SON DAKİKA: Başkan Erdoğan’dan muhalefete sert tepki: Ucuz siyaset peşinde koşuyorlar...

Son dakika haberleri: Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından önemli açıklamalarda bulundu. Bölgenin ateş çemberinden geçtiği bu dönemde muhalefetin de duyarlı hareket etmek zorunda olduğunu belirten Başkan Erdoğan, "Muhalefet ucuz siyaset peşinden koşuyor. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursak olalım, önce memleketim ilkesiyle hareket etmek zorundayız." dedi.

SON DAKİKA: Başkan Erdoğan’dan muhalefete sert tepki: Ucuz siyaset peşinde koşuyorlar...

Son dakika haberleri: Başkan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki bir asayiş olayına müdahale ederken şehit düşen polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç'a Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, şehitlerin kederli ailelerine, yakınlarına, Türk Polis Teşkilatına ve millete baş sağlığı diledi.

Erdoğan, bugün Mersin'in Tarsus ilçesindeki silahlı saldırıda hayatını kaybeden 6 kişiye Allah'tan rahmet, 8 yaralıya acil şifa temennisinde bulundu.

Kabine toplantısında Terörsüz Türkiye sürecinden uluslararası güvenliğe, Irak, Somali ve Karadeniz'deki son gelişmelerden adalet gündemindeki konuları değerlendirdiklerini aktaran Erdoğan, 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarla başlayan krizin artçı sarsıntılarının birçok alanda devam ettiğine dikkati çekti.

Başkan Erdoğan'dan önemli açıklamalar!

Başkan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Akaryakıt fiyatlarında dengenin halen sağlanamadığı, enflasyonun dünyanın pek çok ülkesinde tırmanışa geçtiği, tedarik zincirlerindeki kırılmaların henüz tamir edilemediği, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı bir belirsizlikle karşı karşıyayız. Dünyayı adeta bir tsunami gibi vuran bu şok dalgasının yol açtığı tahribatın boyutları tam olarak kestirilemiyor. Meselenin daha vahim yanı ise bu atmosferin küresel düzeyde bir tufeyli ekonomisi üretmesi, daha çok spekülasyona ve piyasa manipülasyonuna dayalı bir rant düzeni oluşturmasıdır. Sıcak paraya hükmeden bir avuç vahşi kapitalist Afrika'dan Asya'ya Amerika'dan Latin Amerika'ya milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasbederek palazlanmakta, servetlerine servet katmaktadır. Orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmek giderek küçülürken, bunların hesap cüzdanları her gün kabarmaktadır. Şurası bir gerçek ki her savaş kendi ekonomisini üretir. Yani her savaşın kazananları ve kaybedenleri olur. Fakat İran Savaşı ile bu iş tahammül sınırlarını aşmış, küresel ekonomik refah açısından tahripkar boyutlara ulaşmıştır."

"'İKTİDAR YIPRANSIN DA GEREKİRSE TÜRKİYE KAYBETSİN' MANTIĞIYLA HAREKET EDİYORLAR"

Dünyanın birçok bölgesinde çözülemeyen krizlerin, sona erdirilemeyen çatışmaların arkasında taraflarını uzlaşmaz tutumu kadar, krizden menfaat devşiren tufeylilerin çok büyük rolü, etkisi, sabotaj girişiminin olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ne yazık ki ülkemizde de selden kütük kapma telaşına düşenler olduğunu müşahede ediyoruz. Topluma moralsizlik, karamsarlık, ümitsizlik zerk ederek, bu olağanüstü süreçten siyasi ve maddi olarak kazançlı çıkmaya çalışıyorlar. Bir defa şunu çok açık ve net ifade etmek durumundayım. Muhalefet, bölgemizi uçurumun kıyısına kadar getiren İran Savaşı ve sonrası dönemde yapıcı eleştirilerde bulunmak, Türkiye'yi önceleyen bir üslup benimsemek yerine maalesef süreci siyasi çıkarları için istismar aracına dönüştürmeyi tercih etmiş, kriz fırsatçılığına tevessül etmiştir. Böyle bir dönemde dahi 'iktidar yıpransın da gerekirse Türkiye kaybetsin' mantığıyla hareket etmekten kendilerini kurtaramadılar.

SON DAKİKA: Başkan Erdoğan’dan muhalefete sert tepki: Ucuz siyaset peşinde koşuyorlar...

