SON DAKİKA | FETÖ’nün karanlık planları, SABAH’ın manşetleriyle çöktü: 17/25 Aralık’ta hedef Türkiye’ydi
Son dakika haberi: Türkiye, bundan tam 11 yıl önce, 17 Aralık 2013 sabahına bir darbe operasyonuyla uyandı. FETÖ'cü polis ve savcıların önceden haberdar olduğu yolsuzluk kılıflı bir operasyonla hükümeti devirmeye yönelik bir girişim başlatıldı. Ancak Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümet, halkın desteğiyle bu kumpası boşa çıkardı. SABAH, yayımladığı cesur manşetlerle FETÖ'nün sinsi planlarını deşifre ederek Türkiye'nin demokrasi ve adalet mücadelesinde öncü bir rol üstlendi.
ÖNCEKİ RESİMLER İÇİN TIKLAYINIZ
Başbakan Erdoğan'ın "yalnız kalsam da vazgeçmeyeceğim" dediği, Sabah grubunun da sivil siyasete sahip çıkarak yürüttüğü bu kararlı mücadele, o güne kadar "cemaat" olarak bilinen bu kirli yapının aslında "dindar" kılıklı bir Gladyo yapılanması olduğunu açıkça ortayı koydu. 17-25 Aralık yargı darbesine karşı verilen mücadele, Türkiye'nin sivilleşmesinde, demokrasiye sahip çıkılmasında ve "yolsuzluk soslu" darbe tuzaklarına düşülmemesinde bir ilk eşikti ve tarihi bir dönüm noktasıydı.
FETÖ İLE MÜCADELE CESARET İŞİYDİ
Abdurrahman Şimşek (Sabah Gazetesi): 17-25 Aralık 2013 ile 30 Mart 2014'e kadar geçen zaman aralığında Fethullahçı terör örgütü ne karşı koyan haberler yazmak cesaret işiydi. Çünkü sürekli tehdit ediliyor sosyal medya üzerinden hakkımızda linç kampanyaları yürütülüyor sanki bu yapıyla mücadele etmek anormal bir durummuş gibi psikolojik harbe maruz kalıyorduk. Bazen en yakın arkadaşlarımız bile bizimle 'paralelsavarlar' diyerek alay ediyorlardı. Fakat gazetemiz yöneticileri bu yapıyla mücadele edebilmemiz adına bize her türlü imkanı sağladı ve araştırma haberlerimize en iyi şekilde yer açtı.
Gazetemiz Özel İstihbarat Bölümü olarak bir çok FETÖ imamını deşifre ettik. Bu durum neredeyse 15 Temmuz kanlı darbe girişimine kadar devam etti. Kanlı darbe girişimi gününe kadar yaptığımız mücadele bazı kesimler tarafından inandırıcı bulunmadı. Sanki 'Fethullah Gülen ile Recep Tayyip Erdoğan arasında şahsi bir mesele varmış biz de bu şahsi meselenin bir tarafıymışız' gibi muameleye maruz kaldık. Fakat biz kesinlikle böyle düşünmüyorduk. Devletin kılcal damarlarına kadar sızan bir örgütün seçilmiş hükümeti devirme hevesiyle hareket ettiği gerçeğiyle karşı karşıya olduğumuzu inanıyor ve mücadeleyi de Türkiyemiz'in bekası adına yapıyorduk.
Medyada sayımız parmakla gösterilecek kadar azdı. Dik duruyorduk ama dik dururken de çok zorlanıyorduk. 15 Temmuz darbe girişimi ve bu girişim sırasında 250 vatandaşımızın şehit olması 2500 kadar vatandaşımızın da yaralanması Fethullahçı Terör Örgütü'nün gerçek yüzünü tam anlamıyla ortaya çıkardı. Bu örgütün kendi çıkarları için neler yapabileceğini ne kadar acımasız olabileceğini gözler önüne serdi.
Ferhat Ünlü (Sabah Gazetesi): 17-25 Aralık 2013 operasyonu, Fethullahçı Terör Örgütü dediğimiz örgütün AK Parti iktidarına yönelik, ekonomi temelli bir yargı darbesi girişimi, yani bir hükümeti alaşağı edip devleti ele geçirme girişimiydi. Operasyon, Mart 2013'ten itibaren izleme, dinleme, takip tarassutlarla başladı. FETÖ'cü savcılar, UYAP sistemine operasyonu kaydetmedi, yargı bürokrasisindeki amirlerinden gizledi. 2013'ün yaz aylarında Fethullahçı örgütün insan kaynağı olan dershanelerin kapatılması gündeme geldi.