Gazze tezkeresi TBMM 'de onaylandı! Kurtulmuş: İsrail'in BM üyeliği askıya alınmalı
TBMM Genel Kurulu, İsrail'in Gazze saldırısı, Filistin halkına uyguladığı soykırım ve zulüm ile kıtlık politikaları ve bölgedeki güncel durumu görüşmek üzere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında olağanüstü toplandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze'deki insani trajediye ilişkin milletvekillerini bilgilendirdi. Bakan Fidan yaptığı açıklamada; "İsrail'in Gazze başta olmak üzere Filistin'de pervasız saldırılarına devam etmesine izin verilirse bu sadece Filistinlilerle kalmaz bütün bölgeyi ateşe atar" ifadelerine yer verdi. Gelen son dakika bilgisine göre ise Gazze kınama tezkeresi TBMM'de onaylandı ve görüşmeler sona erdi.
İsrail'in Gazze saldırıları ve bölgedeki insani kriz nedeniyle Meclis olağanüstü toplandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze'deki insani trajediye ilişkin milletvekillerini bilgilendirdi.
KURTULMUŞ: İSRAİL ATEŞKESİ KABUL ETMELİ
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Tam anlamıyla özgür ve egemen Filistin devletinin kurulmasını sağlayana kadar bu mücadeleyi Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak destek olacağımıza, öncülük yapacağımıza bir kere daha buradan söz veriyorum
Kurtulmuş, Filistin konulu özel oturumda konuştu. Kurtulmuş, İsrail'in saldırganlığını arttırması ve Gazze'de bir imha silahı olarak kullanması suretiyle soykırımda yeni bir boyuta geçtiğini söyleyerek, "İsrail'in on yıllardır Filistin halkına karşı sürdürdüğü işgal, imha politikalarının son iki yıldır soykırım boyutlarını çoktan aştığı görülmektedir. Esasında artık kelimelerin yetersiz kaldığı bir noktadayız. Siyonist İsrail'in yaptıklarının ne zulüm, ne vahşet, ne barbarlık, ne katliam, ne de soykırım sözcükleri tanımlamaya yeterli değildir. Şimdiye kadar büyük çoğunluğu kadın ve çocuk olan yetmiş bine yakın insan katledilmiştir. Sivil altyapı kasıtlı şekilde tahrip olunmuş okullar, ibadethaneler ve hastaneler alçakça bombalanmıştır. Daha birkaç gün önce Gazze'nin Nasır Hastanesi'ne ölen insanları da hastalar, sağlık çalışanları ve polisler arası basın mensupları dahil olmak üzere onlarca masum insan dünyanın gözü önünde katledilmiştir. Gazze'deki 36 hastaneden 33'ü ya tamamen yıkılmış ya çok ağır hasar almıştır. Gazze'de sağlık hizmetleri verilemez bir noktaya gelinmiştir. Açlık ve kıtlık aylardan beri masum insanlara karşı bir yok etme yöntemi olarak kullanılmak üzere. Öyle ki gıda yardım konvoylarını bile siyonist barbarlarca ölüm tuzaklarından dönüştürülmüştür" ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Hatta geçtiğimiz günlerde, illerde çok İrlanda Cumhurbaşkanı'nın da ifade ettiği şekilde Gazze'de insani yardım şartlarının sağlanması amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından bir güç gönderilmesi öncelikle sağlanmalıdır. İsrail'in barbarlığı bildiğiniz gibi sadece Gazze'yi de sıfırda değil, Kudüs'ü de Batı Şeria'da da silahlı güçleri ve gaspçı yerleşimcileri vasıtasıyla Filistinlilere uyguladığı şiddet fütursuzca arttırılmış toprak işgali, yasa dışı yıkım ve yerleşim inşasını hızlandırmışlardır. Son olarak oldukça hassas bir bölge olan, ergin bölgesi olarak tanımlanan topraklarda da Kudüs'ün doğusunu Batı Şeria'dan ayırmayı amaçlayan yeni bir yasa dışı yerleşim yeri oluşturulma kararı uluslararası camiada büyük bir infiale yol açmıştır. Diğer yandan İsrail Parlamentosu da uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Yardım ve Çalışma Ajansının faaliyetlerini yasaklayan, Gazze ve Batı Şeria'ya insani yardımların ulaşmasını engelleyen, Filistin topraklarına el koyan kanunları kabul etmekte Filistin topraklarının ilhakı çağrısında bulunan kararlar almaktadır. Ezcümle İsrail'in işgal Filistin topraklarındaki her eylemi uluslararası hukukun açık bir ilanıdır, savaş suçudur, soykırım. Soykırımcı Netanyahu cephesinin acımasız eylemlerine karşı dünyanın her köşesinde halkların tepkisi her geçen gün artmakta büyümektedir."