Üzülerek görüyoruz ki bu tavırlarını sürdürmekte ısrar ediyorlar. Doğruya 'doğru', yanlışa 'yanlış' diyerek siyaset kurumunun çözüm üretme kapasitesini güçlendirmek yerine, hükümetin 'ak' dediğine 'kara', 'doğru' dediğine 'yanlış' demekten öteye maalesef geçemiyorlar. Daha kötüsü bunun siyasi tarihimizde örneği çok az görülecek şekilde son derece çirkin, son derece yaralayıcı ve yıkıcı bir üslupla yapılmasıdır. Oysa muhalefet demek çarpıtmak, manipüle etmek, siyasi çıkarı için ülkeyi ateşe atacak kadar gözü karartmak demek değildir. Muhalefetin vazifesi kışkırtmak, tahrik etmek, ekonomik tetikçilik yaparak buradan nemalanmaya çalışmak da değildir. Hele hele yolsuzluk gündemini perdelemek amacıyla tehdit ve tahrik dozu yüksek söylemlere sarılmak son derece ucuz ve bayat bir siyasettir."

"BAŞKA VATANIMIZ YOK"

Başkan Erdoğan, demokrasilerde muhalefetin en az iktidar kadar mesuliyet sahibi olduğuna işaret ederek, şunları ifade etti:

"Söz konusu ülke ve milletin çıkarı olduğunda, sorumlu davranmak zorundadır. Hatırlatmak isterim ki bölgemizin ateş çemberinden geçtiği, gelişmiş ülkeler dahil kimsenin önünü göremediği, küresel sistemde yeni bir denklemin kurulduğu bir dönemde muhalefet de en az bizim kadar duyarlı hareket etmek, yerli ve milli bir duruş sergilemek durumundadır. Kürsülerde söylenen sözün, ekranlarda verilen mesajın, sosyal medyada kesilen ahkamların kime yaradığı, kime hizmet ettiği çok iyi hesaplanmalı. Ülkenin menfaatine olup olmadığının muhasebesi çok iyi yapılmalıdır. Her zaman söylediğimiz gibi, başka Türkiye yok. 86 milyon olarak bizim bu cennet ülkeden başka vatanımız yok. 'Muhalefet ediyorum' bahanesinin arkasına saklanarak kimsenin buna zarar vermeye, Türkiye'deki istikrar ve güven ortamına gölge düşürmeye, ülkemizin çıkarlarına darbe vurmaya da hakkı yok. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursak olalım, hepimiz 'önce milletim önce memleketim' ilkesiyle hareket etmek mecburiyetindeyiz."

"HER KOYUNUN KENDİ BACAĞINDAN ASILDIĞI GÜNLER ARTIK GERİDE KALMIŞTIR"

Dünya globalleşirken sorunların, krizlerin ve fırsatların da küresel bir boyut kazandığını, "kelebek etkisi" denilen gerçeklikle herkesin yüzleştiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Mesafenin anlamını yitirdiği bu yeni dünyada artık hiç kimse yeryüzünün bir başka noktasında yaşananlara bigane kalma lüksüne sahip değildir. Tabiri caizse günümüzde Orta Doğu'daki bir ülke hapşırdığında, Latin Amerika veya Asya'daki bir ülke kolayca nezle olabilmektedir. Hatırlayın, 2008 Mortgage Krizi'nin tüm dünyaya yayılması sadece birkaç hafta aldı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sebep olduğu gıda kıtlığı en çok Afrika ülkelerini vurdu. Kovid-19 salgınının kısa sürede nasıl küresel bir sağlık krizine, daha sonra da ekonomik, siyasi ve sosyal krize evrildiğine hep beraber şahit olduk. Her koyunun kendi bacağından asıldığı günler artık geride kalmıştır. Küresel ekonomiyle bütünleşmiş her ülke gibi bizler de dışarıdaki olumlu, olumsuz her hadiseden bir şekilde etkileniyoruz. Özellikle bölgemizdeki ateşin alevi olmasa dahi maalesef dumanı bize de ulaşıyor, bize de sirayet ediyor. Ama biz gerek 23 yıldır ekonomiden yatırımlara, güvenlikten enerjiye, ticaretten turizme her alanda attığımız adımlar, gerekse vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde bunu diğer ülkelere nispetle asgari düzeyde tutuyoruz."

SON DAKİKA: Başkan Erdoğan’dan muhalefete sert tepki: Ucuz siyaset peşinde koşuyorlar...

"TÜRKİYE, BÖLGESİNİN İSTİKRAR ADASI OLARAK TEMAYÜZ ETMİŞTİR"

Gübreden enerji tedarikine, savunma yeteneklerinden ulaştırmaya süratle hayata geçirdikleri önlemlerle en sıkıntılı günleri suhuletle atlattıklarını belirten Erdoğan, Türkiye'yi savaşa çekme tuzaklarına karşı soğukkanlılığı ilk günden itibaren muhafaza ettiklerini söyledi.

