MİT Başkanı İbrahim Kalın'dan Suriye açıklaması: Krizin başlangıcından çözümüne kadar aktif rol aldık
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, MİT'in 8 Aralık Devrimi’nin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye’ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaştığına dikkat çekerek, "Suriye’de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde milli güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir." dedi.
Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) "2025 Yılı Faaliyet Raporu" yayımlandı.
Raporda; Gazze, Ukrayna, Afrika ve Orta Doğu başta olmak üzere geniş bir coğrafyada yürütülen istihbarat faaliyetleri, terörle mücadelede "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda atılan adımlar ve gelişen teknik-istihbarat kabiliyetleri öne çıktı. MİT'in 2025 boyunca terör örgütleriyle eş zamanlı mücadele yürüttüğü, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere radikal yapılara karşı yurt içi ve yurt dışında operasyonel başarılar sağladığı, Türkiye'yi hedef alan casusluk girişimlerini deşifre ederek ajan ağlarını çökerttiği belirtildi. Gazze'de ateşkes, insani yardım ve esir takası için yoğun istihbarat diplomasisi yürütüldüğü, Suriye krizinde ise sürecin başından çözüm aşamasına kadar aktif rol üstlenildiği kaydedildi. Raporda değerlendirmelerine yer verilen İbrahim Kalın, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde MİT'in şeffaflık, hesap verebilirlik ve etkinlik ilkeleriyle hareket ettiğini belirterek, Türkiye'nin güvenliği ve millî çıkarları için her cephede kararlılıkla görev yapmaya devam edeceklerini ifade etti.
Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığı tarafından hazırlanan 2025 Yılı Faaliyet Raporu, yayınlandı. Raporda MİT'in Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına, bağımsızlığına, bütünlüğüne, güvenliğine, anayasal düzenine ve millî gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel tehditlerin bertaraf edilmesine yönelik görev ve faaliyetlerini kararlılıkla yerine getirmeye devam ettiği vurgulandı.
2025 YILI SAVAŞ VE ÇATIŞMALARIN GÖLGESİNDE GEÇTİ
2025 yılının savaşlar, çatışmalar ve jeopolitik kırılmalarla geçtiği belirtilen raporda; Gazze'de geçici ateşkeslere rağmen kalıcı barışın sağlanamaması, İsrail'in saldırı alanını genişletmesi ve insani yıkımın derinleşmesi detaylarıyla ele alındı. Rusya-Ukrayna savaşının ise nükleer restleşmeler ve otonom silah sistemlerinin gündeme gelmesiyle yeni bir safhaya evrildiği ifade edildi. ABD-Çin rekabetinin "yeni soğuk savaş" karakteri kazandığına dikkat çekilen raporda, ticaret savaşlarının küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiği, Afrika kıtasının ise büyük güçlerin nüfuz mücadelesinin merkezinde yer aldığı belirtildi.
"ÜLKEMİZ TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNİ DERİNLEŞTİRMİŞTİR"
Küresel güç dengelerinin yeniden tanımlandığı bu tarihsel kavşakta Türkiye'nin 2025 yılında hem dış politikada hem iç güvenliğinde stratejik bir "denge ve tahkimat" dönemi yaşadığı belirtilen raporda "Gazze ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde üstlendiği etkin arabuluculuk rolüyle diplomatik kapasitesini bir kez daha kanıtlayan ülkemiz, "Türkiye Yüzyılı" vizyonunun en kritik iç güvenlik ve toplumsal barış hedefi olan Terörsüz Türkiye sürecini derinleştirmiştir. 2025'in ilk çeyreğinde atılan önemli adımlar ve somut silah bırakma çağrılarıyla ivme kazanan Terörsüz Türkiye; Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının da katkısıyla toplumsal bir mutabakata doğru ilerlemektedir. Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kat eden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında Devletimizin kendi kaderini tayin etmesi ve bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır" ifadelerine yer verildi.