TBMM Gazze için toplandı! Kurtulmuş: "İsrail'in BM üyeliği askıya alınmalı" | Video
Kurtulmuş, Filistin davasını savunmanın kendileri için insani, İslami ve tarihi bir sorumluluk olduğunu belirterek, "Tam anlamıyla özgür ve egemen Filistin devletinin kurulmasını sağlayana kadar bu mücadeleyi Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak destek olacağımıza, öncülük yapacağımıza bir kere daha buradan söz veriyorum" şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan şu ifadelere yer verdi:
"BÖYLE BİR PLAN BİZİM NEZDİMİZDE HÜKÜMSÜZDÜR"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze'de işlenen vahşetin, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçtiğini belirterek "Ancak en büyük direniş şimdi başlamaktadır. Belki bu kan hemen durmayacaktır. Ancak eminiz ki bu kutlu direniş, tarihin akışını değiştirecek, ezilenlerin sembolü olacak, çürümüş bir düzenin taşlarını yerinden oynatacaktır." dedi.
Bakan Fidan, İsrail'in Gazze saldırısı, Filistin halkına uyguladığı soykırım ve zulüm ile kıtlık politikaları ve bölgedeki güncel durumu görüşmek üzere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu'nu bilgilendirdi.
Gazze'de soykırımın daha da derinleştiğini, Batı Şeria'da fiili ilhak adımlarının başladığını, İran-İsrail hattındaki gerginliğin 12 günlük bir savaşa dönüştüğünü, İsrail'in saldırganlığının Lübnan'a ve Suriye'ye sıçradığını, Doğu Kudüs'teki kutsal mekanlara ve özellikle Mescid-i Aksa'ya yönelik provokasyonların giderek arttığını vurgulayan Fidan, bu vahim tablonun hem Türkiye'nin hem de bölgenin geleceğini yakından ilgilendiren ağır bir kırılmaya işaret ettiğini söyledi.
Fidan, "Gelinen süreci kısaca özetlersek, İsrail iki yıldır Gazze'de soykırım suçu işleyerek dünyanın gözü önünde temel insani değerleri hiçe saymaktadır." dedi.
TBMM Gazze için toplandı! Bakan Fidan: "İsrail'in işlediği suçlar cezasız kalmamalı" | Video
Gazze'deki genel tablonun son derece vahim olduğunun altını çizen Fidan, İsrail'in, tarihin en ırkçı hükümeti olduğunu belirtti.
Fidan, "Türkiye olarak Filistin halkının hangi şekilde ve isim altında olursa olsun Gazze'den tehcirini öngören planlara karşıyız. Kim tarafından sunulursa sunulsun, böyle bir plan bizim nezdimizde hükümsüzdür." ifadelerini kullandı.
"EN BÜYÜK DİRENİŞ ŞİMDİ BAŞLAMAKTADIR"
İlk günden bu yana uyardıklarını belirten Fidan, "İsrail'in Gazze başta olmak üzere Filistin'de pervasız saldırılarına devam etmesine izin verilirse bu sadece Filistinlilerle kalmaz bütün bölgeyi ateşe atar." dedi.
"Gazze'de işlenen vahşet, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak şimdiden kayda geçmiştir." diyen Fidan, Filistinlilerin İsrail ordusuna karşı sürdürdüğü direnişin asla unutulmayacağını vurguladı.
Bakan Fidan, "Ancak en büyük direniş şimdi başlamaktadır. Belki bu kan hemen durmayacaktır. Ancak eminiz ki bu kutlu direniş, tarihin akışını değiştirecek, ezilenlerin sembolü olacak, çürümüş bir düzenin taşlarını yerinden oynatacaktır." diye konuştu.
