Şu anda sordum alanda ne kadar insan var diye? Yolda gördüklerimizin dışında alanda 100 bin kişi var. Gaziantep böyle işte. Şimdi ben inanıyorum ki haftaya pazar Gaziantep'ten çok farklı bir ses sandıklardan gelecek. Hamdolsun şehir merkezimizde, kolon kesimi kaynaklı sınırlı sayıdaki yıkım dışında hasar olmadığı için, Gaziantep hem ilçelerine, hem çevredeki diğer illere kol kanat gerdi. Emin olun, burada yürütülen her çalışmayı, yapılan her fedakarlığı, gösterilen her çabayı yakinen biliyorum. Evini, iş yerini depremzedelere açanları, fabrikasını barınma ve yemek merkezine dönüştürenleri, ekmeğinin yarısını bölüp, kıyafetinin yarısını ayırıp ihtiyaç sahipleriyle paylaşanları, hepsini biliyorum. Rabb'im hepinizden razı olsun."
"GAZİANTEP'İN YANINDA OLACAĞIZ"
Başkan Erdoğan, aylık 1 milyar doları bulan ihracatıyla sadece bölgenin değil, Türkiye'nin önde gelen üretim ve istihdam merkezlerinden olan Gaziantep'in, bu süreçte en hızlı toparlanan şehir olmasının da ayrıca sevindirici olduğuna işaret ederek, "Çünkü yatırım, üretim, ihracat olmadan depremzede kardeşlerimizin yarasını saracak imkanı bulamayız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Gaziantep'in yatırım, istihdam, üretim, ihracat yolunda attığı her adımda yanında olacağız." diye konuştu.
Gaziantep'in, kendisine verilen her şeyi ziyadesiyle hak ettiğini, bunların hakkını ziyadesiyle verdiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Amanos Tünelleri'nin de inşasıyla Gaziantep'in sanayisine, ticaretine, lojistiğine yeni bir nefes borusu açarak, biz de şehrimize olan şükranımızı ifade edeceğiz. Metro projesinin bir an önce hayata geçmesini sağlayarak, şehir içi ulaşımı da rahatlatacağız. Hızlı tren hattının da tamamlanmasıyla, Gaziantep'in her bakımdan cazibesi daha da artacaktır. Şehir hastanemizin inşası büyük ölçüde bitti, önümüzdeki ayın sonuna doğru hasta kabulüne başlıyor. Sizlerin bu fırsatları en güzel şekilde değerlendireceğinden şüphe duymuyorum. İnşallah Türkiye Yüzyılı'nın lokomotif şehirleri arasında Gaziantep'i en önlerde göreceğiz."
Erdoğan, 14 Mayıs'ta Cumhur İttifakı'na verdikleri yüzde 60'a yakın oy oranı ve 9 milletvekili desteği için Gazianteplilere şükranlarını sunarak, "Cumhurbaşkanlığında da yine bu defa herhalde yüzde 60 değil, değil mi? Yüzde 70'e hazır mıyız? Yüzde 70 ile bu defa inşallah 28 Mayıs'ı 29 Mayıs'a bağlayan geceyi çok farklı olarak ifade edeceğiz. Nedir o? İstanbul'un fethi." dedi.
Türkiye genelinde 27 milyonu aşkın oyla yüzde 49,5 oranına ulaşmalarına rağmen sistem gereği seçimin ikinci tura kaldığını belirten Erdoğan, "Sizlerden 28 Mayıs'taki cumhurbaşkanlığının ikinci tur seçiminde tek bir fire bile vermeden sandığa gitmenizi bekliyorum." diye konuştu.
