CHP’nin geçmişten gelen hastalığı: Parti içi rekabet! Silivri’nin gölgesinde kurultay
Adı artık yolsuzluk rüşvet ve vurgunlarla anılan Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçekleştireceği kurultay Silivri tartışmalarının gölgesinde toplanacak. CHP'deki parti içi çekişme ve kaos ortamını bugünkü köşesinde yer veren SABAH Gazetesi yazarı Yavuz Donat yazısında; "Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçmişten, tek parti döneminden gelen bir hastalığı var: Rakip partilerle değil... Öncelikle kendi içinde rekabet. Sen ben çekişmesi... "Ya ben ya o" kavgası... Parti yönetimini ele geçirme mücadelesi." ifadelerini kullandı.
ÖNCEKİ RESİMLER İÇİN TIKLAYINIZ
Ecevit... Rahmet istedi
Tarihten bir yaprak... Sekizinci Olağanüstü Kurultay... 4 Kasım 1979.
Oradaydım... Genel Başkan Bülent Ecevit dedi ki... Tutanaklarda var... Ses kayıtlarında da:
Bize en büyük zarar parti içindeki muhalefetten gelmiştir.
Muhalefetin ölçüyü kaçırmasından gelmiştir.
Onlara göre, önemli olan partiyi iktidar yapmak değil, parti içinde iktidar olmaktır.
1979-2025... Aradan geçen süre 46 yıl.
"Karaoğlan" Bülent Ecevit'in sözleri hâlâ güncel.
Siyasetin ahlak sorunu
Geçmişte... Kemal Kılıçdaroğlu'na, "Gandi Kemal" diyen kimler?
CHP'liler... İçlerinde milletvekili de var... İl başkanı da... Delege de... Seçmen de... Hatta gazeteci de.
Bitmedi... Kılıçdaroğlu'nu, "Mihail Gorbaçov'a benzetenler" kimler?
Yine... Aynı takım.
Hatta... Hızını alamayıp ölçüyü kaçıranlar... "Kemal Atatürk... Kemal Kılıçdaroğlu" güzellemesi yapanlar bile oldu... Yalan mı?
Ama bugün... Aynı Kılıçdaroğlu... "Hain... İçimizdeki düşman... Sarayın adamı... Koynumuzdaki yılan... Alçak... Partiden ihraç edilsin."
Söyleyenler... AK Partililer değil... MHP'liler ya da DEM Partililer de değil... Yine CHP'liler... Ve bir ordu... Troller ordusu.
Nokta... Yorum sizin.
Kurultayların efendisi
Kurultaylar partisi... CHP, kurultay yapmayı çok seviyor.
Bugüne kadar 34 olağan kurultay... Ve 17 de olağanüstü kurultay.
Toplanıyorlar... Konuşuyorlar... Konuşuyorlar... Konuşuyorlar.
Bazen de kavga çıkıyor... Bu defa yumruklar konuşuyor.
Sonra kurultay bitiyor. Ve... Klasik açıklama yapılıyor... Fotokopi gibi:
"CHP, bu kurultaydan güçlenerek çıkmıştır."
Ama... Parti içi sorunlar devam ediyor... CHP, bir türlü güçlenip iktidara gelemiyor.
Ondan sonra... Haydi bir kurultay daha.
Sarayın adamları
Cumhuriyet Halk Partisi'nde, son yılların modası...
Lideri... Genel merkezi eleştirdiğiniz anda damgayı yiyorsunuz:
"Sarayın adamı."
İster... CHP'nin, cumhurbaşkanı adaylığını yapmış olun... Sarayın adamısınız... Örnek, Muharrem İnce.
İster... İl başkanlığı... Genel sekreterlik gibi görevlerde bulunmuş olun... Sarayın adamısınız... Örnek, Gürsel Tekin.
Hatta... Genel başkanlık yapmış olsanız bile... Fark etmez... Sarayın adamısınız... Örnek, Kemal Kılıçdaroğlu.
Sarayın... CHP'de amma da çok adamı varmış... İnanılır gibi değil.
Bagajdaki yük
Genel Başkan seçildiği günden bugüne... Özgür Özel'in nasıl çırpındığının tanığıyız.
Siyasette uzlaşma... Normalleşme... Yumuşama yanlısı.
Fakat... Ceketinin eteğinden çeken o kadar çok ki.
Sertleşmesini... Kavga etmesini isteyen... O kadar çok ki.
Özgür Özel... Az biraz üslubunu yumuşatsa... "Sarayın adamı" bile diyecekler.
Olmaz ki... Bir lider, bagajında bu kadar yükü taşıyamaz ki.