"SURİYE'NİN KADİM VE DEĞERLİ TOPLULUKLARININ İSTİSMAR EDİLMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ"
İsrail'in geçiş sürecindeki Suriye'ye yönelik saldırılarını ve Suriye içinde işgalci varlığını sürdürdüğünü vurgulayan Fidan, bu doğrultuda, "Golan Tepelerindeki işgalini genişlettiğini, Suriye topraklarının içine kadar girdiğini ve Şam'ı vuracak kadar cüretkar bir hezeyan içerisine girdiğini" dile getirdi.
Fidan, "İsrail Suriye'deki hassas noktaları kaşıyarak istikrarlı, güçlü, milli birlik ve beraberliğini sağlamış ve toprak bütünlüğüne sahip bir Suriye istemediğini açıkça göstermiştir. Suriye'nin kadim ve değerli topluluklarının bu çarpık hedefler doğrultusunda istismar edilmesine asla izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
"İSRAİL'LE TİCARETİNİ TAMAMEN KESEN BAŞKA ÜLKE BULUNMAMAKTADIR"
Öte yandan İsrail ile İran arasında devam eden gerilimin tüm bölge için risk teşkil ettiğini kaydeden Fidan, İsrail'in yıl boyunca Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye ve İran'a gerçekleştirdiği saldırıların uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe sayan, bölgesel istikrarı tehdit eden ve tüm coğrafyayı kaosa sürükleyebilecek nitelikte eylemler olduğunu belirtti.
Bakan Fidan, "Bu pervasız tavır (İsrail'in Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye ve İran'a saldırıları), devlet sorumluluğu taşımaktan uzak, uluslararası düzene meydan okuyan bir terör devleti zihniyetinin en açık göstergesidir." dedi.
Filistin davasının Türkiye'deki tüm kesimlerin savunduğu öncelikli bir mesele olduğunun altını çizen Fidan, "Yaptırımlar bağlamında dünyada Türkiye'den daha ileri adım atmış şu anda başka bir ülke yok. Çok sayıda diplomatik, hukuki ve ticari tedbiri hayata geçirdik. İsrail'le ticaretimizi tamamen kestik. İsrail gemilerine limanlarımızı kapattık. Türk gemilerinin İsrail limanlarına gitmesine izin vermiyoruz. İsrail'le ticaretini tamamen kesen başka ülke bulunmamaktadır. İsrail'e silah ile mühimmat taşıyan konteyner gemilerinin ülkemiz limanlarına girmesine, uçakların ise hava sahamıza girmesine izin vermiyoruz." diye konuştu.
SON DAKİKA: GAZZE TEZKERESİ KABUL EDİLDİ
TBMM Başkanı Kurtulmuş'un imzasını taşıyan, İsrail'in Gazze'deki İşgalini Genişletme Kararı ve Filistin Halkına Yaptığı Soykırım Hakkında Tezkere TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. TBMM Başkanlığı tezkeresinde "İsrail hükümeti, soykırım politikalarından vazgeçene kadar BM ve uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerinin askıya alınması çağrısında bulunuyoruz" ifadeleri yer aldı. TBMM Başkanlığı tezkeresiyle tüm ülke parlamentoları, İsrail ile askeri ve ticari ilişkilerini sonlandırmaya, Filistin'e yönelik ambargoyu kırmak için harekete geçmeye davet edildi.