"GERİSİ BİZİ İLGİLENDİRMİYOR"
"Bizim asıl rakibimiz CHP Genel Başkanı değil, rehavettir, zafer sarhoşluğudur. Ben şu muhteşem katılımda zaten zafer sarhoşluğu görmüyorum. Kararlılık, azim, inanç görüyorum. İnşallah pazar günü yapılacak seçimde de rehavete kapılmadan zaferi hep beraber kucaklayacağız." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Allah göstermesin, ülkenin ve evlatlarınızın kaderini, CHP Genel Başkanı gibi birine teslim etme vebaline hiç birinizin girmek istemeyeceğine inanıyorum. Bay bay Kemal talimatı nereden alıyor? Kandil'den, teröristlerden alıyor. Biz nereden alıyoruz? Allah'tan ve milletimizden alıyoruz. Bunun için 28 Mayıs'ta sandıklara bir kez daha sahip çıkmaya hazır mıyız? Geçen hafta yarım kalan işi, önümüzdeki hafta bitirmeye hazır mıyız? Hatta bu sefer sandıklara öyle güçlü şekilde sahip çıkalım ki CHP Genel Başkanı'na hezeyan sergileyecek fırsatı bile vermeyelim. İşte görüyorsunuz, kendisine 2 milyon 539 bin fark atmamıza rağmen hala milleti tehdit edercesine masa yumruklamayı, üzerinde sakil duran laflarla insanları kandırmaya çalışıyor. Kendi iç meselelerini milletin meselesi gibi sunarak, aklınca CHP Genel Başkanlığı koltuğunu korumaya çalışıyor. Seçim gecesi, bizdeki sonuçların aynısı kendi önlerinde de olduğu halde, sabaha kadar 'Öndeyiz' diyerek milleti kandırmaya kalktıklarını unutmadık. Kasetle genel başkan olanın, kasetle rakip tehdit edeninin, yalan ve iftirayla siyaset yapanın seçim gecesi de elbette akıbeti bu olacaktır. İlk düğmeyi yanlış ilikleyince, gerisinin düzgün gitme ihtimali zaten yok.
CHP Genel Başkanı, daha öncesindeki yalpalarını gençliğine versek bile, bu zat SSK'yi batırmakla affı mümkün olmayan ilk yanlışını yapmıştı. Haftaya pazar bay bay Kemal'i siyasetten emekli etmeye hazır mısınız? Onun için durmak yok. Cumhur İttifakı olarak, Cumhur İttifakı'ndaki diğer kardeşlerimizle MHP, Yeniden Refah Partisi, HÜDAPAR hepsiyle beraber sandıklara hazırlanacağız. Sandıklara hakim olacağız. Gümbür gümbür inşallah zafere koşacağız. Bu zat, 15 seçim kaybetti. İnşallah pazar günü de yeni bir kayıpla karşı karşıya olacak. Kim bilir, belki de 28 Mayıs'tan sonra en büyük iyiliği, önüne yeni bir fırsat çıkartarak, CHP'ye yapmış olacağız. Karşımızda işte böyle bir rakip, işte böyle bir tablo var. Biz artık sadece CHP Genel Başkanıyla yarıştığımız için, tek muhatabımız o. Gerisi bizi ilgilendirmiyor."
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Orta ve uzun vadede konut varlığımızı artırarak, kira fiyatlarındaki şişkinliği ortadan kaldırmakta kararlıyız. Gıdada benzer çalışmalar yapacağız." dedi.
Erdoğan, Gaziantep İstasyon Meydanı'nda yaptığı konuşmada, seçim sonrası kendilerini en çok yaralayan hususun, çok küçük bir oy farkıyla ikinci tura kalmaları değil, CHP tarafının sandıktaki kaybının hıncını depremzedelerden çıkarmaya çalışması olduğunu belirtti.
Başkan Erdoğan, "Ne diyor: 'Biz size bir daha bir şey göndermeyeceğiz, deprem bölgelerine bir şey göndermeyeceğiz'. Bay bay Kemal, gerek yok, ihtiyacımız da yok. Biz, AFAD'ımızla, Kızılayımızla, belediyelerimizle şu ana kadar nasıl yaptıysak bundan sonra da deprem bölgelerinin ihtiyacını karşılarız." ifadelerini kullandı.
CHP'NİN VİCDANSIZ TUTUMUNA TEPKİ: ŞİMDİ DE GÖZLERİNİ DEPREMZEDELERE DİKTİLER!