Ayrıca müzakere, diyalog ve diplomasiyi önceleyen barışçıl politikayla gerilimin düşürülmesi, sükunetin tekrar sağlanması için gayret gösterdiklerini dile getiren Erdoğan, bölgedeki Türk ve Kürtlerle diyaloğu daha da artırarak, istikrarsızlığı derinleştirecek oyunların bozulmasına katkı sağladıklarını vurguladı.

Türkiye'nin bölgesel çatışma ve krizleri yönetmedeki becerisinin bu süreçte bir kez daha görüldüğüne işaret eden Erdoğan, "Etrafımızı kuşatan istikrarsızlığa rağmen Türkiye, bölgesinin istikrar adası olarak temayüz etmiştir. Her ne kadar savaş öncesi döneme dönüş biraz zaman alacak olsa da ülkemiz eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir." diye konuştu.

Bunun işaretlerini şimdiden görebildiğini ifade eden Erdoğan, uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye yönelik ilgisinin günden güne arttığını kaydetti.

Avrupalı devletlerin Türkiye ile daha farklı ilişkiler kurmanın yollarını aradığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yıllarca bizi yok sayanlar, bizi hafife alanlar, bize 'hasta adam' muamelesi yapanlar, Türkiye'nin başarıları karşısında hayranlıklarını gizleyemiyor. Türk savunma sanayisi, tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bir seyir izliyor. En son SAHA EXPO 2026'da buna bir kez daha bizzat şahitlik ettik. Beşincisi düzenlenen SAHA 2026, savunma sanayisi alanında Türkiye'nin sahip olduğu yeteneklerin ve vizyonun ortaya konulmasına vesile oldu. Dünyanın 120 ülkesinden 1700'ü aşkın firmanın iştirak ettiği fuarda 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı. 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını ihracata yönelik anlaşmalar oluşturdu."

Erdoğan, 50 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatının dostlara güven, hasımlara korku verdiğini dile getirdi.

Google Haberler'de tüm geliþmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ý takip edin.
SON DAKİKA: Başkan Erdoğan’dan muhalefete sert tepki: Ucuz siyaset peşinde koşuyorlar...

"21. ASIR, TÜRK VE TÜRKİYE ASRI OLACAKTIR"

"Sadece savunma sanayisi ve askeri alanda adından söz ettiren değil, Türk dünyasıyla ilişkilerinde de tarih yazan bir Türkiye gerçeği var." diyen Erdoğan, aile meclisi olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatının merhum İsmail Gaspıralı'nın "dilde, fikirde, işte birlik" ideali doğrultusunda ticaretten enerjiye, kültürden eğitime birçok alanda işbirliğini güçlendirdiğini vurguladı.

Başkan Erdoğan, "Türkiye dışında da 'Türk var' dedikleri için tek parti döneminde tabutluk adı verilen işkencehanelere atılanların hayallerini bugün Türk dünyası vizyonuyla adım adım hayata biz geçiriyoruz. Merhum Turgut Özal'ın 34 yıl önce söylediği 'Türkiye'nin önünde hacet kapıları açılmıştır. 21. asır, Türk ve Türkiye asrı olacaktır.' sözü, Elhamdülillah artık hızla kuvveden fiile çıkıyor." diye konuştu.

Bu gerçeğe son Kazakistan ziyaretlerinde bir daha tanık olduklarını belirten Erdoğan, Kazakistan ile farklı alanlarda 12 belgeye ilave olarak "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ne imza attıklarını, 10 milyar dolar ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma hedefini bir kez daha teyit ettiklerini hatırlattı.

Hoca Ahmet Yesevi'nin şehri Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatının gayriresmi zirvesini başarıyla gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, zirvede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın da bulunmasının kendileri için çok anlamlı olduğunu söyledi.

Teşkilatın 13. zirvesine sonbaharda Türkiye'nin ev sahipliği yapacağını aktaran Erdoğan, Türkiye'nin dönem başkanlığı sırasında, Türk Devletleri Teşkilatının hem içeriğe dönük derinleşmesi hem de dışarıya dönük güçlenmesi için ellerinden gelen her türlü çabayı göstereceklerinin altını çizdi.

"YARIN ÇOK DAHA İYİ YERLERE GELECEĞİZ"

Başkan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şunu bir defa tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim, dünün önünü göremeyen Türkiye'sinden nasıl buralara geldiysek, inşallah yarın çok daha iyi yerlere geleceğiz. Yıllık yalnızca 248 milyon dolar savunma ihracatı yapan ülkesinden bugün 10 milyar doları aşkın ihracat gerçekleştiren Türkiye'sine nasıl ulaştıysak, inşallah çok yakında bu alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına da gireceğiz. 2002'nin 236 milyar dolarlık ekonomisinden günümüzün 1,6 trilyon dolarlık ekonomisine nasıl geldiysek, 2 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe de inşallah uzak olmayan bir tarihte erişeceğiz. Nasıl 2026'nın Türkiye'si, 2002'nin Türkiye'sine göre daha gelişmiş, daha büyümüş ve kalkınmış durumdaysa yarının Türkiye'si de bugünün Türkiye'sinden daha güçlü, daha ileri, daha müreffeh ve muktedir olacaktır.

