Türkiye’ye el uzatanın eli yanar

Erdoğan:Türkiye iç cephesini güçlendirmiştir. Türkiye ‘Terörsüz Türkiye’ projesiyle gücüne güç katmıştır. Türkiye edilgen konumdan çıkmış; bölgesinde denklem kurucu, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye’ye el uzatanın eli yanar, Türkiye’ye dil uzatanın dili yanar

Türkiye’ye el uzatanın eli yanar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan özetle şunları söyledi:

KIYAMETE KADAR HÜR YAŞAYACAĞIZ: Yarın (bugün) İstiklal Marşı'nın kabulünün 103'üncü yıldönümü. Milli marşımız sadece bir şiir değil, milletin varlık ve yokluk mücadelesinin bir belgesidir. Sadece yazıldığı günler bakımından değil, muhteviyatı itibarıyla İstiklal Marşı son devletimizin kurucu belgesi ve yapı taşıdır. Aynı zamanda milletimizin bağımsızlık beyannamesi ve hürriyet iradesinin manifestosudur. Millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik bir şekilde hür yaşadıysak, inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız.

SAVAŞIN FATURASI: İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a karşı başlatılan savaş hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu. Sorunların masada çözülme imkân ve ihtimali varken; yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler ve elbette gözünü kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı. Ekonomik ambargo ve ağır yaşam koşulları altındaki İran halkı şimdi de her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi veriyor. Petrol üretim tesislerinin, su ve enerji altyapısının, ulaştırma altyapısının vurulduğuna, insanların cezalandırıldığına şahit oluyoruz. Bu anlamsız, kuralsız ve hukuksuz savaşın devam etmesi durumunda daha fazla can ve mal kaybı olacağını, küresel ekonominin faturasının daha da kabaracağını hepimiz şimdiden görüyoruz.

TEMKİNLİ HAREKET EDİYORUZ: Biz 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' zihniyetiyle hareket eden neme lazımcı bir ülke hiç değiliz. Çatışmaların başladığı günden bugüne hem İran hem Amerika Birleşik Devletleri hem de ilgili bölge ülkeleriyle temaslar kurduk. Bu kapsamda 20'nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Elbette şu anda da silahların susması için umudumuzu halen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Türkiye'yi rotasında tutmak ve etrafını saran ateşten korumak için son derece temkinli hareket ediyoruz.

TEK DİNİMİZ VAR: Biz, bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da 'Bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Millet olarak bizim için Türk, Kürt, Arap, Şii, Sünni değil, sadece insan vardır. İster yanı başımızda ister dünyanın öbür ucunda olsun; haksızlığa uğrayan, mağdur edilen, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız. Daha önce de söyledim, bugün üzerine basarak tekrar ediyorum; bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok. Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam. Özellikle bu dönemde bir annenin çocukları anlamına da gelen 'ümmet' kavramının temsil ettiği manaya daha sıkı sarılmamız gerekiyor.

OYUNA GELMEMELİYİZ: Son günlerde sanal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine, asırlık tartışmaların yeniden ısıtılmak istendiğine şahit oluyoruz. Savaşın bir cephesi olarak gördüğümüz bu tehlikeli tartışmalara karşı hem milletimizi hem de bölgedeki tüm kardeşlerimizi dikkatli olmaya çağırıyorum. Menşei bundan 13-14 asır öncesine uzanan muhataralı meselelerin bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. İster dini, ister siyasi, ister tarihi olsun; bugün bize faydası olmayan, aksine nefreti körüklemesi, fitneyi büyütmesi sebebiyle kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır. Siyonist katliam şebekesinin elin taşıyla elin kuşunu vurma oyununa kesinlikle gelmemeliyiz.

TÜRKİYE GÜCÜNE GÜÇ KATTI: Türkiye, ülkelerden bir ülke değildir. Bu millet, sıradan bir millet değildir. Türkiye'nin ve Türk milletinin karakterini tanımak isteyenler Kıbrıs'a baksın, İstiklal Harbi'mize baksın, Çanakkale Zaferi'mize baksın. En son 15 Temmuz'da sadece içimizdeki hainleri değil, onların ipini tutanları da milletin gücüyle, milletin azmiyle rezil rüsva edip bozguna uğrattık. Bu millet namahremine uzanacak eli geçmişte olduğu gibi bugün de yarın da çelik gibi iradesi ve cesaretiyle kıracak güçtedir, azimdedir, kudret ve kuvvettedir. Üstelik bugünün Türkiye'si dünden çok farklıdır. Türkiye iç cephesini güçlendirmiştir. Türkiye 'Terörsüz Türkiye' projesiyle gücüne güç katmıştır. Savunma sanayiimizdeki atılımlarla ordumuzun caydırıcılığı daha da artmıştır. Türkiye edilgen konumdan çıkmış; bölgesinde denklem kurucu, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye'ye el uzatanın eli yanar, Türkiye'ye dil uzatanın dili yanar.

ASLI DEĞERİMİZ EZAN, KURAN, BAYRAK...

Yayımladıkları rezil bildirilerle devletimizin kurucu kodlarına ve milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşı'mızı bir kez daha okumalarını, anlayana kadar tekrar tekrar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Türk milletinin mayasını çalan asli değerler ezandır, Kuran'dır, şehadettir, bayraktır, hürriyettir ve her gönülde yaşayan ila-yı kelimetullah davasıdır. Sırf birilerinin işine gelmiyor diye, aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkâr mı edelim? Nesli tükenmekte olan üç-beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım?

KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK

Macera peşinde değiliz, gerilim peşinde asla değiliz. Bölgemizin her karışında ve köşesinde sulh-u sükûnun hâkim olmasından yanayız. Savaşlardan bitap düşmüş, bıkmış, yorulmuş Ortadoğu'nun bir an önce hasretini çektiği kalıcı barışa ve istikrara kavuşmasından yanayız. Kim olursa olsun hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Ama topraklarımıza göz diken, egemenliğimize kasteden olursa evvelallah ona da 'hodri meydan' demekten çekinmeyiz.

DİJİTAL TEHLİKEDEN ÇOCUKLARIMIZI KORUYACAĞIZ

Çocukların şiddet, müstehcenlik, zorbalık ve istismar gibi içeriklere bu kadar kolay bir şekilde ulaşabilmesi kabul edilemez. Amacımız, çocuklarımızı dijital dünyadan koparmak değildir, tam tersine gayemiz onları tehlikelerle dolu bu dünyada güvenli, bilinçli ve güçlü bireyler olarak var edebilmektir. Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan yasal düzenleme ile sosyal medya platformlarına gerçek ve güvenilir yaş doğrulama mekanizmalarını uygulama zorunluluğu getirmeyi hedefliyoruz.

EMEKLİ İKRAMİYESİ ÖDEMELERİ 14 MART'TA

Emeklilere de bir müjde vermek istediğini söyleyen Erdoğan, "Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi yine bayram öncesinde hesaplara yatırıyoruz. Ayrıca, emeklilerimizin bu ayki emekli maaş ödemelerini de öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz, hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!