Uygur Devleti nerede ve ne zaman kuruldu? Uygur Devleti kurucusu, özellikleri, bayrağı ve haritası
Uygur Devleti, çağın aydın ve ileri ülkesi olarak özellikle Orta çağda gelişen bir uygarlık kurmuştur. Uygur Devleti’nin meydana getirmiş olduğu maddi ve manevi değerler Türk Kültürünün yanı sıra dünya medeniyeti bakımından da oldukça önem taşımaktadır. Bilinen en eski Türk devletlerinden biri olan Uygurların yıkılışı birçok nedene bağlı olarak gelişmiştir. Peki, Uygur devleti kurucusu kimdir? Uygur devleti ne zaman ve nerede kuruldu? İşte tüm sorularınızın yanıtları ile sizlerleyiz…
Günümüzde Uygurlar Doğu Türkistan'da yaşamaktadır. Uygur adının aslı tam olarak bilinmemekle birlikte, Uygurların adının geçtiği Çin kaynaklarında onların Hunların soyundan olduğu geçmekte ve Huiho (uçan şahin) adıyla da kaydedildiği bilinmektedir. Akraba kavimleri ile Dokuz Oğuz – On Uygur diye adlandırılırlar. IV. V yüzyıllarda Töles adını almışlardır. Türk kökenli bir halk olan Uygurlar, günümüzde Türkistan'ın doğusunda hüküm sürmektedir. Göktürk Devleti'ne bağlı boylardan biri iken bağımsızlığını ilan etmiş, yerleşik hayata geçerek tarihte büyük kalıntılar bırakmış olan Uygur Devleti özellikle tarım ve ticaret faaliyetleri ile ön plana çıkmıştır.
UYGUR DEVLETİ KURUCUSU
Uygurlar 745 yılında Kutluğ Kül Bilge Kağan tarafından kurulmuştur. Ortaçağ da gelişen bir uygarlık kurmuş olan Uygurlar, önceleri Kuzey Moğolistan'da yaşıyorlardı. Hun İmparatorluğunu yıkılmasının ardından Göktürklerin buyruğu altına girerek daha sonra onlara karşı ayaklanmış ve 740 yılında bağımsız bir devlet kurmuşlardır. Öteki Türk boylarını egemenlikleri altına alıp güçlenen Uygurlar Çinliler ile de ilişki kurmuşlardır. IX. yüzyılın ortalarında Tibetliler ile Kırgızların saldırısına uğrayarak yıkılan Uygur Devleti ortadan kalkınca, Uygurlar Batıya göç etmiş ve küçük ve dağınık devletler kurmuşlardır. Son olarak ise tüm Uygurlar Cengizhan döneminde Moğolların egemenliği altına girmiştir.
UYGUR DEVLETİ ÖZELLİKLERİ
- Uygurlar siyasi başarılarından çok medeni ve kültürel faaliyetler ile tanınıyorlardı.
- Uygur Devleti'nin ilk hükümdarı Kutluk Bilge Kağan'dır.
- Ötüken'de Ordu Balıg (Kara - Balasagun) Selanga Irmağı civarında kurulmuş Karabalgasun ise Uygurların başkenti olmuştur.
- Maniheizmin, hayvansal gıdalar yenmesini yasaklaması savaşçılık duygusunu törpülemiş ve Uygurların yaşam anlayışına yeniden yön vermiştir.
- Moğolların Türkleşmesinde büyük paya sahiptirler.
- Ticaretle uğraşan Uygurlar, Tibet, Hint ve Maveraünnehir halkı ile sıkı ilişkiler kurmuştur.
- Uygurların diğer Türk devletlerinden farklı özellikleri ise şöyle sıralanabilir;
- Tarım ve ticaret ile uğraşmışlardır.
- Şehirler kurmuşlardır.
- Matbaa kullanan ilk Türk topluluğu olarak bilinmektedir.
- Kitap basma tekniği ve kağıt yapımını bilen Uygurlar, dünya kültür tarihinde önem arz etmektedir.
- Bilge kağan adına diktirdiği Karabalsagun adlı anıtları mevcuttur.
- Mimari açıdan gelişim gösteren Uygurlar Buda ve Mani dinine ait tapınaklar yapmışlardır. Ayrıca İran sanatı bu anlamda etkisinde kalmıştır.
- Yerleşik yaşama geçen ilk Türk topluluğudur.
- Yerleşik hayat düzenini benimsediklerinden dolayı Göktürkler ve Hunlardan farklı özelliğe sahiptirler.
- İlk defa din değiştiren Türk koludur.
UYGUR DEVLETİ BAYRAĞI

Uygur Devleti'nin bayrağı sarı zeminle kaplı ve üzerinde bir kadın ve erkek motifi yer almaktadır. Sarı tüm Türk Devletlerinde olduğu gibi "Hâkimiyet gücünü ve hükümdarlığı" ifade etmektedir. Uygur Devleti bayrağı ile ilgili kaynaklarda kesin bir bilgi olmasa da yerleşik hayata geçişin şehir yaşamındaki "kadın" rolünü de beraberinde getirdiği ve bu nedenle de bayraklarında kadınerkek eşitliği vurgusunun yapılmış olabileceği düşünülmektedir fakat araştırmalar onların ataerkil bir toplum oluşturduğu yönünde. Aile içerisinde otorite "Baba" olarak görülmektedir.
UYGURLARA AİT DESTAN
Tüm Türk destanlarında "mavi ışık, "kurt" ve anayurt Uygur destanında da temel unsurdur. Bu destanlar bir karış toprağını, bir taşına feda etmemek gerektiğine dair nitelik taşımaktadır. Uygur Türklerinin iki destanı bulunmaktadır. Biri Uygurların Türeyişi ile ilgilidir. Bu onların bir kurttan türediğini anlatmaktadır. Diğeri ise "Göç Destanıdır" göç destanında ise Uygurların Tarım havzasına niçin göç etmek mecburiyetinde kaldıklarını anlatılmaktadır. İlk destan Çin kaynaklarında ikinci destan ise İran ve Çin kaynaklarında mevcuttur ve birbirlerini tamamlamaktadır. Ayrıca ikinci destanda hakanların kötü idaresi ve milli birliğin bozulması durumunda yurdun nasıl yitirildiği yer almaktadır.
UYGUR TÜRKLERİ HANGİ BOYDAN?
Uygurlar Kadim Kuzey Türklerinden, 9 Oğuz boyundan teşekkül ediyorlardı. Bu nedenle kaynaklarda genellikle Dokuz Oğuzlar veya Uygur Tölesleri olarak anılıyorlar. Tölesler Kuzey Türkleri olarak tanımlanırlar. Uygurlar ise Töleslerden olduğu kabul edilen dokuz boyun idarisi olarak gelmiş (Budun) bir beyin önderliğinde birlikte hareket etmesi ile müstakil bir güç ve siyasi kimlik kazanmışlardı. Göktürk kağanı Bumın, Tölesleri mağlup edip devletin unsurlarından biri haline geldiği yıllarda (551) devletin hâkimiyetindeki tüm alanlarda yayılmaya ve etkinlik göstermeye başladılar. Göktürk Devletinin zayıfladığı yıllarda bağımsız olma yolunda ilerleyen Kuzey Türkleri, İlteber unvanlı P'usa önderliğindeki Uygur Tölesleri ve Sir Tarduş Tölesleriydi.