Türkiye’nin yıldızı parlıyor

Başkan Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki yurt açılışında konuştu: Dünya hızla değişiyor. Türkiye’de toplumumuz bu değişime ayak uydururken, küresel ölçekte yıldızı parlayan Türkiye gerçeği varken üniversitelerimiz de buna adapte olmalı

Türkiye’nin yıldızı parlıyor

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs Albert Long Hall'de düzenlenen Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni'nde konuştu:

Yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatım boyunca her zaman gençlerle yol yürümüş, gençlerin önünü açmaya gayret etmiş bir kardeşinizim. Ülkemizin istikbali olan gençlerle farklı vesilelerle sık sık bir araya gelmeye hassasiyet gösteriyorum. Bugün de aynı heyecanı ve sevinci yaşadığımı özellikle belirtmek isterim. Gençlerimizin çehresindeki aydınlığı, gözlerindeki ışığı ve kararlılığı gördükçe bizler de her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz. Geleceğe olan inancımızı, büyük ve güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı, Türkiye Yüzyılı'na olan tutkumuzu sizlere baktıkça, gençlerimizle buluştukça daha da perçinliyoruz. Rabbim yolunuzu da bahtınızı da açık eylesin diyorum. Buradaki genç arkadaşlarımla birlikte, kalbi Türkiye için çarpan tüm gençlerimize yüce Allah'tan hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler niyaz ediyorum.

İSTANBUL İLMİN VE BİLİMİN YUVASI

Bizim için üniversite; ilmin, fikrin, yani bilginin üretildiği ve işlendiği merkezdir. Bizim için öğrenci, yani talebe; ilmi talep ettiği, bilgiye talip olduğu için kıymetlidir. Bakınız, bu topraklar asırlar boyunca dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları, ilim ve kültür erbabını ağırladı. Bilim insanlarımız; tıptan coğrafyaya, mimariden şiire ve edebiyata kadar ilmin ve sanatın her alanında dünyaya kıymetli katkılar sundu. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık uzun yıllar doğudan yükseldi. Özellikle İstanbul, ilmin ve bilimin yuvası oldu; her alanda bir merkez, bir ışık kaynağı hâline geldi. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu kazanımlar mümkün mertebe muhafaza edilmeye, akademik müktesebat daha da güçlendirilmeye çalışıldı. Yani geçmişle gelecek arasındaki bağ, aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlanmaya devam etti.

SICAK KARŞILAMA

Erdoğan üniversitede öğrenciler tarafından karanfillerle karşılandı

Şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan tarafları giderip eksikleri tamamlayarak daha iyi bir noktaya taşımamız gerekiyor. Bilhassa üniversitelerimizin; asli misyonlarına uygun şekilde araştırmaya, özgün ve nitelikli bilgi üretmeye, Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. İster Boğaziçi gibi köklü üniversitelerimiz olsun, ister hükümetlerimiz döneminde açılmış yeni üniversitelerimiz; 208 yükseköğretim kurumumuzun tamamının Türkiye'nin vizyon merkezleri hâline gelmesini canıgönülden arzu ediyoruz. Dünya hızla değişiyor. Türkiye'de toplumumuz, özel sektörümüz ve iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken, küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken üniversitelerimizin de buna adapte olması, kendilerini yenilemesi ve güncellemesi gerekiyor. Değişimden, dönüşümden, tekâmülden asla korkmamalıyız. Şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum:

Unutulmamalıdır ki, eğer bir yerde hareket varsa orada bereket olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hâle gelir. Duran su yosun tutar; bir müddet sonra da çürümeye başlar. Biz Boğaziçi dâhil tüm üniversitelerimize bu nazarla bakıyoruz. Üniversitelerimizin bu atmosfere kavuşması amacıyla vargücümüzle çalışıyoruz. Elbette bu süreçte önümüzü kesenler, önümüze engel çıkaranlar oluyor mu? Oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, buralarda keyiflerince bir derebeylik düzeni kuranlar, açık konuşmak gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye'nin kültür ve sanat hayatının çeşitlenmesi, üniversitelerimizin ideolojik formatlamalar yerine asli misyonlarına odaklanması maalesef bu kesimlerin işine gelmiyor.

ÜNİVERSİTELER HARP MEYDANI DEĞİL BİLİM YUVASIDIR

Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil; ideolojilerin harp meydanı, kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan, duraksamadan ilerlemeye devam edeceğiz. Burada şunu da vurgulamak isterim: Üniversite hocalarımızın bir yandan evrensel nitelikte işler yaparken, diğer yandan yerelleşme hamlelerini sürdürmelerini son derece önemsiyoruz.

3 MİLYAR LİRALIK LABORATUVAR BİNASI KAZANDIRACAĞIZ

23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7.5 milyar lira idi. Burada iki önemli müjdeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi'ni çok yakın bir zamanda inşallah yeniden inşa edeceğiz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz, üniversitemiz ve öğrencilerimiz için şimdiden hayırlı olsun. Önümüzdeki yıl ise, 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesi'ne tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız.

2 YURDUN TOPLAM MALİYETİ 1.1 MİLYAR LİRA

Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde inşa edilen erkek yurdunun 55 oda ve 210 öğrenci kapasitesi bulunuyor. Yurdun toplam maliyeti 350 milyon TL. Kuzey Kampüs Kız Yurdu ise 135 oda ve 706 öğrenci kapasiteli. Projenin maliyeti 800 milyon TL olarak belirtildi.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!