İdris Kardaş

İdris Kardaş

12 Eylül 2018, Çarşamba

Terör faili Esad

2013 yılında Reyhanlı'da gerçekleşen ve 53 vatandaşımızın hayatını kaybettiği terör saldırısının planlayıcısı başarılı bir operasyonla Esad rejiminin kalbinden operasyonu ile Türkiye'ye getirildi.

Konunun uzmanları öncelikle şunu belirtiyorlar. MİT'in son zamanlarda yurtdışında yaptığı operasyonların hepsi çok eşsiz ve büyük emek isteyen operasyonlar. Sincar'da KCK/ Yürütme Konseyi üyesi İsmail Özden'e yönelik operasyon hem PKK'nın böylesine üst düzey bir ismine karşı gerçekleşmesi hem de MİT'in yurtdışında böyle bir operasyon kabiliyetinin olması açısından çok önemliydi.

Bununla birlikte Reyhanlı saldırısını planlayan Yusuf Nazik adlı teröristin en az 6 ay boyunca takibe alınması ve bu süre zarfında en ufak bir sızmanın olmaması son derece önemli. Lazkiye, Esad rejiminin kalbi. Bu şehirde olabilecek en küçük terör saldırısı rejimin güçlü olduğu algısını yıkacağı için çok ciddi bir koruma altında. Suriye muhaberatı, İran ve Rusya istihbaratlarının büyük ölçüde kontrol altında tuttuğu bir şehir. Dolayısıyla böylesine bir operasyonun Lazkiye şehir merkezinde bir villada gerçekleşmiş olması gerçekten büyük başarı. Teröristin tüm kontrol noktalarından Türkiye'ye kadar gelişi de ayrıca titiz bir çalışmayı gerektiriyor.

Bugün, dünyanın önemli istihbarat kuruluşları için yeni bir çalışma konusu ortaya çıkmıştır. Bu operasyonun detaylarını, nasıl gerçekleştirilebildiğini, MİT'in operasyonel yeteneğini ve bunun sonuçlarını eminim hepsi masaya yatıracaktır. Bu noktadan bakınca Suriye ve İran istihbaratları için bu birkaç gün kolay geçmeyecektir herhalde.

Yurtdışında operasyon yapan güvenlik ve istihbarat kurumlarımızın güçlü olması Türkiye'nin uluslararası ilişkilerde siyasi olarak elini en çok rahatlatan unsurlardandır. FETÖ üyelerinin dünyanın farklı ülkelerinden yine MİT operasyonlarıyla Türkiye'ye getirilmeleri, bulundukları ülkelerde sıkı takibe alınmaları FETÖ teröristlerini ciddi ölçüde bir paniğe ve içeridekilerin de direncini kırmaya yönelik büyük bir başarıdır.

Astana süreci devam ederken ve buna rağmen İdlib konusunda fikir ayrılıkları yaşanırken, Türkiye'nin Esad rejimine karşı böylesine bir hamle gerçekleştirmiş olması Türkiye'nin elini güçlendiren bir unsur olacaktır kuşkusuz.

Son olarak teröristin "Reyhanlı saldırısı emrini Suriye istihbaratından aldım" itirafı Türkiye'nin eline çok önemli bir koz vermiştir. Bu noktada Türkiye birçok mekanizmayı harekete geçirebilir. Konuyu uluslararası alana taşıması özellikle Esad rejimini köşeye sıkıştırmak isteyen kurumlar yada devletler açısından işlevsel olacaktır kuşkusuz. Başka bir ülkede 53 insanın hayatını kaybettiği bir terör saldırısının emrini vermenin, uluslararası hukuk ve ilişkilerde bir sonucu olacaktır. Türkiye bu konuyu çok etkili bir şekilde uluslararası zemine mutlaka taşımalıdır.

BİZE ULAŞIN