OSMAN MÜFTÜOĞLU

24 Ekim 2026, Cumartesi

İkinci elli: Yaşlılığınızı nasıl alırdınız?

Merdiven çıkabilen bacaklarla mı? Alışveriş çantasını taşıyabilen kollarla mı? Yeni şeyler öğrenmeye hevesli bir zihinle mi? İçinde dostların, merakın, üretmenin ve kahkahanın bulunduğu günlerle mi?

Muhtemelen "Hepsi olsun" diyorsunuz.

Haklısınız. İnsan uzun yaşamak isteyince, o uzun hayatın içinde rahatça dolaşabilmek de istiyor.

Ama burada küçük bir ayrıntı var: Gelecekteki hayatımızın hazırlığını sürekli geleceğe bırakamıyoruz. "Emekli olunca yürürüm", "İşler hafifleyince uyurum", "Çocuklar büyüyünce kendime bakarım" derken yıllar geçiyor. Yapılacaklar listesinin en altında yine biz kalıyoruz.

İkinci elli, biraz da kendimizi o listenin yukarısına taşıma zamanı.

SON ON YILINIZDA NASIL BİR HAYAT İSTERSİNİZ?

Hekim Peter Attia'nın düşündürücü bir kavramı var: "Marginal decade", yani hayatın son on yılı.

Bu dönemin hangi yaşlarda başlayacağını bilmiyoruz. Kavramın amacı da ölüm tarihini hesaplamak değil. Gelecekteki yaşamımızı somut biçimde düşünmemizi sağlamak.

Seksenli yaşlarınızda bir salı sabahını hayal edin.

Yataktan kalkıyorsunuz. Giyiniyor, kahvaltınızı hazırlıyor, dışarı çıkıyorsunuz. Biraz yürüyor, alışveriş yapıyor, bir arkadaşınızla buluşuyorsunuz. Akşam eve döndüğünüzde yorgunsunuz ama günün içindeydiniz; hayatın seyircisi olmadınız.

Son derece sıradan görünen bu gün, aslında önemli bir kapasite gerektiriyor.

Ayağa kalkmak için kas gücü, yürümek için dayanıklılık, kaldırımdan inmek için denge, çantayı taşımak için kavrama kuvveti… Bunlara görme, işitme, düşünme ve planlama becerilerini de ekleyin.

Bağımsızlık dediğimiz şey, çoğu zaman fark etmeden kullandığımız bu becerilerin bir araya gelmesidir.

İKİNCİ ELLİ BİR SON KULLANMA TARİHİ DEĞİLDİR

Önce bir yanlış anlaşılmayı giderelim: Elli yaşında vücuda topluca "Güncelleme desteği sona ermiştir" bildirimi gelmez.

Yaşlanma kişiden kişiye değişir. Her organ, her beceri ve her insan aynı hızda ilerlemez. Elli yaş da biyolojik bir uçurum değildir.

Burada "ikinci elli" derken bir bakış açısından söz ediyoruz: Önümüzdeki yılları daha bilinçli kurmak, bedenimizin ihtiyaçlarını fark etmek ve bakımını sürekli ertelememek.

Üstelik hedef, yirmi beş yaşındaki kendimizle yarışmak olmak zorunda değil. O arkadaşın uykusu başka, sorumlulukları başka, dizlerinin geçmişi başkaydı.

Bugünkü bedenimizle iyi bir ilişki kurmak daha gerçekçi bir başlangıç.

KASLARINIZI EMEKLİ ETMEYİN

Kas deyince aklınıza yalnızca spor salonundaki aynalar gelmesin.

Kas; koltuktan kalkmak, otobüse yetişmek, valizi kaldırmak, kapıyı itmek, torunu kucağa almak demektir. Günlük hayatın görünmez çalışanıdır.

Yaşla birlikte kas gücü azalabilir. Bu nedenle ikinci ellide hareket planımızın içinde kasları çalıştıran etkinliklere de yer açmak değerlidir. Uygun direnç egzersizleri; ağırlıklarla, bantlarla veya vücut ağırlığıyla yapılabilir.

Buradaki anahtar kelime "uygun".

Uzun süredir hareketsiz birinin ilk gün gençlik rekorlarını yoklaması gerekmez. Beden eski başarı belgelerini okuyup etkilenmiyor; mevcut kapasitesiyle çalışıyor.

Başlangıç düzeyi, sağlık durumu ve varsa ağrılar dikkate alınarak ilerlemek gerekir. Gerektiğinde uzman desteği almak, programı sürdürülebilir hale getirir.

YÜRÜMEK GÜZELDİR; HAREKETİN ÇEŞİDİ DE ÖNEMLİDİR

Yürüyüş, günlük hayata kolayca yerleşebilen kıymetli bir alışkanlık. Ancak gelecekte yapmak istediğimiz işler farklı beceriler gerektirir.

Uzun bir gezide dayanıklılığa, yerden kalkarken güce, dar bir kaldırımda yürürken dengeye ihtiyaç duyarız. Bir rafa uzanırken de hareket açıklığımız devreye girer.

Bu yüzden hareketi tek kalemlik bir iş gibi düşünmeyelim. Yürüyüşün yanına, kapasitemize uygun güç ve denge çalışmaları eklemek daha kapsamlı bir hazırlık sağlar.

