CHP-medya ilişkisi gündemi sarstı: İddialar sorulsun, mal varlıkları araştırılsın
'Tarafsız' ve 'bağımsız' olduklarını savunmalarına rağmen CHP ile sözleşme bile imzaladıkları ortaya çıkan muhalif medyanın skandallarına her gün bir yenisi ekleniyor. İptal edilişiyle ortaya çıkan CHP'nin Halk TV'ye verdiği paranın yıllık 70 milyon lira olduğu iddia edilirken Kılıçdaroğlu hangi gazetecilerin nerelerden paralar aldığını bildiğini söyledi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem ise, başka kanallara da 'sözleşme' adı altında para aktardıklarını itiraf etti. Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu da Eren Erdem'i trol ordusu yaratmakla itham etti. Basın etiğini hiçe sayan skandallara karşı hukukçular iddiaların araştırılması çağrısında bulundu.
ÖNCEKİ RESİMLER İÇİN TIKLAYINIZ
Ama görünen o ki bir habercilik sözleşmesi yapılmış." dedi.Sarı, "Medya tarihimizde görülmemiş bir durum yaşıyoruz. Bir siyasi partiyle sözleşme adı altında ücretlerin alınması habercilik değildir. Kanunun tanıdığı sınırların dışına çıkan iddialar en yetkili ağızlardan beyan ediliyor. Yani ortada soyut bir iddia değil bizzat yetkili kişilerin isnatları var. Hukuken bu iddiaların soruşturulması gerekiyor." diye konuştu.
"YANDAŞLARI FONLAMAKTA BONKÖR DAVRANMIŞLAR"
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan kamuoyu araştırmacısı Hilmi Daşdemir ise, "CHP yandaşlarını fonlanmakta oldukça bonkör davranıyormuş. Sorsan, hepsi 'objektif' hepsi 'tarafsız' ve 'gazeteci' olarak kendi kanallarında, TV'lerde köşelerinde ahkam keserler." değerlendirmesini yaptı.
Gazeteci İsmail Halis de, "Bir partinin, bir televizyon kanalına para akıttığını, aralarında çıkar çatışması çıktığı için öğrenebiliyor seçmenleri. Kemal Bey diyor ki, Oda TV'ye para geliyor, gazeteciler maaş dağıtılıyor. Onlarca 'CHP gazetecisi' tarihin 'tüm yandaş yayınlarını' toplasak, erişemeyeceğimiz yandaşlığı, sadece 1 ayda sahneliyor. Medya medya olalı böyle bir payandalık ve teşnelik seviye görmedi." paylaşımında bulundu.
"KONU CHP GENEL BAŞKANLIĞI OLUNCA AYRIŞMA BAŞLADI"
Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş ise şu görüşleri paylaştı:
"CHP mensupları arasında şiddetlenen, hangi medya kuruluşlarının ve mensuplarının genel merkez ya da belediyelerden ne kadar para aldıkları tartışması temelde bir zihniyet meselesi ile ilgili. CHP zihniyetindekiler, demokrasiden kendi dediklerinin olmasını anladıkları gibi, basın özgürlüğü derken de, kendileri gibi düşünen basın yayın organlarının özgürlüklerini anlarlar. Şimdi CHP içinde bir hakimiyet mücadelesi var ve bu partide de kendileri gibi düşünenlerin ve tabii kendilerini fonlamayı sürdüreceklerin başa geçmesi kavgasına girmiş durumdalar.
Gözüken, CHP'nin doğrudan beslediği bir yapı ve buna bağlı bir ekip yanında CHP'li belediyelerin beslediği bir ekibin de olduğu. Konu CHP Genel Başkanlığı meselesi olunca kavga başladı. Herkes kurultay öncesi kendi ekibini sağlama alma derdinde. Bu durumda da herkes kimin ne şekilde desteklendiğini ve niçin taraftarlık yaptığını ortaya koymaya çalışıyor. Objektif yayın yapan medya kuruluşlarını 'yandaş' diye yaftalamaya çalışanların, aslında kendilerinin fonladıklarını ortaya çıkardı. Menfaat ayrışması yaşandığında herkes birbirinin hatasını söylemeye başladı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin de sessiz kalması aynı şekilde tarafgirlikle ilgili."