28 Şubat zulmünü unutmayacağız! Demokrasi tarihimizdeki kara leke: Ardında ağır bir ekonomik fatura bıraktı
Demokrasi tarihimizin kara lekelerinden 28 Şubat postmodern darbesi, ardında vesayetçilerin postallı zulmüne uğrayan milyonlarca mağdur ve ağır bir ekonomik fatura bıraktı.
ÖNCEKİ RESİMLER İÇİN TIKLAYINIZ
10 yıllık süreçte 600 bin başörtülü öğrenci, okullara ve üniversiteye gidemedi. Katsayı engeli nedeniyle 14 milyon meslek lisesi öğrencisi, istediği üniversitede eğitim göremedi.
TSK'dan YAŞ kararları sonucu 1635 personel atıldı.
İstifa eden öğretmen sayısı 1997- 2001'de yaklaşık 11 bin oldu. 3 bin 527 öğretmenin görevine son verildi.
Kılık kıyafet ya da fişlemeler nedeniyle 33 bin 271 öğretmen hakkında disiplin soruşturması yürütüldü, 11 bin 890 öğretmen de memurluktan çıkarılmadan disiplin cezası aldı.
28 Şubat sürecinde 4 bin 625 MEB personeli fişlendi. 2 bin 639 kamu personeli irticayla ilişkili görüldü.
418 öğretim görevlisi, 949 öğretmen irticacı olarak fişlendi. İrtica gerekçesiyle 210 vali ya da kaymakam hakkında rapor tanzim edildi.
Bu sürecin sebep olduğu toplam ekonomik zarar ise 381 milyar dolar olarak hesaplandı.
71 kaymakam görevinden el çektirildi. 331 emniyet mensuhakkında inceleme başlatıldı. 53 emniyet görevlisine idari ceza verildi.
396 Diyanet personeli disiplin cezası alırken 128 görevli meslekten atıldı. 139 yükseköğretim kurumları personeli, kılık kıyafet yasağı nedeniyle kamu görevinden çıkarıldı. İrticai faaliyette bulunduğu gerekçesiyle kapatılan 21 vakfın 187 taşınmazına el konuldu.
KARANLIK ZİHNİYETİ AK PARTİ TARİHE GÖMDÜ
AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir: O günkü zihniyet hâlâ korku siyaseti yapmaya çalışıyor. CHP'nin kadınlara bakışı o günden bugüne hiç değişmedi. Yarın bir gün iktidar olurlarsa o zihniyet yine devam edecek, maazallah yetki alırlarsa yine aynı şeyleri yapacakları ortada. Kadınlar üzerinden korku siyasetini AK Parti tarihe gömdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta: Hiç suçu yokken insanları tehlike gibi göstererek irtica adı altında hayatlarını söndürmek kolay kolay unutulacak ve affedilecek şeyler değil. Bu mücadelenin başarısında Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın hakkı ödenmez. Bizler babalarımızın umutsuz yanlarıydık. Artık bu ülkenin umudu olduk.
AK Parti Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam: Kadınlar ve kamusal alan yasakları üzerinden 28 Şubat'ın, 12 Eylül'ün, 15 Temmuz'un bir daha asla yaşanmaması için pek çok devrim niteliğinde düzenlemeler çıkardık, tedbirler aldık. Şimdi Türkiye'de darbeler tarihinin sonsuza kadar kapanması için yeni bir anayasa yakışır.
28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden 27 yıl geçti. Tarihe kara bir leke olarak geçen darbeyle milyonlarca mütedeyyin insan 'irtica' bahanesiyle mağdur edildi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ise darbenin birçok mağduriyeti giderildi, başörtüsü yasağı da kalktı. SABAH, 28 Şubat darbesinin etkisini üniversite sıralarında yaşayan başörtüsü mağduru kadınlarla görüştü. 28 Şubat'ta başörtüsü yasağından dolayı üniversitelerinden atılan 28 Şubat Öğrenci Derneği Başkanı Emine İlyas, Banu Davran ve Fatma Timur, 28 Şubat darbesinin hissettirdiklerini, yaşamlarını ve yeni Türkiye'yi SABAH'a anlattı.
EMİNE İLYAS: "İRTİCA İLE MÜCADELE ADI ALTINDA BAŞÖRTÜSÜ YASAKLARI BAŞLADI"
Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği 2. sınıfta okurken 28 Şubat darbesi sürecinde başörtüsü yasağı uygulamasıyla okuldan atılan Emine İlyas (46), 2017'de kurulan 28 Şubat Öğrenci Derneği Başkanlığını yapıyor.
Konya Beyşehirli olan İlyas, anne ve babasının eğitim almasını ve çalışmasını çok arzuladığını ama o dönem henüz 19 yaşındayken başörtüsü yasağıyla tanıştığını ifade ediyor ve anlatıyor: "Başörtüsü imam hatip liselerinde serbest diğer liselerde yasaktı. Verdiği eğitim nedeniyle de imam hatip lisesinde okumayı istedim. 1996'da Safranbolu İmam hatip lisesinden mezun oldum. İlk yıl hukuk fakültesini kazanamadım. Ek kontenjan ile Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünü kazandım. Tekrar sınava girmek ve hukuk okumak istiyordum. Fakat başörtüsü yasağı ve meslek liselerine katsayı uygulaması getirildi. Yasakla karşılaştığımda 2. sınıftaydım. 1996'da imam hatip liselerinde ve üniversitelerde başörtüsü yasağı yoktu. Türkiye'de binlerce kız öğrenci üniversitede özgürce okuyordu. 28 Şubat 1997 Milli Güvenlik Kurulu kararlarıyla irtica ile mücadele adı altında başörtüsü yasakları başladı. Derslere başörtülü devam eden bizler uyarı, kınama, uzaklaştırma cezaları alıyorduk. Bizim fakültede yaklaşık 750 başörtülü öğrenci vardı. Bir aylık uzaklaştırma cezası aldığımızda fakültenin kapısında 50 kişi kalmıştık."