Urartulara ait ‘savat işlemeciliği’ hayat buluyor
Urartulara başkentlik yapan Van'ın, en önemli el sanatlarından savat (gümüş üzerine oyulan motiflerin üzerine işlenen nakış) yıllardır hünerli ellerden geçerek gelecek nesillere aktarılıyor.
Urartu medeniyetine ait 2 bin 800 yıllık geçmişe dayanan ve tarihi açıdan önemli bir yere sahip olan savat işlemeciliği, özel tasarımlarla hazırlanarak yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunuluyor. Savat ustaları, Urartu medeniyetine ait motif ve figürleri kullanarak, özenle işledikleri gümüş bilezik, kolye, vazo gibi ürünleri üreterek yurt içi ve yurt dışından aldıkları siparişlere yetişmeye çalışıyor. Babasından aldığı mesleği kurduğu atölyede devam ettiren Erdal Binici, 3 bin yıldan bu yana bölgede savat işlemesi yapıldığını ve kendisinin de üçüncü kuşak olduğunu belirtti. Van'ın ilçesinde Tuşba'da 120 atölyenin var olduğunu, çok sayıda insanların bu işçilikle uğraştığını ifade eden Binici, "Bölgede savatla yapılmış, granül de yapılmış, halk sanatında yapılmış ama ağırlığı savata vermişler. Çünkü "savat "asil işçilik olarak görülüyordu. Asil olmasının sebebinden biri zor bir işçilik olduğu. O zaman üst düzeyler insanlar, ağalar, beyler bunu kullanırmış. O dönemde de çok pahalıydı. O zaman bir usta bir tabaka yapıp sattığında altı ay evinin geçimini sağlarmış. Van'ın olmazsa olmazı savattır" dedi.
"AVRUPA'DAN GELENLER SAVATI GÖRMEDEN GİTMİYOR"
Yurt dışından gelen misafirlerin savatı merak ettiğini belirten Binici, "Gelenler görüyor ve hayran kalıyor. Bunu iyi tanıtırsak bölgede 1 milyon insana kazanç sağlar. Biz bu konuda iddialıyız. Dünya'nın en zor işçiliği ve en kaliteli işçiliği. Babam bu işi piri bizde ondan öğrendik. Çocuklarımızı da öğretiyoruz.
"SABIR GEREKTİREN BİR MESLEK"
Savatın gümüş, bakır, kurşun ve kükürtten elde edildiğini belirten Binici, "Bakırı alırız eritmeye, sulandıktan sonra Gümüş'ü bunun içine koyarız. Su gibi olur. Derecelerini sırrını biz biliyoruz. Hepsinin bir oranı var. Üç metal eritip kükürt içine döküp bir gün karışım kaldıktan sonra sabah gelip küpünü kırarız. Ham kömürü kütlesi ortaya çıkar. Onu temizlersin. Temizledikten sonra onu eritmeye başlayarak en az 20 kere eritirsin. Bir tabaka yapmak en az bir hafta alıyor. Daha sonra dış nakış dediğimiz motifler yapıp savatını yaptıktan sonra zımpara ve cila yaparak tamamlarsın. Her şey bittikten sonra en ufak bir hata yaparsan sil baştan yeniden malzemeyi eritirsin. O kadar zor işçilik ki yaparken ellerim parçalanıyor. Savat ustası olmak için on yıl geçmesi lazım. Biz bir noktaya kadar getirdik. Bunu dışarı taşımaya hedefliyoruz. Bu Van'ın kalkınması için ciddi anlamda ele alınması lazım desteklenmesi lazım. Van'ın ekonomisini, kültürünü, sanatını ayakta tutmamız lazım. İşini seveceksin, sabredeceksin, gönül vereceksin. Sebat edeceksin. Babam çok iyi bir sanatkardı biz de onun izinden gitmeye devam ediyoruz" dedi.
EN SON HABERLER
- 1 CSO'da '200. yıl' izdihamı
- 2 Usta ellerin becerisini geleceğe taşıyan vizyon: Emine Erdoğan’dan geleneksel sanatlara destek
- 3 Afyonkarahisar’da yine Guinness Dünya Rekoru kırıldı!
- 4 Türkiye'nin ilk yapay zeka destekli filmi "Efsaneler Takımı" vizyona girdi
- 5 35 projeye 12 milyon destek
- 6 Kendinizi yükseltin Gelenek size doğru inmez
- 7 Stanislavski ve Nemiroviç-Dançenko Bale Topluluğu Türkiye’deki ilk gösterisini AKM'de gerçekleştirdi!
- 8 Türk Telekom, Darülaceze sakinlerini kültür-sanatın kalbi AKM’de ağırladı
- 9 Bakan Ersoy duyurdu: Asırlık mabetler yeniden cemaatiyle buluşacak!
- 10 Esenler’de sezonun yeni adı: "Sezai Karakoç"