HAKAN UÇ
‘Sold out’ artık bir reklam sloganı mı?
Yıllardır sahneye çıkmayan sanatçı konser tarihi açıklıyor, biletler satışa açılıyor ve 10 dakika sonra "sold out!" haberleri servis ediliyor. Ardından ikinci, üçüncü konser duyuruları geliyor. Peki gerçekten binlerce bilet dakikalar içinde mi satılıyor, yoksa müzik sektöründe yeni bir PR oyunu mu oynanıyor?
Son zamanlarda müzik sektöründe tuhaf bir alışkanlık başladı. Hangi sanatçı konser açıklasa biletler dakikalar içinde tükeniyor! Kimi 10 dakikada, kimi 15 dakikada, kimi de henüz insanlar biletleme sitesine giremeden "sold out" oluyor.
Ne hikmetse bu rekorların hemen ardından basın bültenleri geliyor: "Biletleri dakikalar içinde tükenen sanatçı, yoğun istek üzerine ikinci konserini açıkladı!"
Peki bu kadar hızlı tükenen biletlerin hesabını kim tutuyor?
Düşünün, bir sanatçı 20 yıldır konser vermiyor. Dönüş konserinin tarihi açıklanıyor. Biletler saat 12.00'de satışa çıkıyor. Saat 12.10'da bütün biletlerin tükendiği duyuruluyor. İnsan sormadan edemiyor: Kaç bilet satışa çıktı? Kaçı önceden sponsorlara, davetlilere, özel müşterilere ve çeşitli kontenjanlara ayrıldı? Kaçının ödemesi gerçekten tamamlandı? Çünkü 20 bin kişilik bir salonda yalnızca 3 bin bilet genel satışa açılıp bunlar tükendiyse, buna "20 bin bilet 10 dakikada satıldı" havası vermek, başarıdan çok algı yönetimidir.
Müzik endüstrisinde "sold out" artık yalnızca bir satış sonucu değil, sanatçının piyasa değerini yükseltmek için kullanılan güçlü bir pazarlama aracına dönüştü.
Biletler tükendi haberi çıkıyor, sosyal medya ayağa kalkıyor, sanatçı gündeme giriyor. Ardından yeni konser tarihleri açıklanıyor. Her yeni tarihle birlikte bir başka "rekor" haberi geliyor.
Tesadüf mü? Her zaman değil.
Elbette gerçek anlamda dakikalar içinde tükenen konserler var. Ancak bazı organizasyonların satışa sunulan kontenjanları parça parça açıp oluşan talebi pazarlama fırsatına dönüştürmesi de mümkün.
Burada asıl mesele, gerçek satış başarısıyla yaratılan kıtlık algısının birbirine karıştırılması.
Bir de işin dijital tarafı var. İngiliz şarkıcı RAYE'nin Londra konserindeki ön kayıt sürecine yüz binlerce otomatik hesabın karıştığını açıklaması, karaborsacıların ne kadar ileri gidebildiğini gösterdi.
Peki Türkiye'de biletleme şirketleri bu tür yazılımları engellemek için ne yapıyor? Aynı kişinin farklı hesaplarla toplu bilet alması önleniyor mu? Karaborsaya düşen biletlerin ilk alıcısı tespit ediliyor mu?
Biletleme şirketleri, organizatörler ve sanatçı ekipleri bu soruları cevaplamalı. Çünkü milyonlarca liralık bir pazarda tüketicinin yalnızca "Biletler tükendi" açıklamasıyla yetinmesi beklenemez.
RAKAMLARI AÇIKLAYIN!
Buradan organizatörlere ve biletleme şirketlerine açık bir çağrım var. Madem konserleriniz 10 dakikada tükeniyor, açıklayın bakalım: Salonun kapasitesi kaç kişi? Satışa kaç bilet açıldı? Kaç bilet gerçekten satıldı? Kaçı özel kontenjanlara ayrıldı? Bunları açıklamak bu kadar mı zor? Ortada gerçek bir rekor varsa alkışlayalım. Değilse bırakın şu ucuz PR çalışmalarını...
SARAH BORA'DAN TÜRKÇE POP HAMLESİ!
Almanya'da müzik ve oyunculuk kariyerini sürdüren Sarah Bora, yeni şarkısı "Biliyorum"u 23 Ekim'de yayımlayacak. Sanatçı, Türkiye'de bir dizi projesine de hazırlanıyor. Almanya'da yaşayan Türk rapçi Eko Fresh'in eşi Sarah Bora, Almanya'da yayımladığı şarkıların ardından rotasını Türkçe popa çevirdi. Sanatçı, söz, beste ve prodüksiyonu Umut Timur'a ait olan yeni şarkısı "Biliyorum"u 23 Ekim'de müzikseverlerle buluşturacak.
Modern Türkçe pop sound'una sahip şarkı, bitmeye yüz tutmuş bir ilişkide devam eden duygusal bağı anlatıyor. Almanya'da televizyon, oyunculuk ve müzik çalışmalarıyla tanınan Bora, Türkiye'deki kariyerine de yeni bir yön vermeye hazırlanıyor. Müzik çalışmalarını sürdüren sanatçının, yakında bir Türk dizisinde rol alması bekleniyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.