Öğünlerini kabusa çevirmeyin!

Giriş Tarihi: 11.8.2017 10:27 Güncelleme Tarihi: 21.8.2017 16:53
Öğünlerini kabusa çevirmeyin!

Ne yerse kardır diye düşünüp, her fırsatta çocuğunuzun ağzına zorla yiyecek bir şeyler tıkıştırıyorsanız, yazımızı mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz.

Elinde tabakla, oyun oynayan çocuğunun çaktırmadan bir şeyler tıkıştırmaya ve annesini oyalamaktan koşuşturan bir çocuk… Buna hepimiz mutlaka bir yerlerde görmüşüzdür. Birçok anne-babanın en büyük kaygılarından biri de çocuğunun yeterli beslenip beslenmediğidir. Acaba çocuğum gelişimi için gerekli besinleri tam olarak alabiliyor mu diye hep şüpheye düşerler. Hatta yaşına göre kilosu normalse bile, aynı yaşta daha kilolu bir çocuk gördüklerinde kendi kendilerine, e tabii benimki yemiyor diye söylenirler. Bu, aslında çocuğun az yediğini veya yeme konusunda bir problemi olduğunu göstermez. Bu durum, annenin yeme konusunda çocuğunun üzerine fazla düştüğünün bir göstergesi. Size hak veriyoruz, ama miniğinizin öğününü koca bir kabusa çevirmekten vazgeçmelisiniz artık. Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Aksoy çocukların nasıl beslenmesi gerektiğini anlattı ve öneriler verdi.

Birçok çocuğun yeme sorunu yok!
İştah, yiyeceklere karşı duyulan bilinçli istektir. İştahsız çocuksa, yeterli beslenemediği için gereken büyümeyi sağlayamayan çocuktur. Aslında pek çok çocuğun yeme sorunu yoktur. Genelde anneler çocuklarından bekledikleri yeme davranışını gösteremedikleri zaman yeterli yemiyor olarak nitelendirirler. Her yeni besine başlama süreci çocuklarda ve ailelerde eziyet halini alabilir. Çocuklar yeni besinlere alışma süreçlerinde birtakım güçlükler çekebilirler. Yeni tat, yeni bir durum nasıl yetişkinlerde sorun çıkarıyorsa, çocuklarda da bu tür yaklaşımların sorun çıkarması olağandır. Bu nedenle başlanacak besinlerin bebeğin gelişimine uygun olması en temel kuraldır. Aylara göre bebeklerin fiziksel gelişimi değişir. Bu yüzden başlanacak besinin bu aylara uygun olması çok önemlidir.

Ay ay ağız ve yeme gelişimi
0-6 ay: Dili uzatma ve çekme hareketleri olduğu için yalnızca anne sütüyle beslenmelidir. Anne sütü yetersizse mamaları emme yoluyla alabilir.
6-7 ay:
Kaşıkla besini alabilir, besini diliyle itebilir, bu yüzden yumuşak ezilmiş besinlerle ve sıvıyla beslenebilir.
7-8 ay: Çiğneme hareketini yapabilir, bardaktan sıvı içmeyi öğrenir. Püre kıvamına getirilmiş besinleri tüketebilir.
8-12 ay: Dilini her iki yana doğru hareket ettirebilir, lokmayı ağzında döndürebilir. Bu ayda çatalla ezilmiş daha büyük taneli besinleri alabilir.
12-18 ay: Çiğneme ve dil hareketleri tamamlanmıştır. Kolay çiğnenen her türlü besini yiyebilir.
18 ay-3 yaş: Yutma, döndürme, çiğneme fonksiyonlarını rahatlıkla yerine getirebilir.

Artık hemen hemen tüm besinleri rahatlıkla tüketebilir.
Hangi ayda, ne yemeli?
0-6 ay: Sadece anne sütü, anne sütü yetersizse mama.
4-6. ay: Meyve suyu, sebze suyu, yoğurt.
6. ay: Dörtte 1 oranında yumurta sarısı, pekmez, bisküvi, sütlü ve unlu mama.