SON DAKİKA: Başkan Erdoğan’dan muhalefete sert tepki: Ucuz siyaset peşinde koşuyorlar...

Bilhassa yarım asırdır ülkemizin ayağına bağ olan terör prangasından kurtulmamızla birlikte Türkiye'nin önünde yepyeni bir yol açılacak, terörle mücadeleye ayrılan kaynaklar artık eğitime, sağlığa, üretime, ulaştırmaya harcanacak, Türkiye'nin kalkınma yolculuğu daha da hızlanacaktır. Tüm çabamız, tüm mücadelemiz işte böyle bir Türkiye'nin inşası içindir. Bundan geri dönüş, taviz, yavaşlama söz konusu değil ve olmayacaktır. Ne yapıyorsak Türkiye'nin ekonomisini büyütmek, itibarını artırmak, sözünün etkisini ve ağırlığını daha da güçlendirmek için yapıyoruz."

Muhalefetin kendilerini çekmek istediği kısır tartışmalara, ülkeye ve millete hiçbir faydası olmayan polemiklere prim vermeden iş ve hizmet ürettiklerini ifade eden Erdoğan, bu şekilde yola devam edeceklerini söyledi.

Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti olarak 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da eserlerle, hizmetlerle konuşacaklarını dile getiren Erdoğan, "Türkiye'yi yeni başarılarla buluşturma mücadelemizin kesintiye uğramasına ve uğratılmasına müsaade etmeyeceğiz. Milletimizin bizim ne yapmaya çalıştığımızı gayet iyi bildiğine inanıyor, vatandaşlarımdan bize güvenmeye devam etmelerini rica ediyorum." dedi.

"BU KORSANLIĞI VE HAYDUTLUĞU EN SERT ŞEKİLDE LANETLİYORUM"

Başkan Erdoğan, Türkiye'nin de çabaları sayesinde 11 Ekim'de varılan ateşkese rağmen İsrail'in Gazze'ye yönelik hukuk, ahlak ve insanlık dışı politikalarını sürdürdüğünü hatırlattı.

İsrail'in, insani yardım girişlerinin engellenmesinden Gazzeli sivilleri hedef alan hava saldırılarına kadar her türlü barbarlığı sergilediğini belirten Erdoğan, "İsrail'in nasıl faşist bir zihniyet tarafından yönetildiğine bugün bir kez daha şahit olduk." ifadelerini kullandı.

Gazze'ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda saldırı düzenlendiğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"40 farklı ülkenin vatandaşından oluşan Sumud Filosu'nun umut yolcularına yönelik bu korsanlığı ve haydutluğu en sert şekilde lanetliyorum. Türkiye'nin, Gazze halkının ve Gazze'ye yardım eli uzatanların yanında olduğunu bugün bir kez daha ifade ediyorum. İsrail'in saldırıları uluslararası toplumun adalet arayışını ve Filistin halkıyla dayanışmasını asla engelleyemeyecektir. Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönmeleri için gerekli girişimlerde bulunuyoruz. İsrail'in hukuk ve kural tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu artık harekete geçmeye davet ediyoruz."

SON DAKİKA: Başkan Erdoğan’dan muhalefete sert tepki: Ucuz siyaset peşinde koşuyorlar...

"BAYRAM TATİLİNDE TRAFİK KURALLARINA TİTİZLİKLE UYULMALI"

Başkan Erdoğan, gelecek hafta Kurban Bayramı'nın idrak edileceğini anımsatarak, tüm İslam aleminin bayramını tebrik etti.

Bu bayramda milletçe daha sıkı sarılacaklarını, muhabbet ve kardeşlik bağlarını daha da kuvvetlendireceklerini vurgulayan Erdoğan, Kurban Bayramı'nda mali durumu müsait olanların ihtiyaç sahiplerini gözetmesini, kurban etlerinin dolapları değil, karşılıklı gönülleri doldurmasını ve ruhları doyurmasını temenni etti.

Bayramda 9 günlük tatil yapılacağını hatırlatan Erdoğan, "Bu bayramda seyahat edecek olan vatandaşlarımızın trafik kurallarına titizlikle uymasını, Kurban Bayramı'nı sevdiklerimize zehir edecek kazalara sebebiyet verecek davranışlardan uzak durulmasını istirham ediyorum." dedi.

Haber Girişi Halil İbrahim Ğlkü - Editör

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!