Çocuklu bir evde hayvan beslemek için olası riskleri azaltın!

Giriş Tarihi: 7.8.2017 11:03 Güncelleme Tarihi: 23.8.2017 14:14
Çocuklu bir evde hayvan beslemek için olası riskleri azaltın!

Onlar, kimi zaman yalnızlığımıza ortaktır; kimi zaman mutluluğumuza, üzüntümüze... Tüm bunlar bir yana aslında sadece sevimlilikleri bile bizi etkilemeye yeter. Evde evcil bir hayvanın olmasının, çocuğun gelişimine pozitif katkıları yadsınamaz. Bu, tüm evcil hayvanlar için geçerli, ancak köpeklerin çocuklarla iletişimi daha iyi!

Küçümen bedeniyle tatlı tatlı şakıyan bir yanınızdan ayrılmayan sadık bir köpek mahzun bakışlarını size doğrultarak bir kedi... Hangisine duyarsız Onlar, sevilmeyi bekleyen bakışları ve sevimli ifadeleriyle karşı konulmaz küçük dostlarımızdır. Bu yüzden zaman zaman ev içinde anarşi yaratsalar da, bazı davranışları görmezlikten gelinir. Kediniz örgü ipini top sanıp parçalayabilir, kuşunuz o çok sevdiğiniz halının üstünü kirletebilir ya da köpeğiniz yabancı gördüğü bir misafirinize havlayarak size zor anlar yaşatabilir.

Aslında onu ailenizin bir bireyi gibi benimsediyseniz bunların hiçbiri gözünüze görünmez. Evde hayvanla büyüyen çocuklar için de durum farksızdır ve evcil hayvanlar onların gelişimlerini olumlu yönde etkiler. Onlar doğa, sorumluluk duygusu, iyi ilişki kurma ve bağlılık gibi pek çok şeyi hayvanlar sayesinde yaşayarak öğrenebilirler. Evdeki hayvan, çocuğunuz için hem iyi bir dost hem de oyun arkadaşı olabilir.

Tüm bunlara rağmen çocuklu bir evde hayvan beslemek için bazı kurallara uymak ve olası riskleri azaltmak gerektiğini belirten Psikolog Nur Dinçer'in evcil hayvan sahibi anne babalara tavsiyeleri var.

Çocukların hayvan sevgisi

Çocukların hayvanlara duydukları sevgi ve ilgi hepimizin sıklıkla gözlemlediği bir durumdur. Çoğu kez bir hayvanı eline almaya çalışan, okşayıp seven ve evine götürmek isteyen çocuklara rastlarız. Ancak bazen de tam tersi bir durum görürüz. Sokakta bir köpek görüp çığlık atan, böceklerden korkan çocukları gözlemleriz.

Çocukların hayvanlar ile ilgili duyguları genellikle kendi ebeveynleri ile bağlantılıdır. Köpekten korkan bir annenin çocuğu da korkar, ya da böcekten nefret eden bir babanın çocuğu da böcekten nefret edebilir. Bazen de durum tersidir, ebeveynler hayvandan hoşlanmadığı halde çocuklar eve hayvan almak isteyebilirler. Ya da anne-baba hayvanları çok sevdikleri halde çocuk ürküyor olabilir.

Çocuğun gerçekten bir hayvan bakmayı isteyip istemediğinden emin olarak eve hayvan almak önemlidir. Hayvandan korkan bir çocuğu bir anda aynı evde hayvanla yaşamaya zorlamak da doğru değildir. Çocuğu çevrede hayvanı olan başka kişilere ziyarete götürmek, hayvanlarla ilgili filmler izletmek, adım adım bir hayvana yaklaşmasını sağlamak onun korkusunun üstesinden gelmesine yardımcı olacaktır.

Evde evcil bir hayvan beslemenin çocuğa ne faydası var?

Evcil hayvan beslemek beraberinde sorumluluk almayı da getirecektir. Bir hayvan almadan önce çocuğa hayvanın bir canlı olduğu, iyi bakılıp, beslenmesi, ilgilenilmesi gerektiği, hayvanın sadece eğlenmek ve oynamak için olmadığı, hayvan bakmanın zorlukları mutlaka anlatılmalıdır.

Özellikle tek çocukların ya da etrafında fazla arkadaşı ve yaşıtı olamayan çocukların evinde bakabileceği bir hayvanı olması paylaşmayı da öğrenmesini kolaylaştıracaktır.

Çocukların hayvanın bakımını üstlenmesi, sıra ile yapılacak işler (yemek verme, temizleme, gezdirme) çocuğun kuralları öğrenmesini kolaylaştıracaktır.

Hayvanlarla yaşayan bir çocuk çevresiyle daha ilgilidir. Çevresindeki diğer canlılara daha duyarlı, sevgi dolu ve şefkatli davranırlar. Hayvan besleyen çocukların davranışları daha paylaşımcı, sakin ve uyumlu olur.

