251 şehide 251 mektup
15 Temmuz Derneği, şehitler için yazılan mektupları “251 Mektup” adlı kitapta bir araya getirdi. Eserde, 15 Temmuz kahramanlarına hitaben özel olarak yazılmış mektuplarda duygu dolu ifadeler yer alıyor: Sen yerinde rahat uyu kardeşim ama arada sırada rüyama girsen olmaz mı?
15 Temmuz darbe girişiminin 5'inci yıldönümüne girilirken, FETÖ'cü alçakların katlettiği 251 şehidin aileleri, arkadaşları ve onları hiç tanımayanlar, sevgilerini, dualarını, minnet ve vefalarını kendilerine yazdıkları mektuplarla dile getirdi. 15 Temmuz Derneği, "251 Mektup" isimli bir kitap hazırlayarak şehitlerimize yazılan bu mektupları bir araya getirdi. Editörlüğünü Gülcan Tezcan'ın yaptığı, eserde, 15 Temmuz kahramanlarına hitaben her şehidimize özel olarak yazılmış mektuplar yer alıyor. Bu mektuplarda, şehitlerimizin aile fertleri, anneleri, kardeşleri, arkadaşları ya da onları hiç tanımamış olanlar, onlara minnetini, hayranlığını, dualarını ve vefasını dile getiriyor. İşte o mektuplardan bazıları:

SENİNLE GURUR DUYUYORUZ
Şehit Battal İlgün'ün babası Sebahattin İlgün: Oğlum, yavrum, Çok merhametli ve aynı zamanda da çok cesaretliydin. Küçük çocukları çok sever, onlarla oyunlar oynardın. Güvercinlerin vardı. Senden sonra hepsini arkadaşlarına dağıttık. Ama bir müddet sonra verdiğim kuşların hepsi, "O yoksa biz de yokuz" dercesine oracıkta ölmüş. Battal'ım, benden çekinirdin ama annene çok düşkündün. Eğilip annenin ayaklarının altını öperdin. Annen "Yapma yavrum." dediğinde "Anam senin hakkın ödenmez, cennet anaların ayaklarının altındadır." derdin. Vurulduğun haberi gelince "Ana yüreği ben biliyorum, oğlum şehit oldu" diyerek hissetmişti. Seninle gurur duyuyoruz.
CENNET ELBİSESİ GİYDİN
Şehit Bülent Karalı'nın annesi Aynur Karalı: Kara sevdama: Şimdi hasretim oldun, uykusuz, mutsuzum kuzum. 251 aslan destan yazdınız. Damatlık yerine cennet elbisesini giydin. Cennet kolay gidilen yer değil derdin mis kokulum. Hasret orucumuzu ailece cennet bahçelerinde, kevserle açmayı nasip etsin. Dünyada servetim yavrularımdı, ahirette servetim cennetim olsun.

SENİ UZAKLARA UĞURLADIM
Şehit Ferdi Yurduseven'in eşi Yeliz Yurduseven: Canımın içi. Seni uzaklara uğurladım. Ama göğüs kafesimden bir milim uzaklaşmadın. Senden sonra mevsimler geçirdim. Evimizden taşındım, elbiseler aldım kokunun sinmediği. Ama eşyalarını hâlâ saklıyorum. Hepsinde nefesin, kokun var. Sonra senden bahsettim oğlumuza; gülüşünden, onu nasıl sevdiğinden... O kadar akıllı ve güzel çocuk oldu ki tıpkı sana benziyor. Senden bir parça, emanetin. Seni uzaklara uğurladım sevdiğim.
BURNUMDA TÜTÜYORSUN
15 Temmuz'un en küçük şehidi, 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım'ın ablası Tuğba Yıldırım: Can parçam, aslan kardeşim. Artık akşam yemeğinde soframızda bir tabak eksik, piknikte bir kişi eksik, kapının önünde bir çift ayakkabımız eksik... Artık 'Kaç kardeşsiniz?' diye sorduklarında cevap bile vermek istemiyorum çünkü senin yokluğunu kabullenemiyorum canım kardeşim. Sen yerinde rahat uyu kardeşim ama arada sırada rüyama girsen olmaz mı? Yüzüne, sesine o kadar hasretim ki burnumda tütüyorsun. O gece mertçe korkmadan dışarı çıkıp makamların en güzeline ulaştığın için Allah senden razı olsun.
GURURUN EN GÜZELİNİ YAŞATTIN
Şehit Cennet Yiğit'in annesi Huriye Yiğit: Meleğim, canımın yarısı Cennet'im. Sana olan özlemimi anlatmaya kelimeler yeter mi bilmiyorum. Senin kokunu güzel gözlerini "annem" deyişini öyle özledim ki kuzum. Yokluğun çok acı ama bir o kadar da gurur verici. Allah'ın izniyle ebedi hayatta yanında olurum inşallah. Ben bu vatana çok şükür senin gibi bir evlat verdim. Bir değil bin tane Cennet'im olsa yine feda ederim. Şehit annesi ne güzel bir kelime, ne onurlu evladım var benim, varlığıyla her zaman göğsümü kabarttığı gibi, yokluğuyla da başım dik gezebiliyorum. Allah senden razı olsun kuzum.