Samimi siyasetçi mi, ‘kimlik nakli’ siyasetçisi mi?
14 Mayıs'ta 7'li koalisyonun adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun uğradığı büyük hezimet sonrası Batı bile Türkiye'yi yanlış analiz ettiğini itiraf etmişti. 7'li koalisyon içine düştüğü içler acısı durumu yeni bir "kimlik nakli" ile 8'li koalisyona çevirerek 2. turda her ne kadar atak yapacağını düşünse de sonucun hüsran olacağı gerçeğini değiştirmeyecek. SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür 2. Tur seçimlerinde 8'li koalisyonun ve Batılı işbirlikçilerinin uğrayacağıı hezimeti içeren bir yazı kaleme aldı. İşte Mahmut Övür'ün o yazısı…
ÖNCEKİ RESİMLER İÇİN TIKLAYINIZ
Onların rehberlik ettiği sosyalist sol, sol görünümlü CHP ve HDP, onlara siyaset mühendisliğiyle eklemlenen İyi Parti dâhil sağ siyasi partilerin hepsi sınıfta kaldı.
Yabancı analizcilerin deyimiyle ikinci tura "kimlik nakli"yle gidilmesi bile sonucu değiştirmeyecek.
Sağ veya sol muhalefette toplumu doğru okumayan, analiz edemeyen bir "seküler" aydınlar sınıfı oluştu. Bir iki gazeteci dışında "Hata yaptık" diyen de yok.
Sürekli kaybeden bu çevreleri hataya sürükleyen ise Başkan Erdoğan siyasetini doğru analiz edememeleri... Bu yüzden 21 yıl sonra, "Hâlâ AK Parti nasıl kazanır?" diye şaşkınlıklarını gizleyemiyor, hatta "yeni nesil siyasetçi" diye pazarlanan Ekrem İmamoğlu, "Oy çalıyorlar" yalanına sığınıyor.
Oysa bugünkü başarının arkasında da yine toplumu ve içinden geçilen tarihi süreci doğru analiz etme gerçeği var
Mesela, Türkiye'nin küresel bir abluka yaşadığı konusu klasik bir "dış güçler" uydurması mı yoksa gerçek bir emperyalist kuşatma mı? Gelin bu sorunun cevabını yaklaşık 8 yıldır sıcak mücadelenin içinde yer alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan dinleyelim.
'PKK'YLA DEĞİL ABD'YLE SAVAŞIYORUZ'
Terör ve terörizme karşı en sert mücadeleyi yürüten Bakan Soylu, son dönemde terörün de, uyuşturucu kaçakçılığının da, göçmen sorununun da arkasında ABD olduğunu lafı dolandırmadan söyledi ve sözü tarihsel hesaplaşmaya getirerek şöyle dedi: