Kılıçdaroğlu yine baltayı taşa vurdu, tütün üreticileri kooperatiflere koştu
Kaçakçılıkla mücadele kapsamında 1 temmuz itibariyle tütün satışına yetki belgesi zorunluluğu getirilirken, böylece yıllık 15 milyar liraya kadar varan kayıt dışı tütün ticaretine de neşter vurulacak. Adıyaman ve çevresinde üretilen tek başına içilebilir özelliğe sahip sarmalık kıyılmış tütün üretiminin kayıt altına alınması kapsamında bir yandan kooperatif çalışmaları da sürerken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu konuda da baltayı taşa vurdu. Tütünün artık kooperatifler aracılığıyla satılmasını öngören düzenlemeyi "Diyorlar ki '6 ay içinde kooperatif kurun.' Pandemi var, nasıl kuracak vatandaş? Tam bir rezalet" sözleriyle eleştiren Kılıçdaroğluna, cevabı yine üretici verdi. Her biri 250-500 üreticiden oluşan 15 kooperatif için bakanlığa başvuruda bulunuldu.
5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu'nda sarmalık kıyılmış tütün üretiminin ticaretine 2017 yılında yetki belgesi alınması şartı getirilirken, bu şart daha önce bu yılın 1 temmuzuna kadar ertelenmişti. Kayıt dışı olarak kıyılmış sarmalık tütün satanlara yönelik artık 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası uygulanacak.
Tütün üretimi ve ticareti Türkiye'de serbest olarak yapılabilirken, şuan kanunla yapılmak istenen kayıt dışı ekonominin son bulması. Türkiye'de yalnızca Adıyaman ve çevresinde üretilen tek başına içilebilir özelliğe sahip sarmalık kıyılmış tütün miktarı yıllık 10-12 milyon kilograma ulaşıyor ve burada yılda 10-15 milyar lira arasında kayıt dışı bir tütün ekonomisi oluşuyor. Edinilen bilgiye göre düzenlemeyle kayıt dışılık hızla yüzde 85 oranında bıçak gibi kesilecek.
Normalde tütün ticareti Türkiye'de sözleşmeli olarak kayıtlı bir şekilde yapılabilirken, Adıyaman civarındaki tütün tek başına içilebilir özelliğe sahip olduğundan üretici bunu doğrudan kendisi kayıt dışı bir şekilde piyasaya veriyordu. Yani sigara ile aşağı yukarı aynı özellikteki bir ürün, 20 liralık sigaranın karşısında 4 liraya satılınca hem ciddi bir gelir hem de kayıtdışılığa sebep oluyordu.