CHP tarafının, terör örgütleriyle kol kola girmeleri, ülkeyi emperyalistlere peşkeş çekme sözü vermeleri yetmezmiş gibi şimdi de gözlerini depremzedelere diktiğini söyleyen Erdoğan, "Depremzedelerimizle, deprem bölgesi şehirlerimizle ilgili öyle şeyler söylüyorlar ki, bırakın siyaseti, bırakın ahlakı, insanlıkla bağdaşmaz. Dünyanın her yerinde bu ifadeler nefret suçu kapsamına girer." diye konuştu.
Erdoğan, depremzedelerin her şeyin farkında olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dün, Adıyaman'da güzel bir türkümüzden alınma şöyle bir dörtlüğün yazılı olduğu afiş gördüm: 'Muhannetin suyu bulanık akar, aktığı yerleri sel olur yıkar, iyilik etmeden başına kakar, işte böylesine muhtaç eyleme'. Biz hiçbir depremzede vatandaşımızı bu muhannetlere muhtaç etmeyeceğiz. Kaldığı yerden çıkartılan varsa, hemen bulunduğu yerdeki valiliklerimize, kaymakamlıklarımıza başvursun. Kendilerine derhal yeni bir kalacak yer tahsis edilecektir."
"RABB'İM KİMSEYİ BUNLARIN ELİNE DÜŞÜRMESİN"
CHP tarafının Hatay'da deprem çadırlarının suyunu kestiğini belirten Erdoğan, bunun üzerine talimat vererek suyu tekrar bağlattığını kaydetti.
Erdoğan, depremzedelerden aldığı yardım kesilen olursa bulunduğu bölgedeki valilik ve belediyelere başvurabileceğini söyleyerek, "İhtiyacı neyse biz karşılayacağız. Zaten vatandaşlarımız da sağ olsunlar, başlarına kakılan yardımları götürüp muhataplarına iade etmişler. Rabb'im kimseyi bunlara muhtaç etmesin. Rabb'im kimseyi bunların eline düşürmesin. Biz bize yeteriz." dedi.
"BİZ, AİLENİN KUTSİYETİNE İNANAN BİR MİLLETİZ"
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bu CHP, LGBT'ci mi? Bu HDP, LGBT'ci mi? İYİ Parti, LGBT'ci mi? Yanındaki o yavrular da LGBT'ci mi? Peki LGBT, AK Parti'ye sızabilir mi? MHP'ye sızabilir mi? Aynı şekilde Yeniden Refaha sızabilir mi? HÜDA PAR'a sızabilir mi? Cumhur İttifakı'na sızabilir mi? Aramızdaki fark bu. Bu ülkede, LGBT'cilerden bu millete fayda olmaz. Biz, ailenin kutsiyetine inanan bir milletiz. Güçlü aile, güçlü milleti doğurur."
"KONUT ARZINI HIZLA ARTIRACAK TEDBİRLER ALACAĞIZ"
Erdoğan, 21 yıldır ülkede sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarının altını çizerek, şunları kaydetti:
"Bugün sizlerin önüne Türkiye Yüzyılı diye bir vizyon getirebiliyorsak iktidarlarımız döneminde gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımlarından aldığımız güçle bunu yapıyoruz. Elbette hala çözmemiz gereken sıkıntılar var. Son yıllarda ekonomide yaşanan dalgalanmaların yol açtığı fiyat artışları, bu sıkıntıların başında geliyor. Bilhassa konut fiyatları ve kiralar, ülkemizin hemen her yerinde, gerçekten can sıkıcı seviyelere geldi. Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan depreme kadar, bu yükselişi tetikleyen pek çok sebep olduğunu biliyoruz. Ama yine de karşımızdaki tabloyu kabul edemeyiz. Bu sorunun çözümü için iki ayrı kanalı birlikte kullanacağız. Birincisi, makul ve orantılı hiçbir sebebi olmadığı halde sırf açgözlülükten fahiş kira artışı yapanlarla. Tekrar göreve devamda bunların ümüğünü sıkacağız, ümüğünü. İkinci ve asıl çözümümüz, gerek TOKİ kanalıyla gerek özel sektörü teşvikle konut arzını hızla artıracak tedbirler alacağız. 1+1, 2+1 gibi konutlarla vatandaşımızın bu ihtiyacını gidereceğiz."