İŞTE GAZZE TEZKERESİNDEKİ İFADELER
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasını taşıyan tezkere, Genel Kurul'da okundu. Tüm ülke parlamentolarının, İsrail ile askeri ve ticari ilişkilerini sonlandırmaya, Filistin'e yönelik ambargoyu kırmak için harekete geçmeye davet edildiği tezkerede şu ifadelere yer verildi:
"İsrail Filistin halkına karşı on yıllardır sürdürdüğü işgal, imha ve ilhak politikalarını, son iki yıldır özellikle Gazze'de bir soykırıma dönüştürmüştür. İsrail'in sürdürdüğü soykırım, kıtlık ve açlık politikaları on binlerce cana mal olmuştur. Soykırımcı Netanyahu hükümetinin Gazze halkını açlığa ve kıtlığa kasten mahkum ettiği BM ve diğer uluslararası kuruluşlarca da ifade edilmiştir. Gazze'yi işgal operasyonunu genişletme kararı alarak katliamlarına ve zulme devam eden İsrail, son iki yılda büyük çoğunluğu kadın ve çocuk 70 bine yakın insanı öldürmüş, 150 binden fazla kişiyi yaralamış, bölgenin sivil altyapısını imha etmiştir. Filistinli kadınlar, çocuklar, gençler ve yaşlılar soykırımcı İsrail güçlerince adeta bir ölüm ve açlık hapishanesine mahkum edilmişlerdir. Bu canice eylemleriyle yetinmeyen Netanyahu ve çetesi, Filistinlileri yok etme çabasını bir üst aşamaya taşıyarak Gazze dahil tüm Filistin yerleşimlerini ilhak etme politikasını uygulamaya koyma aşamasına gelmiştir. İsrail; Kudüs ve Batı Şeria'da da işgal güçleri ve yasa dışı yerleşimciler vasıtasıyla Filistinlilere uyguladığı şiddeti artırmış, toprak işgalini, yasa dışı yıkımları ve yasadışı yerleşim inşasını hızlandırmıştır. Ne yazık ki Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi dışında hiçbir küresel kurum İsrail hükümetinin hukuksuz kararlarını ve katliamlarını durdurmaya yönelik bir girişimde bulunmamaktadır. Neredeyse yeryüzünün her karışında insanlık cephesinin yükselen sesi, bu zulme sessiz kalan ya da destekleyen hükümetleri son zamanlarda Filistin halkının yanında durmaya zorlamaktadır. Bu karanlık tablonun umut veren tarafı ise daha önce sessiz kalan ya da İsrail'e destek veren bazı devletlerin Filistin'i tanımaya ve İsrail'i boykot etmeye yönelik kararları devreye almasıdır. Gelinen aşama insanlık vicdanının büyük bir başarısıdır. Bugün burada TBMM olarak bizler Filistin halkıyla dayanışmaya ve İsrail'in durdurulmasına yönelik tekliflerimizi ve çağrımızı dünya parlamentolarına iletmek için toplanıyoruz. Ümit ederiz ki bizimle beraber insanlığın sesini ve vicdanını yükseltmeye destek olacak dünya parlamentoları da bu çağrımıza katılır ve hep birlikte harekete geçeriz. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu olarak; Filistin halkının İsrail tarafından on yıllardır maruz bırakıldığı işgal, imha ve ilhak uygulamalarını en güçlü şekilde kınıyoruz. Filistin halkına yönelik katliamların ve son olarak Gazze'de kıtlığın bir imha silahı olarak kullanılmasının soykırım suçu teşkil ettiğini vurguluyoruz. Uluslararası toplumu, İsrail'i Gazze'de kalıcı bir ateşkesi kabul etmeye, silahlı güçlerini bölgeden çekmeye ve Gazze'ye kesintisiz insani yardım ulaşımını sağlamaya zorlamak için daha fazla çaba göstermeye davet ediyoruz. Kudüs ve Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerini ve Filistin halkına yönelik şiddeti telin ediyoruz. Filistin topraklarında soykırım ve sömürge suçlarını işleyenlerin mahkemeler önünde hesap vermelerinin temin edilmesi çağrısında bulunuyoruz. 1967 sınırları temelinde, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin hayata geçirilmesinin adil ve kalıcı barışın sağlanmasının tek yolu olduğunu kayda geçiriyoruz. Mescid-i Aksa başta olmak üzere Müslümanların kutsal mekanlarına Siyonist rejim tarafından yapılan saldırı ve provokasyonların mutlaka durdurulması gerektiğini vurguluyoruz. İsrail hükümeti, soykırım politikalarından vazgeçene kadar, BM ve uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerinin askıya alınması çağrısında bulunuyoruz. Tüm ülke parlamentolarını; İsrail ile olan tüm askeri ve ticari ilişkileri sonlandırmaya, Filistin halkına yönelik uygulanan ambargoyu kırmaya yönelik acilen harekete geçmeye, İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarındaki soykırım ve sömürge politikalarını reddetmeye ve kınamaya, Filistin halkının meşru haklarını savunmaya, iki devletli çözüm perspektifini korumaya ve Filistin devletini tanımayan ülkeleri de Filistin'i tanıma çağrısında bulunmaya, 18 Nisan 2025 tarihinde, İstanbul'da TBMM öncülüğünde tesis edilen 'Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu'na katılmaya davet ediyoruz. Bu çerçevede, bu bildirinin oylanarak kabul edilmesi ve alınan kararın Resmi Gazete'de yayımlanması hususunu Genel Kurul'un tasviplerine arz ederim."