle ihsas edildi.
Çok sağ olsunlar, hepten kaptırıp gitmediler. Yoksa "İç işlerinize karışsak da siz bizim iç işlerimize karışmayın..." diyebilirlerdi.
Soru şudur:
Türkiye'nin yakın bir geçmişte travma çapında yaşadığı "başörtüsü sorununu" Azerbaycan'da hortlatmaktan maksat nedir?
Azerbaycan'a "laiklik" yeni mi geldi, değişen ne?
Aliyev derseniz aynı Aliyev.
Sahi iki kardeş ülkenin arasına huzursuzluk sokmak kimin işine gelir?

***

Olağan şüpheliler: İsrail ve İran. Aliyev'in İran'la işi olmayacağına göre, geriye İsrail kalıyor.
Türkiye'yi İran'dan daha tehlikeli gören ve Aliyev'le sıkı fıkı olan başka ülke de yok zaten.
Bunu test etmek de gayet basit: Aliyev mahut yasaktan dönmüyorsa, onu buna icbar eden güç bellidir.
Aynı mantığı Ensarullah ile Suudi Arabistan çatışması için de devreye sokabiliriz.
Malumunuz, Ensarullah'ın temel şartı, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik ablukayı kaldırması; Suudi Arabistan'ın temel şartı Ensarullah'ın saldırıları koşulsuz biçimde sona erdirmesidir.
Aslında birbirini tamamlayan iki şart bu.
Çünkü çatışmanın sürmesi her şeyden evvel Mekke İttifakı'nı, İsrail'i dizginlemek hedefinden uzaklaştırır. Hele ki çatışma zamanla tüm bölgeyi yakacak bir mezhep kavgasına dönüşürse soykırımcı Netanyahu bayram eder.
Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğindeki Türkiye ilk günden itibaren barıştan yana.
Pardon, kimin arkasında kim mi var?
Çatışmanın sürmesini kim istiyorsa arkasında kuvvetle muhtemel ırkçı siyonist İsrail vardır. Nokta.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.