7. ay: Tam yumurta sarısı, sebze püresi veya sebze çorbası, bitkisel yağ.
8. ay: Et, tavuk, balık, tahıl, kurubaklagil ezmeleri, pastörize peynir.
9. ay: Tahıllar (pilav, makarna ekmek), kıymalı ve sebzeli tencere yemekleri.
12. ay: Evde pişirilen tüm yemekleri tuzsuz olmak kaydıyla yiyebilir.
12. ay-3 yaş: , et, tavuk, balık, yumurta, kurubaklagil, yağlı tohumlar, taze sebze ve meyveler, tahıllar
Anne-babalara öneriler…
İşte öğünlerin kabusa dönmemesi açısından size önerilerimiz...

  • Yeni bir yemek denenecekse mutlaka çocuğun aç olduğu öğünde denenmelidir. İkindi öğününde çok doyurucu olmayan bir öğün ve arkasından akşam yemeğinde yeni bir besin verilmelidir. Mesela ikindi öğününde küçük bir porsiyon meyve yerse, akşam yemeğinde yeni besini reddetmeyecektir.
  • Besini reddediyorsa asla zorlanmamalıdır ve başka bir alternatif yemek sunulmamalıdır.
  • Özellikle yemediği yemek varsa, bir dönem o yemeği yemesi için zorlamayın, daha sonra o yemeği farklı bir şekilde sunun. Her seferinde tek ve yeni bir besin deneyin. Çocuklar karışık tatlara bizden daha duyarlı davranabilirler.
  • Yemeği evdekilerin yemediğini gören çocuk, o yemeği yemek için istek duymaz. Siz bamya yemiyorsanız, onun da yemesini beklemek beyhude bir bekleyiş olacaktır.
  • Aile sofrasında yemek yemek, çocuğun erişkinleri taklit etmesi açısından iyi bir örnek teşkil edecektir. Yemek sırasında ailedeki diğer bireylerin yemek konusunda olumlu konuşması besinin kabulünü ve yenmesini kolaylaştırır.
  • Televizyon veya oyuncakların olduğu bir masa, çocuğun ilgisinin yemekten kaymasına neden olur. Yemek sakin ve huzurlu bir ortamda yenmelidir. Anne-baba, ellerinde kaşıkla, oynayan çocuğun arkasından koşturmamalıdır. Çocuk zamanla bunun normal bir davranış kalıbı olduğuna alışmamalıdır.
  • Yemek pişirirken ve sofrayı kurarken çocuğunuzu da bu eyleme ortak etmeye çalışın, aktif olarak bu tür hazırlıklara katılmak, çocuğunuzun yaptığı işin sonucunda ortaya çıkan yemeğe veya sofraya ilgisini artıracaktır. Bu eylemleri yaparken de, olumlamak, takdir etmek gerekir. Mesela "Yemeği pişirirken bana yardım etmen çok hoşuma gitti!", "Sofrayı kızımla-oğlumla beraber hazırladık ve çok güzel oldu!" şeklinde olumlu yaklaşımlar, çocuğunuzun yeme alışkanlığının olumlu gelişmesine yardımcı olacaktır.
  • Olumlu davranışlarını mutlaka destekleyin. Tabağında yemek bırakmadığı zaman bundan mutlu olduğunuzu ona anlatın.
  • Onun yemesini istemediğiniz bir şeyi siz de sofrada tüketmeyin. Çocuğum ayran içsin diyorsanız, siz de ayran için.
  • Çocukların yeme miktarlarının yetişkinler kadar olmadığını unutmayın. "Doydum ve aç değilim." dediğinde gerçekten tok olabileceğini unutmayın.
  • Ana öğünlerde genel olarak tok olduğunu söylüyorsa, ara öğünlerini gözden geçirin. Ara öğünlerde verdiğiniz besinler fazla geliyor olabilir.
  • Besinleri ödül veya ceza olarak sunmayın. Yemeğini bitirirsen sana çikolata veririm yerine, yemeğini yedikten sonra oynayabiliriz, parka gidebiliriz şeklinde ödüller vermeyi tercih edin.

Hazırlayan: Başak DOĞRU

ARKADAŞINA GÖNDER
Öğünlerini kabusa çevirmeyin!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz