Beykoz Belediyesi davasında yeniden bilirkişi raporu alınacak!

Sabah- Beykoz Belediyesi soruşturması kapsamında hakkında "ihaleye fesat karıştırma" ile "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım" suçlarından 67 yıl 3 aya kadar hapsi istenen ve görevden alınan eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında olduğu 3'ü tutuklu 26 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 28 Nisan' erteledi.

Beykoz Belediyesi davasında yeniden bilirkişi raporu alınacak!

Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca, görevden alınan eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 21 belediye çalışanı hakkında "ihaleye fesat karıştırma" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım" suçlarından yakalama, gözaltı, arama ve el koyma talimatı verilmişti. Başkan Alaattin Köseler ile 20 şüpheli, 27 Şubat'ta gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında şüpheli sayısı 26'ya yükselmiş, Köseler'in de aralarında bulunduğu 13 şüpheli ise 4 Mart'ta tutuklanmış, 9 şüphelinin yurt dışına çıkış yasağı verilerek adli kontrolle serbest bırakılmasına karar vermişti. Dosyada adı geçen 3 şüpheliye ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştı.

BAŞKAN KÖSELER'İN 67 YIL 3 AYA KADAR HAPSİ İSTENDİ

Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 26 şüpheli hakkında hazırlanan 402 sayfalık fezlekede 78 mal ve hizmet alım ihalesi mercek altına alınarak görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in yolsuzluk örgütünün kurucusu, özel kalem müdürü Veli Gümüş ve özel kalem personeli Metin Ülgey'in ise yönetici olarak değerlendirilmişti. Başkan Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından 67 yıl 3 aya kadar hapsi istenmişti.

İLK CELSE TÜM TUTUKLU SANIKLAR TAHLİYE EDİLMİŞTİ

Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen fezleke sonrası İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan kamu davasında mahkeme iddianameyi kabul etmişti. Başkan Köseler dahil 26 sanığın yargılanmasına geçtiğimiz yıl Eylül ayında başlanmıştı. Toplamda 3 gün süren duruşmada Cumhuriyet savcısı, sanıklardan Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamını, tutuksuz sanık Yıldız Güneş'in ise tutuklanmasını talep etti. Savcı, sanıklardan Metin Ülgey, Fidan Gül, Mustafa Karadağ, Onur Demirci, Yusuf Karaaslan, Mahmut Adalı ve Tamer Çapraz'ın ise tutuklulukta geçirdikleri süre göz önünde bulundurularak tahliyelerini istemişti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti ise, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar, Metin Ülgey, Fidan Gül dahil 13 tutuklu sanığın tahliyesine karar vermişti.

TAHLİYE SONRASI YENİDEN TUTUKLANDI

Talebi değerlendiren Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu tahliye kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, kararın değiştirilmesine yer olmadığına hükmetmişti. Mahkeme, söz konusu kararı ve itirazı değerlendirmesi için dosyayı bir üst mahkeme olan Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti. Kararı değerlendiren üst mahkeme, itirazı kabul ederek Köseler'in de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Bunun üzerine Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar tutuklanmış, hakkında tutuklama kararı verilen diğer sanıklar Serdar Karahan ve Uğur İnci hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.

İKİNCİ KEZ TEKRAR HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR

İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar bulundukları cezaevinden getirilirken, Tutuksuz sanıklar, Ahmet Furkan Özten, Gülten Tozanlı, Hasan Uysal, Metin Ülgey, Fidan Gül, Tamer Çapraz, Yusuf Karaaslan, Yıldız Güneş, Uğur İnci ve avukatlar da salonda yerini aldı. Duruşmaya CHP İstanbul il Başkanı Özgür Çelik ise izleyici olarak duruşmayı takip etti. Bir önceki celsede tahliye edilen sonradan ise Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci duruşma salonuna geldi. Sanık İnci'nin duruşma bitene kadar salonda kalmasına karar veren mahkeme başkanı, sonrasında ise hakkındaki yakalama kararı ile ilgili gerekli işlemlerinin yapılması için kolluk güçlerine talimat verdi.

