Çocuklarımıza kendi kahramanlarımız yeter
Emine Erdoğan: Evlatlarımız yarım yamalak bir Türkçe konuşan çeviri bir karakterle değil, Dede Korkut’la bağ kurabilmeli. Nasreddin Hoca’nın pratik zekâsından, nüktelerinden hikmet dersleri alabilmeli. Unutmayalım ki kendi hikâyesini çocuklarına anlatamayan toplumlar, başkalarının hikâyelerinde kaybolur
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ev sahipliğinde Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen Rami Çocuk ve Sanat Bienali'nin açılışına katıldı. Burada konuşan Emine Erdoğan, çocuklara kütüphane görgüsü kazandırılması gerektiğine dikkat çekerek "Ailece kütüphanelere gitmek, kitabın kokusuyla, sayfalara dokunmanın bıraktığı hisle dopdolu anılar hediye etmek bizlerin elinde. Çocuklarımızı kitapların büyülü dünyasından mahrum etmeyelim" dedi.

KÜLTÜRÜMÜZE AIT OLMALI
Çocukların kitap kahramanlarıyla maceradan maceraya atıldıklarını kaydeden Erdoğan, "Birçok çocuğumuz bu maceralara maalesef çeviri kitaplarla atılıyor. Haliyle başka bir kültürün insana bakışı, yaşam tarzı ve değerleriyle kodlanıyorlar. Ben en başta bir anne, bir anneanne ve bir babaanne olarak, bilhassa çocuk kitaplarının kendi kültür dünyamızın ürünleri olması gerektiği kanaatindeyim" dedi. Erdoğan konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Kâtip Çelebi'den Piri Reis'e, Mevlana'dan Itri'ye, arkalarında büyük insanlık mirasları bırakmış nice eşsiz şahsiyet, modern bir anlatıyla yeniden dünya sahnesine çıkmayı bekliyor. Evlatlarımız yarım yamalak bir Türkçe konuşan çeviri bir karakterle değil, Dede Korkut'la bağ kurabilmeli. Nasreddin Hoca'nın nüktelerinden hikmet dersleri alabilmeli. Adaleti Battal Gazi'den, bilgeliği Mevlana'dan, keşfetmeyi Evliya Çelebi'den öğrenmeli. Bu gayrette olan edebiyatçılarımız, sözlü kültür mirasımızı, 'çocuğa göre' ilkesiyle yeniden yorumlayıp yazıyor, ortaya harika eserler çıkarıyorlar. Onlara gerçekten bir gönül borcumuz var. Çünkü tüm o masallar, destanlar, öyküler, asırlardır bu coğrafyada kurulmuş hayallerin ve görülen düşlerin hafızasıdır. Bilhassa ailelerimiz, mutlaka çocuklarını Türk edebiyatına teşvik etmeliler. Çocuklarını güvenebilecekleri kahramanlara emanet etmeliler. Unutmayalım ki kendi hikâyesini çocuklarına anlatamayan toplumlar, başkalarının hikâyelerinde kaybolur. Ve bir medeniyet çocuklarına kendi kahramanlarını sunabildiği ölçüde varlığını sürdürebilir."

15 HAZİRAN'A KADAR AÇIK
EMİNE Erdoğan, Rami Kütüphanesi yerleşkesindeki deneyim, atölye ve masal alanlarını ziyaret etti. Bienaldeki Sıfır Atık Vakfı işbirliğiyle hayata geçirilen "Hayatı Dönüştürmek Bizim Elimizde" temalı deneyim alanında, atığın bir son değil bir dönüşümün başlangıcı olduğu, günlük yaşamda işlevini yitirmiş olarak görülen organik atıkların toprağa karışarak yeni bir yaşamın parçasına dönüştüğü mesajı anlatılıyor. Rami Çocuk ve Sanat Bienali, 15 Haziran'a kadar tüm çocukların ve sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
ARDIMIZDA KALPLERE DOKUNAN İZLER BIRAKALIM
Emine Erdoğan, açılışına katıldığı Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEM-DER) tarafından 4'üncüsü düzenlenen Cemre Çarşısı'na ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları kaydetti: "Eğer arkamızda bir ayak izi bırakacaksak, bu iz, insanlık için atılmış adımlardan arta kalan, kalbe dokunan izler olmalıdır. Çok şükür bizim topraklarımız, böyle izlerle dopdolu. Nitekim bizler, hayatın anlamını ve varlık sebebimizi, iyilik yapmak için vesileler aramada, ailemize, komşularımıza, dostlarımıza ve tüm canlılara el uzatmakta buluyoruz."