EMRE AKÖZ

21 Eylül 2007, Cuma

Okula döndüğünde yüzü kızaracak mı?

Geçen gün, " <ı>367'cileri <ı>kapıdan <ı>kovduk, <ı>bacadan <ı>içeriye <ı>alıyoruz " başlıklı yazıda " <ı>anayasada <ı>siyasetin <ı>sınırlarını " sorguladım.
Ancak hukuk eğitimi almadığım için öne sürdüğüm fikrin makul olup olmadığını merak ediyordum.
Anayasa felsefesi üzerine doktora tezini henüz tamamlamış, yakında öğretim üyesi olacak bir hukukçuya danıştım.
Ele aldığım konunun ciddi biçimde tartışıldığını söyleyince rahatladım. (Demek ki gazeteci aklımla önemli bir meseleye parmak basmıştım.)
Telefonda konuşurken laf lafı açtı. YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç'in geçen günkü açıklamasını nasıl bulduğunu sordum.
"İnanın" dedi, "TV'den izlerken utandım. Çünkü Erdoğan Teziç, bu ülkenin en önemli anayasa hukukçularındandır. Biz Teziç'in kitaplarıyla yetiştik. Şimdi orada yazdıklarının tam tersini söylüyor."
Biliyorsunuz YÖK Başkanı, özetle, " Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi türban yasağını onayladı... AİHM kararları iç hukukun üstündedir... Dolayısıyla anayasayı değiştirseniz dahi türban yasağı kaldırılamaz" dedi.

Teziç aldatıyor
Bunu söyleyen Teziç, hukuksal konulara vakıf olmayan insanları resmen aldatıyor.
Olayın doğrusu şöyle: Diyelim ki bir yasak koydunuz... Üst mahkeme de bu yasağı uygun buldu... Aradan zaman geçti... Yasağı kaldırdınız...
Böyle bir durumda, " <ı>Hayır <ı>efendim <ı>madem <ı>ki <ı>üst <ı>mahkeme <ı>uygun <ı>bulmuştu, <ı>o <ı>yasak <ı>devam <ı>eder " denemez .
Aksini iddia etmek saçmalıktır, mantıksızlıktır.
Zaten AİHM mevcut anayasaya ve yasalara göre karar verdikten sonra Türkiye'ye şu mesajı gönderdi:
<ı>"Türban <ı>yasağını <ı>kaldırmak <ı>istiyorsan, <ı>yasalarını <ı>değiştir. "
İşte olay bu kadar basit.
Üniversitelerde türban yasağının devam etmesini isteyebilirsiniz. Bu sizin fikrinizdir, dünya görüşünüzdür, ideolojinizdir.
Yasağın sürmesi için mücadele de edebilirsiniz. O da demokratik hakkınızdır.
Ancak Teziç'in yaptığı gibi AİHM kararını öne sürerseniz, saçma sapan bir iddiada bulunmuş olursunuz.
Türkiye'de gerçekten vahim bir durum var:
Uzmanlar, olaya siyaset karışınca, uzmanlıklarını bir yana atıp yalan da dahil her türlü aracı kullanarak siyasi-ideolojik görüşlerini savunabiliyor.
Böyle bir davranışı içlerine sindirebiliyorlar...
Düşünsenize...
O uzmanlığa erişmek için yıllarınızı vermişsiniz. Onca emek harcamışsınız. Kitap okumaktan gözleriniz harap olmuş.
Ama siyasi bir konuyla karşılaşınca bütün o çalışmaları çöpe atıveriyorsunuz.
Görev süresi 8 Aralık'ta bitecek olan Prof. Teziç, büyük olasılıkla Galatasaray Üniversitesi'ndeki işine dönecektir.
Ders sırasında, bir öğrenci, " <ı>Hocam <ı>YÖK <ı>Başkanı <ı>iken <ı>böyle <ı>dememiştiniz; <ı>o <ı>mu <ı>doğru, <ı>bu <ı>mu " dediği anda yüzü kızarmayacak mı?
Hukukçu meslektaşları satır arasında bu olaya dokundurduğunda içine bir pişmanlık ateşi düşmeyecek mi?

Çarpık zihniyet
Uzmanlığı bu kadar kolay kenara atmanın ardındaki zihniyet ne?
Acaba sosyolog Prof. Kadir Cangızbay'ın anlattığı olay bize bir fikir verebilir mi?
Tarih: Mayıs 2000.
Yer: Muğla Üniversitesi.
Cangızbay, İstanbul'dan gelen meslektaşına yeni kitabını imzalayarak verir: "Bak abi, güzel bir kitap oldu, ne olur oku..."
Kıdemli profesörün cevabı: "Ben senin neler yazacağını biliyorum. Ama şimdi sosyoloji yapma zamanı değil, Cumhuriyet'i koruma zamanı. " ( <ı>Toplum <ı>ve <ı>Bilim <ı>dergisi, <ı>no: <ı>97 )
Dikkatinizi çekerim:
Olay 2000 yılında geçiyor. Başbakan Bülent Ecevit . Süleyman Demirel'in yerine Köşk'e Ahmet Necdet Sezer çıkıyor. Ekonomik kriz henüz ülkeyi vurmamış. AKP'nin kuruluşuna ise daha bir yıl var.
Ama işte zihniyet bu:
Hocam Cumhuriyet'i koruyacak!
Bunun için de gerekirse uzmanlığını feda edecek.
Şimdi o profesörü bulup konuşsanız, " <ı>Bakın <ı>ne <ı>kadar <ı>haklıymışım; <ı>geleceği <ı>görmüşüm " diyecektir.
Kıssadan hisse: Başlıktaki soru boşuna. Prof. Teziç'in yüzü kızarmayacak, "Cumhuriyet'i korumaya çalışıyordum" diyerek işin içinden çıkacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.