ALAATTİN KÖSELER İLE SAYISIZ KEZ GÖRÜŞTÜM

Tanık Duran Bülbül, SEGBİS üzerinden verdiği ifadesinde 47 yıldır devlette görev yaptığını ve kamu ihaleleri konusunda çalıştığını belirterek, "Tüm kamu kuruluşlarında bana ihalelerle ilgili, harcama yetkililerin sorularına cevap verirdim. Beykoz Belediyesine yaptığım işler bana sorulan sorulara danışmanlık yapardım. Benim ihalelerle ilgili yönlendirmem olmamıştır" dedi. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çağrıldığında yazılı iki beyan verdiğini aktaran Bülbül, "Sorulan sorular tutanağa geçirildi. Veli Gümüş ile ilgili duyduklarımı belirttim, ancak ikili ilişkilere şahit olmadım. Belediye başkanı ile sayısız kez görüştüm. Alaattin Köseler'in bana ihalelerle ilgili bir konuşması olmadı. Veli Gümüş ve Metin Ülgey'in bana ya da başka bir çalışana ihalelerle ilgili herhangi bir talimatı olmadı" ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Savcısı'nın, tutuklu sanık Fidan Gül'ün soruşturma aşamasında bahsettiği iki toplantıyı sorması üzerine ise Bülbül, "Bizim görüşmemiz iki kez oldu. Belediye yardımlaşmasının nasıl yapılacağına ilişkin hazırlanan tebliğle ilgili görüştük" dedi.

ANLATTIKLARIM GÖRDÜKLERİM VE DUYDUKLARIM ÜZERİNE

Tanık Ömercan E.A., soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığı'nda verdiği ifadesi duruşmada okundu. Altay, mahkemedeki beyanında ise "Anlattıklarım gördüğüm ve duyduklarım üzerinedir. Orkun bey ile belediye içinde çalıştım. Savcılığa kendi irademle ifade vermek için gittim. Teknik kısma hakim değildim. Fidan Gül'ün bana herhangi bir talimatı olmadı" ifadelerini kullandı.

BELEDİYE BAŞKANI DOĞRUDAN TALİMAT VERMEDİ

Tanık Uluğhan U., 2014 yılı Kasım ayında Beykoz Belediyesi'rgöreve başladığını ve halen çalışmaya devam ettiğini belirtti. "İlk olarak Bilgi İşlem Birimi'nde görev yaptım daha sonra Destek Hizmetleri Müdürlüğü'nde çalıştı. Destek Hizmetleri Müdürlüğü'nde görev yaptığım dönemde Murat Gedik, Nihat Mutlu ve Yıldız Güneş birimde bulunuyordu. Görevim teknik personeldi bina içinde meydana gelen arızalar gibi teknik işleri yapardım. Bu işlerle ilgili kararları üst amirlerimiz verirdi. Firmalarla doğrudan muhatap olmuyorduk. ADL firmasıyla ilgili işlem yapılması yönünde Yıldız Güneş talimat verdi. Ben kendi başıma işlem yapamam. 2024 yılı Kasım ayında kendi talebim dışında Spor Destekleri Bölümü'ne geçirildim. Belediye başkanı bana doğrudan talimat vermedi" ifadelerini kullandı.

FİRMALAR ALACAKLARI NEDENİYLE GELMİYORDU

Tanık Eyüp Halit Bayazıt, Mayıs ayında Duran Bülbül'ün göreve geldiğini ve bir takım işleri devraldığını, Veli Gümüş'ün atandığını söyledi. Haziran başında Destek Hizmetleri Müdürlüğü'nün ikiye ayrıldığını belirten Bayazıt, "Ben sektör insanıyım. 4 tane büyük restoran, kahveci ve hizmet noktasını bir önceki dönem başkanı belediye içine almış. Maydanoz almak için dahi ihale yapılması gerekiyordu. Bu işletmelerin belediye bünyesinden çıkarılarak belediyenin şirketine devredilmesi için karar alındı. Soğuk hava deposu hep bozulurdu. Ben oradan ayrıldım ve Ankara'ya döndüm. Haziran başından itibaren fiili yönetimden ve yardımcılık görevimden de ayrıldım. Duran Bülbül'ün yönlendirme yetkisi vardı, yardımcı oluyordu. Doğru mu yapıyordu, yanlış mı yapıyordu bu konuda bir bilgim yok. Şu an maydonozu bile ihaleyle alıyorlar. Seçimlerden 6 ay kadar önce eski yönetim işletmeleri belediye şirketinden alıp belediye bünyesine dahil etmiş. Soğuk hava deposu mayıs ayında bozulmuştu ama firmalar ödemeleri alamadığı için gelmiyordu bu kişi Uğur İnci olabilir. Baca yangını olduğunda Uğur İnciyi görmüştüm ve ben teknisyen sanmıştım. Firmaların geçmiş dönemden çok yüklü miktarda alacakları var. Kimse belediyeye mal vermek istemiyor" dedi.

