SALİH TUNA

17 Ekim 2026, Cumartesi

Siyah bant kırmızı kart

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Dedi: İmamoğlu ve saz ekibinin onca yolsuzluğu ortalığa saçıldı, muhalif güruh sürekli sahiplendi. Ama bizimkiler içinde fon yolsuzluğu faillerini gömmeyen bir Allah kulu kalmadı.
Dedim: Onlar gibi mi yapılsın istiyorsun? O zaman arada ne fark kalır?
Dedi: Yapma, bari sen bu ezikliğe destek verme.
Dedim: Bu "eziklik" değildir ama velev ki öyle de olsa, fon yolsuzluğuna sessiz kalmak "rezilliğinden" iyidir.
Dedi: İmamoğlu'nu cansiperane destekleyenler rezil mi oldu da foncuları eleştirmeyenler de rezil olsun?
Dedim: Belki onlar ne yaparlarsa yapsın rezil olamıyorlardır.

***

Lakin hata etmişim ki ne kadar... Zira geçen gün "rezil" olduklarını bizzat kendileri itiraf etmişler.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki o trajikomik bantlı protesto eylemine katılan Yeni Partili milletvekilleri, "Özgür Karabat, genel başkanımızın görevlendirdiği isim olduğu için dediklerini yaptık, rezil olduk..." diye dizlerini dövmüşler.
İyi Parti Genel Başkanı Özgür Özel de söylenenlere bakılacak olursa Karabat'ı arayıp fırçayı basmış.
Hadi ağzın bantlanmasını anlarım da gözleri bantlamak ne oluyor!
Eskiden matbuat geleneğimizde kimi "suçluların" gözlerine siyah bant yapıştırılırdı, bir de alüftelerin mahrem yerlerine!
Günümüzde böyle şeyler pek yok. Sadece İmamoğlu'nun o otelinde olduğu gibi akçeli işler görülmesin diye gizli kameralara siyah bant çekiliyor...
Bence Özgür Özel'in öfkesi kıskançlıktan kaynaklanıyor.
Çünkü siyah bantlı eylem, kırmızı kartlı eylemden çok dikkat çekti. "Öyle bir eylem yapacağım ki AK Partililer sokağa çıkamayacak hâle gelecek" diye günlerce lansman yapmıştı hani.
Sonunda o büyük gün gelmiş, Özgür Özel cebinden çıkardığı kırmızı kartı hükümete ve Erdoğan'a sallamıştı. (Sizi bilmem ama fakir o an, "evlerden ırak" derken kendimi yakaladım.)

***

Gelgelelim, bizimkine ne dediysem kâr etmedi...
Dedi: Siyasette önemli olan kazanmaktır. Her doğruyu söyleyeyim derken iktidarı kaybetmenin ne anlamı var?
Dedim: İlke, kazanmanın alternatifi değildir, ne pahasına kazanacağını belirleyen ölçüdür. Siyaset kazanmayı bilmeli, ama ne için kazandığını unutacak kadar da kazanma hırsına yenilmemeli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.