EMRE AKÖZ
'Mustafa' mı, 'Kemal' mi?
Sordum: Sence niye filme '<ı>Mustafa' demişler de, '<ı>Kemal' dememişler? Anında cevap verdi: " <ı>Mustafa <ı>daha <ı>samimi, <ı>halka <ı>daha <ı>yakın <ı>bir <ı>isim."
Algı böyle. Haksız da değil öyle düşünenler. Sanırım kelimeye 'ek' taktığınızda durum daha da netleşiyor:
Bir Kemalist'e, "<ı>Kemalci" dersen alışkanlık sebebiyle epey bozulur ama zıvanadan da çıkmaz hani.
(Ben bir yazıda, "<ı>Neden <ı>'Kemalist' <ı>deniyor <ı>da, <ı>'Kemalci' <ı>denmiyor " diye sormuştum; sinir olmuşlardı! Halbuki, '<ı>Atatürkist' yerine 'Atatürkçü' diyorlar.)
Neyse. Devam edelim: Ama aynı kişiye "<ı>Mustafacı" derseniz, işte onu asla kabul etmez. Hatta kabul etmemek ne kelime, ilk duyduğunda anlamaz bile.
"<ı>Mustafacı <ı>diye <ı>herhalde <ı>bir <ı>İslamcıdan <ı>söz <ı>ediyor" diye düşünür. (Malum, Peygamberin, Hz. Muhammed'in adıdır Mustafa.)
Zaten bazı Kemalistler de "<ı>Niye <ı>Mustafa <ı>denmiş <ı>de, <ı>Kemal <ı>denmemiş" diyerek bozuk attılar filme, yazılar döşendiler köşelerde.
Gerçekten de insan isimlerinin var böyle çağrışımları. Mesela Kemal; Aydınlanmaya, modernleşmeye, milliyetçiliğe, Batı'ya daha yakın bir isim.
Mustafa ismi ise daha gelenekçi, daha muhafazakâr. Dini değerleri çağrıştırıyor. Anadolu kokuyor.
Yani Can Dündar, filme 'Mustafa' adını verdikten sonra, ancak bir "<ı>süper <ı>kahramanlık <ı>öyküsüyle" paçayı kurtarabilirdi.
Değil mi ki romantizm kazanına, '<ı>bir <ı>tutam <ı>gerçek' attı, artık ağzıyla kuş tutsa yaranamaz mütecaviz Kemalistlere.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.