DOSYAYA BİLİRKİŞİ RAPORU SUNULDU

Söz konusu bilirkişi raporu hakkında konuşan mahkeme başkanı, zararla ilgili somut hesaplama yapılması için rapor hazırlanmasını istediklerini belirterek "1 profesör ve 2 Sayıştay denetçisi atandı. Bilirkişi arkadaşımız savcılığa soyunmuş, savcılık iddianamesi gibi rapor sunulmuş. Biz bu rapora itibar etmeyeceğiz. Biz dosyayı geri aldık, bir daha o heyete vermeyeceğiz." Dedi. Görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

KENDİ İSTEĞİMLE GELDİM, KAÇMA ŞÜPHEM YOK

Söz alan sanık Uğur İnci, tahliye kararından 2 gün sonra yakalama kararının geldiğini, bu arada da eşinin kanser olduğunu öğrendiklerini ifade ederek, "geçen tahliye kararından 2 gün sonra tekrar yakalama geldi. Eşimin bir rahatsızlığı çıktı kanser olduğunu öğrendik bununla ilgili tedavi görüyor. 11 yaşındaki çocuğumuzla ilgilendim. Buraya kendi irademle geldim kaçma gibi bir durum yoktur. Zaten bu süreçte evdeydim. Raporları da getirdim. Ben uzun yollardır Beykoz belediyesiyle çalışıyorum. Teknik işlerini yaklaşık 10 senedir yapıyorum. Belediyenin birçok biriminde çözüm ortağı olarak çalıştım. Yönetimi de yeni geldiği için ilk başta bizimle çalışmak istemediler. Alacağım ücret eski yönetimden kalmadır" dedi.

DEVLETİMİ ZARARA UĞRATACAK BİR ŞEY YAPMADIM

Tutuklu sanık Havva Dindar, bir önceki celsede tahliye olduktan sonra hakkında yakalama kararı çıktığını ve kararın ardından kendisinin teslim olduğunu belirterek, "1 yıldır cezaevinde olduğunu, kendisinin ve ailesinin ciddi manada mağdur oldu. Kaçma gibi bir niyetim yok. Devletimi zarara uğratacak bir şey yapmadım" dedi.

TUTUKLULUĞUMUN TOPLAM SURESİ 356 GÜN

Tutuklu sanık Alaattin Köseler 27 Şubat 2025'te gözaltına alındığını, 3 Mart'ta tutuklandığını, 4 Mart'ta ise görevden uzaklaştırıldığını belirtti, "188 gün sonra mahkeme görülmeye başlandı. 3 günlük mahkeme sürecinde tahliye edildim, bir gün sonra tutuklandım. 166 gün sonra buradayım. Tutukluluğumun toplam süresi bugün itibariyle 356 gün. Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu Beykoz halkına açıklamam bana manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir. Dosyada mali menfaat paylaşımına dair bir delil yoktur. Ben Beykoz'un evladı olarak 11 ay hizmet ettim. Devletin kuruşuna göz atmadım." dedi

KANUNSUZ HUKUKSUZ HİÇBİR İŞE KARIŞMADIM

Tutuklu sanık Veli Gümüş, "ilk mahkemede söylediğim her şey doğrudur ifadelerimin arkasındayım. Tarafıma atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Tahliye olduğum zaman eşim ile dışarıda hava aldığım zaman Mali şubeden kolluk kuvvetleri aradı hakkınızda arama var bize yardımcı olmanız gerekiyor dedi eşimin gözündeki o acı ağır oldu başkanım. Eve gittim kolluk görevlilerine yardımcı oldum ve teslim oldum. Kanunsuz hukuksuz hiçbir işe bulaşmadım. Tahliyemi ve tutuksuz yargılanmamı talep ediyorum" dedi.

DAVA ERTELENDİ

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 28 Nisan' erteledi.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!