Hayvanın sorumluluğunu üstlenip ona gereken bir şekilde bakan bir çocuk bundan haz alacak ve başarmanın mutluluğu ile öz güveni daha da artacaktır.

Bir canlı ile ilgilenmek ayrıca çocuğun sosyal yaşantısını da etkileyecek ve duygularını çevresindekilere daha kolay ifade etmesini sağlayacaktır.

Çocuğun özellikle dokunarak sevebileceği kedi, köpek gibi hayvanlar psikolojik olarak rahatlatıcı olacağı için terapi etkisi de yapar.

Özellikle köpek beslemek günlük yürüyüş ve koşup oynama egzersizleri gerektirdiğinden çocuğun fiziksel gelişimine ve sağlığına katkıda bulunacaktır.

Evcil hayvanların engelli çocuklara da olumlu etkisi büyüktür. Birçok çalışma, engelli çocukların hayvanlarla daha kolay iletişim kurabildiklerini bunun sosyalleşmelerini kolaylaştırdığını, daha sakin hareket ettiklerini, dikkatlerini daha iyi topladıklarını, fiziksel gelişmelerinin daha hızlandığını gösterir.

Sorumluluk vermek dost olmalarını sağlar

Çocuklar 6 yaşından itibaren balık, kaplumbağa, kuş gibi bir hayvanın, 9-10 yaştan itibaren de kedi ya da köpek gibi bir hayvanın bakımını ve sorumluluğunu alabilirler. Örneğin; köpek gezdirilmesi zorunluluğu nedeniyle özellikle de iri bir hayvansa çocuğun fiziksel olarak zorlanmayacağı bir yaşta seçilmelidir.

Bazen çocuklar evde beslenen hayvanı kıskanabilir. Bu durumda çocuğa her şeyden önce hayvanın tıpkı bir bebek gibi bizim bakımımıza ihtiyaç duyduğu, kendisinin başardığı gibi kendi başına yemeyi, gezmeyi, tuvaletini yapmayı, kendine bakmayı beceremediği ve bu nedenle ilgi gösterilmesi gerektiği anlatılmalıdır.

Ayrıca çocuğa herkese ait sevginin farklı olacağı, evdeki hayvanı çok sevdiğinizi ama onun çocuğunuz olarak ne kadar farklı bir yeri olduğunu anlatabilirsiniz. Çocuk hayvanla iletişim kurup, sorumluluğunu aldıkça bu durum zaten ortadan kalkacaktır. Dost olabilmeleri için kontrolünüz altında baş başa zaman geçirmeleri için ortamlar yaratmak ve sorumluluk vermek işe yarayacaktır.

Ölüm haberini çocuğunuzdan saklamayın

Evde beslenen hayvan hastalandıysa ya da öldüyse bu çocuğa açıkça söylenmelidir. Çocuğun üzüntüsünü ifade etmesine izin vermeli, üzüntüsü paylaşılmalıdır. Çocuğu oyalayıp ölüm haberini vermemek, geçiştirmek çocuğun ebeveynlerine olan güvenini de sarsacaktır. Mümkünse hayvana yapılan cenaze törenine, gömülmesine çocuğun da eşlik etmesine izin verilmelidir. Çocuğa bunun bir yaşam döngüsü olduğu, tüm canlıların doğup, büyüyüp, ölecekleri, hayvanın ölmesinin çok üzücü olduğu, ancak hayvanların insanlar kadar uzun yaşayamadıkları ve önemli olanın birlikte geçirilen güzel zamanlar olduğu anlatılmalıdır.

Ölen hayvanın ardından onu hatırlatan fotoğraflara bakıp güzel günler hakkında konuşmak ve duyguları paylaşmak da çocuğun kabullenmesini ve rahatlamasını kolaylaştıracaktır. Hemen yeni bir hayvan alarak çocuğun üzüntüsünü hafifletmeye çalışmak yerine üstünden biraz zaman geçmesi ve çocuğun durumu anlaması ve kabullenmesini sağlamak gereklidir.

Evcil hayvan beslerken önemli bir konu da hayvanla baş edemeyip onu bir süre sonra vermek ya da sokağa bırakmaktır. Bu durum çocuk açısından kaygı verici olabilir. Ebeveynleri tarafından bakılamayarak kendisinin bırakılabileceği endişesi taşıyabilir. Bu durumda eğer mutlaka hayvanı verme zorunluluğu varsa-örneğin hastalık, alerji vs nedenler- bu, çocuğa çok doğru olarak açıklanmalıdır.

Hazırlayan: Aytülike Keskin

ARKADAŞINA GÖNDER
Çocuklu bir evde hayvan beslemek için olası riskleri azaltın!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz