28 Şubat’ı unutmayacağız

Türkiye'nin tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat 'postmodern' darbesinin üzerinden tam 29 yıl geçti. Seçilmiş hükümetin vesayet gölgesinde bırakıldığı ve irtica bahanesiyle başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının elinden alındığı 28 Şubat süreci, ekonomi başta olmak üzere benzeri görülmemiş zararlara yol açtı

28 Şubat’ı unutmayacağız

28 Şubat 1997'de toplanan Milli Güvenlik Kurulu, Türk demokrasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen bir sürecin kapısını araladı. Tankların gölgesinde alınan kararlar, brifingler ve bürokratik baskılarla seçilmiş hükümet tasfiye edildi. Milli Güvenlik Kurulu kararları "tavsiye" niteliğinde sunuldu; ancak uygulamada hükümet üzerinde bağlayıcı bir baskı aracına dönüştü. Milletin namlusu millete çevrildi ve Refah-Yol koalisyonu dağıldı. Başbakan Necmettin Erbakan istifaya zorlandı. Akabinde parti kapatma ve siyaset yasakları geldi. 8 yıllık kesintisiz eğitim düzenlemesi, katsayı uygulaması ve kamudaki başörtüsü yasağı gibi adımlar, sürecin toplumsal yansımaları oldu. Akabinde ise büyük bir yıkım baş gösterdi. 28 Şubat, klasik darbe formatından farklı olarak; medya, yargı, bürokrasi ve askeri vesayetin eşzamanlı devreye girdiği çok katmanlı bir müdahale modeli olarak Türk siyasal hayatında yerini aldı.

HESAP VERDİLER

103 sanıklı 28 Şubat darbe davası 2013 yılında açıldı. Çevik Bir, Erol Özkasnak ve Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu14 sanık hakkında müebbet hapis cezası verildi.

Necmettin Erbakan'ın Başbakan, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in ise Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptığı Refah-Yol hükümeti, rejim tartışmaları nedeniyle organize bir baskıya maruz bırakıldı. Hükümet rejim karşıtıymış gibi lanse edildi. Sincan'da düzenlenen "Kudüs Gecesi" bahane edilerek tartışmalar daha da alevlendirildi. Başbakan Erbakan'ın 1 Şubat'ta "üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan" kararnameyi Bakanlar Kurulu'nda imzaya açması darbeci zihniyeti harekete geçirdi.

DEMOKRASİYE TANKLI TEHDİT

4 Şubat'ta Sincan'da tankların yürütülmesi, askerin hükümete bir uyarısı olarak değerlendirilirken dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir'in "Sincan'da demokrasiye balans ayarı yaptık" sözleri hafızalara kazındı.

EKONOMİK YIKIM GETİRDİ

28 Şubat darbesi Türk ekonomisini de çökertti. TMSF'ye devredilen banka sayısı 1997'den 2001 krizine kadar geçen sürede 20'yi aştı. Enflasyon, Aralık 1997'de yüzde 99.1'e yükseldi.

MİLLİ UNSURLARI TASFİYE EDENLER FETÖ'NÜN ÖNÜNÜ AÇTI

O dönem sözde irtica iddiasıyla albay rütbesindeyken ordudan ihraç edilen İbrahim Keleş: O dönemde 'Dokunulmayan'lar FETÖ'nün adamlarıydı. 28 Şubatçılar, milli unsurları tasfiye ettiği için önü açılan FETÖ'cüler TSK içinde kadrolaştı ve 15 Temmuz yaşandı. 15 Temmuz ihaneti sonrasında yargılanan kişilerin rütbelerine bakıldığında bu gerçek ortaya çıkıyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!