İstiklalden istikbale 104 yıllık gurur
Türkiye, Gazi Mustafa Kemal’in ‘Ya istiklal ya ölüm’ diye başlattığı zafer yürüyüşünü 30 Ağustos 1922’de dünyaya tescilletti. Küllerinden yeniden doğan ülkemiz özellikle son 23 yıldaki yerli ve milli hamlelerle küresel aktör haline geldi
30 Ağustos 1922... Anadolu'nun kaderinin yeniden yazıldığı, Türk milletinin bağımsızlığını savaş meydanında tescillediği tarih. Büyük Taarruz'la işgal kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğratılırken, Anadolu'nun Türk vatanı olduğu bir kez daha dünyaya ilan edildi. O gün elde edilen zafer, yalnızca cephede kazanılmış askeri bir başarı değil, milletin kendi iradesine, kendi toprağına ve kendi geleceğine sahip çıkmasının sembolüydü. Aradan geçen 104 yılın ardından Türkiye, aynı bağımsızlık iddiasını bu kez farklı sahalarda sürdürüyor. Savunma sanayiinden enerjiye, teknolojiden ulaştırmaya, diplomasiden bölgesel krizlere kadar uzanan hamlelerle kendi ayakları üzerinde duran ve küresel meselelerde ağırlığı artan bir ülke olma hedefini ortaya koyuyor.

GÖKYÜZÜNE MİLLİ İMZA
Bir zamanlar savunma ihtiyaçlarının önemli bölümünü dışarıdan karşılayan Türkiye, bugün kendi savaş gemilerini, insansız hava araçlarını, helikopterlerini, zırhlı araçlarını ve çeşitli füze sistemlerini geliştiren bir savunma sanayii ekosistemine sahip. Bayraktar TB2 ve AKINCI'nın farklı coğrafyalarda kullanılması Türkiye'nin insansız hava araçları alanındaki kabiliyetini dünyaya gösterirken, KIZILELMA ile insansız savaş uçağı konseptinde yeni bir aşamaya geçildi. KAAN projesi ise Türkiye'nin milli muharip uçak geliştirme hedefinin en önemli sembollerinden biri haline geldi. Savunma sanayiinin genelindeki yerlilik oranı ise yüzde 10'lardan yüzde 90'lar seviyesine geldi. TCG Anadolu gibi deniz platformları da bu dönüşümün yalnızca gökyüzüyle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Böylece 30 Ağustos'ta savaş meydanında kazanılan bağımsızlık mücadelesinin bugünkü karşılığı, teknolojik bağımsızlık hedefiyle birleşti. Bugün Türkiye dev bir donanma kurmak için var gücüyle çalışıyor.
Türkiye'nin son yıllarda güvenlik politikasının en önemli başlıklarından biri Suriye'nin kuzeyindeki terör yapılanmaları oldu. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekâtlarıyla Türkiye, sınırlarının hemen ötesindeki terör tehdidine karşı askeri güç kullandı. Suriye'deki 40 yıllık Esad rejimi çöktü.
ENERJİDE TAM BAĞIMSIZLIK
Türkiye son yıllarda Karadeniz'deki doğalgaz keşifleri, Gabar'daki petrol üretimi, nükleer enerji yatırımlarıyla enerjide tam bağımsızlıklık hedefine ilerliyor.
Türkiye'nin son yıllardaki dönüşümünün bir başka ayağını ulaştırma yatırımları oluşturdu. İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli ve bölünmüş yollarla Türkiye'nin ulaşım altyapısı genişletildi.
Yerli otomobil Togg ve milli uydu ve uzay programları da Milli Teknoloji Hamlesi'nin dev adımları oldu.