Faşizanlık bunların iliklerine kadar sınmış

Başkan Erdoğan, TBMM’deki provokasyona tepki göstererek, “CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dâhil her türlü zorbalığı sergilediler. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler, bunların iliklerine kadar sinmiş” dedi

Faşizanlık bunların iliklerine kadar sınmış

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan özetle şunları söyledi:

CHP'NİN FAŞİZAN ZİHNİYETİ: (TBMM'deki vandallık) Meclis'te yaşanan sahneleri, inanıyorum ki sizler de izlediniz. CHP'nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dâhil her türlü zorbalığı sergilediler. Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez Özgür. Anayasal bir hak, yeminler yapıldı mı, yapıldı, iş bitti mi, bitti. Ne oldu? Rahat dursaydınız da bu yeminler yapılsaydı olmaz mıydı? Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler, bunların iliklerine kadar sinmiş.

MİLLİ İRADEYE KARŞI EDEPSİZLİK: Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, Gazi Meclis'in saygınlığına gölge düşürerek, çirkin ve çirkef siyasetlerini Genel Kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. TBMM, sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce Meclis'e taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Siz, Gazi Meclis'e milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz yoksa terör estirmeye mi? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz?

EYLEMLER KARŞISINDA DİMDİK DURACAĞIZ: Ana muhalefetin, siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, Meclis'in vakarına zarar veren, hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor, reddediyorum. Dün olduğu gibi gelecekte de Gazi Meclis'in mehabetine yönelik mütecaviz eylemler karşısında dimdik duracağımızın bilinmesini istiyorum. Bunu yaparken de kavga ve kaosla değil; nezaketimizle, asaletimizle, bilgi ve birikimimizle farkımızı ortaya koymaya devam edeceğiz.

CUMHUR İTTİFAKI'MIZ ÇEKİM MERKEZİ: Muhalefetin; şiddet, hakaret, tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen, partimiz ve Cumhur İttifakı'mız çekim merkezi olmayı sürdürüyor. AK Parti, bugün Türkiye'nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının, milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa, evvelallah, 86 milyonun her bir ferdi güvendedir; Türkiye'nin aydınlık yarınları teminat altındadır.

EZBERLER BOZULUYOR, KURUMLAR İRTİFA KAYBEDİYOR: Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri hepimiz yakından takip ediyoruz. Ezberler bozuluyor, kurumlar irtifa kaybediyor, mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda, Cumhur İttifakı'nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği, özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir: Belirsizliklerin küresel düzeyde arttığı, her gün yeni bir krizin patlak verdiği, "haklının güçlü değil, güçlünün haklı olduğu" günümüz jeopolitiğinde, Türkiye'nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır; tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların işbaşında olmasıdır.

NE İŞ YAPIYORLAR, NE İŞ YAPMAMIZI İSTİYORLAR

Dün "8 çivi" vermeyi başarı gören zihniyet, bugün de "çöp konteyneriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla" övünüyor. Depremin üzerinden 3 yıl geçmiş, hâlâ ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455 bin konuta kara çalmasa, çöp konteyneriyle övünmesini bir yere kadar anlayışla karşılar, "Çapları bu kadarmış" der geçeriz. Ama bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler.

87 YIL GEÇTİ AMA CHP DEĞİŞMEDİ

Asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat depremlerinin izlerini, 3 yıl gibi kısa bir sürede asrın dayanışmasıyla büyük oranda silmeyi hamdolsun başardık. Ana muhalefet partisi "Boş senet imzalatıyorlar" gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. "Faizle konut satıyorlar" diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde, bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya kalktılar. 1939 Erzincan Depremi olduğunda, dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş; fakat bu "8 çivi" ile ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti, güçlendi; ama CHP'nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı.

TÜRKİYE RÜZGÂRI ESİYOR

Ana muhalefetin başındaki zat, yabancılar karşısında şekilden şekle girerken, biz her alanda Türkiye'y i şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir "Türkiye rüzgârı" esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm aray-ı şında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye'nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ed-i liyor. Türkiye, gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Şanlı tarihimize yakışır biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösteriyoruz. Henüz yeni başladık. Gelecekte çok daha iyi yerlerde olacağız. Kızılelma'mız olan Türkiye Yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan, duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz.

BAŞKA ÜLKENİN BAŞINA GELSE YERLE YEKSAN OLURDU

Son 10 yıldaki hadiseleri şöyle bir gözden geçirin... Neler yaşadığımızı, nelerle mücadele ettiğimizi lütfen şöyle bir hatırlayın. Gelişmiş ülkeler dâhil dünyanın başka herhangi bir devletinin başına gelse, yerle yeksan olacağı nice krizi başarıyla yönettik. Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye'yi, sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkeze alan dış siyasetimizle, ülkemizi krizlerin çözümünde "anahtar ülke" konumuna getirdik.

MİLLETE HİZMET YOLUNDA REHAVET YOK

AK Parti olarak biz bir kadro hareketiyiz, bir dava hareketiyiz; kökü mazide, gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun, teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Mesele, milletin bize emaneti olan makamların hakkını verebilmektir. Mesele, aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele, tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkâr olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde, hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz.

DEM PARTİ'DEN ERDOĞAN'A KABUL TEŞEKKÜRÜ

Pervin Buldan ve Mithat Sancar'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Külliye'de gerçekleştirdikleri görüşmeye ilişkin açıklama yaptı. Kabul için Erdoğan'a teşekkür edilen açıklamada, "Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bölgemizde yaşanan gelişmeler, bu gelişmelerin Türkiye'ye ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne etkileri üzerine istişarede bulunduk. Görüşmede, sürecin kararlılıkla sürdürüleceğine dair ortak irade bir kez daha teyit edildi. Çalışmaların yoğunlaştırılmalarına ihtiyaç duyulduğu dile getirildi" ifadeleri yer aldı. ANKARA

TARİHİ İPEK YOLU'NU YENİDEN CANLANDIRIYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ulaştırma Bakanları Toplantısı'na video mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, "Türkiye olarak son yıllarda ulaştırma alanında hayata geçirdiğimiz büyük ölçekli projelerle bu anlayışı somutlaştırmaya çalıştık. Marmarayı, Avrasya Tüneli, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi dev projelerimizle küresel ticaret hatlarını tahkim ettik. Hazar geçişli doğu, batı, orta koridor projesine verdiğimiz destekle tarihi İpek Yolu'nu modern bir anlayışla yeniden canlandırıyoruz. Ancak biz bu yatırımları yalnızca ulusal bir çerçevede değerlendirmiyoruz. Hedefimiz İİT'ye üye ülkelerle entegrasyonu güçlendirmek" dedi. ANKARA

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!