İstanbul’un 160 yıllık hayali Taksim Camii
Cumhuriyet tarihinin her döneminde tartışma konusu olan, 28 Şubat kararlarının gerekçelerine konu yapılan, Menderes’ten Erbakan’a kadar birçok liderin gerçekleştirmeye çalıştığı ama başaramadığı Taksim Camii bugün Cuma namazı ile birlikte açılıyor. Taksim Camii hayalinin 1950’li yıllarda kurulmaya başlandığını söylenilse de tarihçiler bu projenin 1860’lı yılara kadar dayandığının altını çiziyor. Taksim Camii’nin 150 yılı aşan bu anlamlı öyküsünü tarihçi Prof. Süleyman Kızıltoprak, eski Kültür Bakanı İsmail Kahraman ve eski Beyoğlu Belediye Başkanı Nusret Bayraktar’dan dinledik
Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Üyesi tarihçi Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak:
CAMİ PROJESİ 1860'LI YILLARA DAYANIR
Islahat Fermanı ile birlikte gayrimüslim vatandaşların kilise yapma ve tamir işleri kanunen kolaylaştı. Taksim Meydanı yakınında İstiklal Caddesinin başında eski Rum mezarlığının üzerine bir kilise inşa edilme girişimi bu sırada başladı. 1860'larda ortaya çıkan yapılaşma ve İstanbul'un genişlemesi esnasında şehrin en modern ve gözde yerine meydanına Görkemli kubbeli bir kilisenin inşa edilmesi birçok açıdan tartışma başlattı. Bu kilisenin yapılması İstiklal Caddesi'ndeki Ağa Camii'nin mütevazi silüetini gölgeliyordu. Taksim Meydanı'na bir cami yapma fikrinin kökenini bu döneme kadar geri götürmek mümkündür. Çünkü şehir mimarisine ve meydanlara ruhunu veren şehrin sahipleridir. Ama Taksim Meydanı'nda şehrin sahiplerinin bir kesimi temsil edilmiyordu.

NAZIM HİKMET AĞA CAMİİ'NİN YALNIZLIĞINI YAZDI
İstiklal Caddesi ve çevresinde anıtsal nitelikte çok sayıda kilise ve sinagog varken büyüklük ve estetik açıdan onlarla boy ölçüşen bir cami yoktu. Aya Triada'nın ihtişamı karşısında Ağa Camii'nin durumu Nazım Hikmet'i bile hüzünlendirmiştir. Nazım Hikmet de Ağa Camii'nin bu yalnızlığını 1921'de şiirlerine taşıyor ve "Havsalam almıyordu bu hazîn halî önce, Ah, ey zavallı camî, senî böyle görünce. " diyor. Henüz Cumhuriyet ilan edilmeden Nazım Hikmet'i de saran bu "İmansız muhitte yalnız kalmış cami" motivasyonu Taksim'e cami inşaa etme arzusunun mottolarının en akılda kalanıdır.

MENDERES'İ 27 MAYIS DARBESİ DURDURDU
Taksim Camii konusundaki ilk ciddi yaklaşım Menderes Hükümetleri döneminde gündeme geldi. 1952'de Cumhuriyet Gazetesi "Taksim'e büyük bir cami yapılacak" başlığını atmıştı. Ancak 27 Mayıs darbesi ile Menderes'in bu hayali gerçekleşmiyor. 1965 yılında Başbakan Süleyman Demirel somut ilk adımı atar. Bakanlar Kurulu'ndan Taksim Sular İdaresi'nin arkasındaki Ziraat Bankası ve Hazine'ye ait arazinin cami yapılmak şartıyla Vakıflar Müdürlüğü'ne satılması kararı çıkmıştır. 12 mart 1971 de Demirel Hükümeti Muhtıra görür. Muhtıra devrinin ve bürokrasinin kesintiye uğrattığı ortam içinde 1965'teki Bakanlar Kurulu tahsisinin öngördüğü 10 yıllık süre 1975 yılında dolar.