"ÜLKEMİZİ HEDEF ALAN CASUSLUK GİRİŞİMLERİNİ DEŞİFRE EDEREK AKAMETE UĞRATMIŞTIR"
Küresel sistemdeki bu türbülansın ortasında yer alan ve dışsal tehditlerin iç güvenlik dengeleriyle iç içe geçtiği bu ortamda MİT'in sürekli değişen tehditlere karşı Türkiye Cumhuriyeti'nin iç ve dış güvenlik anlayışını etkilemek, proaktif politikalar üretilmesine destek vermek ve alınan stratejik kararların uygulanmasını sağlamak amacıyla faaliyet gösterdiğine vurgu yapıldı. Raporda, "Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığımız, Devletimizin ve kurumlarımızın istihbarat gereksinimlerini karşılarken, teknolojik gelişmeleri yakından takip etmekte ve klasik istihbarat yöntemleriyle birleştirerek hibrit bir çalışma yöntemi izlemektedir. Ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için "Vatan İçin Her An Her Yerde" şiarıyla çalışan Teşkilâtımız; 2025 yılı boyunca yasal yetkileri ve sorumlulukları çerçevesinde, çatışma bölgeleri başta olmak üzere millî güvenliğimizi ilgilendiren her alanda ülkemizin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler yerine getirmiş, istihbarat diplomasisini aktif şekilde kullanarak dış istihbaratta etkinliğini artırmış, farklı terör örgütleri ile mücadelesini eş zamanlı sürdürmüş, ülkemizi hedef alan casusluk girişimlerini deşifre ederek akamete uğratmıştır" denildi.
MİT, SURİYE KRİZİNİN BAŞLANGICINDAN ÇÖZÜMÜNE KADAR AKTİF ROL ALDI
Dış istihbarat yaklaşımını; Devletin dış politika hassasiyetlerine ve stratejisine uygun olarak şekillendiren MİT Başkanlığının proaktif ve öncü bir ruhla hareket ederek hem sahada hem de masada faaliyet alanını genişletmeye ve stratejik karar alma süreçlerindeki rolünü ileri seviyeye taşımaya devam ettiği vurgulanan raporda, "Dış istihbaratta, gönül coğrafyamız başta olma üzere dünyanın her bölgesine ulaşmak amacıyla vizyonunu genişleten Teşkilât; Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin servisleri başta olmak üzere birçok dost servis ile terörle mücadele, eğitim, teknik destek ve istihbarat paylaşımı gibi konularda iş birliğini geliştirmeyi de sürdürmüştür. Suriye krizinin başlangıcından çözümüne kadarki süreçte aktif rol alan MİT, 8 Aralık Devrimi'nin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye'ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. Öte yandan yeni bir devlet inşası sürecinde, Suriye'de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde millî güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir" ifadelerine yer verildi.
GAZZE'DE ATEŞKES İÇİN TÜM AKTÖRLERLE YOĞUN İSTİHBARAT DİPLOMASİSİ YÜRÜTÜLDÜ
Raporda, Ortadoğu'nun güvenlik mimarisini derinden etkileyen ve büyük bir insanlık dramına dönüşen Gazze'deki savaşın sonlandırılması adına kalıcı ateşkes, insani yardım, esir takası, Filistin İç Uzlaşısı ve İki Devletli Çözüm konularında ilgili tüm aktörlerle yoğun bir istihbarat diplomasi yürüten Teşkilat'ın, ateşkes müzakerelerinde yaşanan sorunların aşılmasında tüm taraflar arasında bir köprü görevi üstlenerek, müspet neticelere ulaşılmasına somut katkı sağladığı, Türkiye ve bölge için güvenlik başta olmak üzere siyasi, ekonomik ve toplumsal boyutta ciddi kazanımlar sunacak olan Terörsüz Türkiye sürecinde doğrudan görev üstlenerek yürütülen çalışmalarda tüm olası senaryoları hassasiyetle irdelediği ve teyakkuzu elden bırakmadan adım attığını belirtildi.