Denge çalışırken de güvenlik önemli. Tek ayak üzerinde durmayı deneyeceğiz diye evde plansız bir yer çekimi araştırması başlatmayalım. Sağlam bir destek ve uygun bir ortam işimizi kolaylaştırır.

GELECEKTEN BUGÜNE BİR LİSTE GÖNDERİN

Attia'nın yaklaşımındaki en kullanışlı fikirlerden biri, gelecekte yapmak istediklerimizden başlayıp bugüne doğru düşünmektir.

Bir kâğıda yazın:

● Kendi alışverişimi yapıp taşıyabilmek istiyorum.

● Seyahatte yürüyerek gezebilmek istiyorum.

● Yerden kalkabilmek istiyorum.

● Bahçeyle veya sevdiğim bir uğraşla ilgilenmek istiyorum.

● Yakınlarımla etkinliklere katılabilmek istiyorum.

Bu liste, size neyi korumak istediğinizi gösterir.

"Sağlıklı olayım" dileği böylece somutlaşır. Egzersiz, takvimde yapılması gereken sıkıcı bir görev olmaktan çıkıp istediğiniz hayatın hazırlığına dönüşebilir.

Kim bilir, bugün yaptığınız güç çalışmasının asıl karşılığı yıllar sonra bir havaalanında kendi bavulunuzu kaldırabilmek olacaktır.

SOFRAYI TAKVİYE KATALOĞUNA ÇEVİRMEYİN

İkinci ellide beslenmenin amacı, her hafta yeni bir yasak listesi edinmek değildir. Yeterli, çeşitli ve sürdürülebilir bir düzen kurmaktır.

Sebzeler, meyveler, baklagiller, tam tahıllar ve kişisel ihtiyaçlara uygun protein kaynakları bu düzenin parçaları olabilir. Kasları çalıştırırken yeterli beslenmeyi de düşünmek gerekir. Özellikle kronik hastalığı olanlarda ihtiyaçlar kişiye göre değerlendirilmelidir.

Bir besini mucize, diğerini felaket ilan etmek kolaydır. Günlük düzeni iyileştirmek ise daha az gösterişli ama daha kullanışlıdır.

Mutfak, sürekli sınava girdiğimiz bir yer haline gelmesin. Yemek aynı zamanda keyif, kültür ve paylaşım demektir.

UYKUYU ARTAN ZAMANA BIRAKMAYIN

Günün bütün işlerini bitirip kalan zamanda uyumaya çalışıyorsanız, uykuya çoğu gece kırıntılar kalır.

İkinci ellide dinlenmeye yer açmak da bir bakım kararıdır. Düzenli uyku saatleri oluşturmak ve uykuyu sürekli ertelememek iyi bir başlangıçtır. Süregelen uykusuzluğu veya gündüz hayatını bozan uyku sorunlarını "Yaşımız ilerledi, normaldir" diye geçiştirmemek gerekir.

Telefonu her gece şarja takıp kendimizi yüzde sekizle dolaştırmak pek adil sayılmaz.

TAKVİMİNİZDE DOSTLARA DA YER OLSUN

Geleceğe hazırlanırken yalnızca kasları ve öğünleri konuşursak hayatın önemli bir bölümünü dışarıda bırakırız.

Kiminle güleceksiniz? Neyi merak edeceksiniz? Sabah kalkınca sizi ne bekleyecek?

Bir dostla yürüyüş, düzenli bir buluşma, yeni bir uğraş veya gönüllü bir çalışma günlere anlam katabilir. Herkesin sosyal hayatı aynı olmak zorunda değildir; önemli olan kişiye iyi gelen bağların ve uğraşların bulunmasıdır.

Takvimimiz yalnızca tahlil ve kontrol randevularından oluşmasın. Araya bir kahve, bir konser, bir ziyaret de girsin.

HER ŞEY ELİMİZDE DEĞİL; YAPABİLECEKLERİMİZ VAR

Genetik özellikler, hastalıklar, kazalar, ekonomik koşullar ve bakım olanakları yaşlanma deneyimimizi etkiler. Hiçbir yaşam tarzı, sorunsuz bir yaşlılık garantisi vermez.

Yardıma ihtiyaç duymak başarısızlık değildir. Sağlık sorunu yaşayan birine "Kendine iyi baksaydın" demek de bilimsel olmadığı kadar inciticidir.

İkinci ellinin yaklaşımı, kendimizi suçlamak yerine mevcut koşullar içinde yapabileceklerimize yer açmak olabilir. Kısa bir yürüyüşle, uygun bir egzersizle, daha düzenli bir öğünle, ertelenmiş bir sağlık kontrolüyle veya bir dostu aramakla başlayabiliriz.

Büyük kararlar bazen çok gürültü çıkarır. Küçük alışkanlıklar ise sessizce hayatımıza yerleşir.

Şimdi baştaki soruya dönelim:

Yaşlılığınızı nasıl alırdınız?

Cevabınızın içinde yürümek, gezmek, üretmek, sevmek ve gülmek varsa bugün bunlardan birine yer açın.

Seksen beş yaşındaki sizden şimdilik bir teşekkür mesajı gelmeyebilir. Malum, biraz erken. Ama hazırlığa başlamanız için onun aramasını beklemeniz gerekmiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.