"MİT, AJAN AĞLARININ DEŞİFRE EDİLMESİNİ SAĞLAMIŞTIR"
FETÖ ile mücadelenin yurt içi ve yurt dışında kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildiği raporda "MİT; örgütün yurtdışında faaliyet alanlarını genişletme girişimlerini engellerken ülkemizde bulunan örgüt üyelerinin güvenlik güçleriyle koordineli şekilde yakalatılmasını sağlamıştır. Radikal örgütlerle mücadelede; DEAŞ başta olmak üzere radikal örgüt mensuplarının tespitine yönelik hassas çalışmalar yürüten Teşkilât, yurtiçi ve yurtdışında birçok örgüt mensubunun yakalatılmasını sağlamış, söz konusu terör tehdidiyle doğrudan mücadele eden Afrika ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkeyle müşterek çalışmalar yürüterek radikal örgütlerin eylem arayışlarına karşı operasyonel faaliyetlere destek vermiştir. Hasım ülkelerin istihbarat servisleri, söz konusu servislerle ilişkili uluslararası organizasyonlar ve taşeron kurum/kuruluşlarca ülkemiz aleyhinde yürütülen istihbarat çalışmalarının tespitine yönelik çalışan Teşkilâtımız, 2025 yılında da casusluk faaliyetlerinin akamete uğratılmasını ve ajan ağlarının deşifre edilmesini sağlamıştır. Yürütülen bütün çalışmalarımızda teknik istihbarat kabiliyetimiz elimizi güçlendirmekte, istihbarat ekosistemimize hız ve derinlik katmaktadır. Büyük veri analizi, yapay zekâ uygulamaları, görüntü istihbaratı, sinyal istihbaratı, uydu istihbaratı ve siber istihbarat alanlarında kaydettiğimiz her aşama MİT Başkanlığını rekabet ettiği emsal istihbarat servisleri arasında da farklı bir noktaya taşımaktadır" ifadelerine yer verildi.
'ÜZERİMİZE DÜŞEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRMEYE KARARLIYIZ'
Faaliyet Raporu'nun sunuş bölümünde değerlendirmelerde bulunan İbrahim Kalın, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı 2025 Yılı Faaliyet Raporu'nun ilgili mevzuat çerçevesinde, kamuda şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine uygun bir yaklaşımla hazırlanmış olup, kaynakların Teşkilatın üstlendiği kritik görevlerde etkin ve verimli şekilde kullanıldığını açıkça ortaya koyduğunu ifade ederek, "Küresel siyasetin fay hatlarında yaşanan şiddetli kırılmalarla dünya gündemini sarsan olaylara sahne olan 2026 yılının ilk günleri de önümüzdeki dönemin jeopolitik açıdan son derece belirsizliklerle dolu olacağına işaret etmektedir. Bu şartlar altında ülkemizin; çeşitli tehditlerle eş zamanlı mücadele etmek, güvenlik ve dış politikasında çok boyutlu bir strateji izlemek durumunda olduğu bilinciyle üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye kararlıyız. Mevcut tehditlerin dışına çıkıp onları kuşatacak bir zihin ve idrak geliştirildiğinde hasım ve rakiplerimizden bir adım öne geçtiğimiz gerçeğiyle, yeni anlayışlar geliştirme ve tehditler karşısında stratejik bir bakış açısıyla devletimizin hazırlık düzeyini artırma gayretimizi sürdüreceğiz. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'nın, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de milli çıkarlarımızı koruyarak bir adım daha ileri taşıyacağına olan inancım tamdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı, istiklali, milletimizin huzur ve güveni için 99 yıldır köklü bir gelenek ile omuz omuza ilerlediğimiz bu yolda büyük bir özveriyle çalışan Teşkilatımızın fedakar ve cefakar mensuplarının gösterdiği büyük çabalarla gurur duyduğumu belirterek tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu kutsal görevi yerine getirirken, vatan uğruna en yüksek bedeli ödemeyi göze alarak şehit düşen kahramanlarımızı, rahmet, minnet ve şükranla anıyor; onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum" dedi.