EMRE AKÖZ

22 Eylül 2007, Cumartesi

Baskı mekanizmaları

Mahalle baskısı tabirini kullanmak moda oldu ya... Herkes bir olay anlatıyor: Vapurda sigara yakınca dik dik bakılmış kızımıza; çok rahatsız olmuş. Alevi bir vatandaş öğle vakti bakkaldan ekmek isteyince, " <ı>Ne <ı>o, <ı>sizin <ı>oralara <ı>ramazan <ı>gelmedi <ı>mi " lafıyla karşılaşmış, tartışma çıkmış.
Sahi o tabirden, 'sokaktaki insan' bundan ne anlıyor?
Bakın bir okur ne demiş:
"Mahalle baskısı ile kastedilen şey, toplumun genel olarak kabul ettiği ahlaki kurallar, aile, iş ve okul çevrelerinde kişilerin birbirlerini etkileme ve birbirlerinden etkilenme durumudur. Mahalle baskısı, dedikodudur. Eğitimsiz ve cahil kesimlerin birbirleri hakkındaki konuşmalarıdır. İftiradır. Aile baskısıdır. Kadın üzerindeki cinsel ve manevi sömürüdür."
Yahu Şerif Hoca'nın dediği mahalle baskısı ile bunların ne alakası var?
Ahlak kurallarından, dedikoduya, cinsel yasaklardan iftiraya yukarıda sayılan maddeler, tüm toplum ve topluluklarda karşımıza çıkmıyor mu?
Sayıp dökülen bu örnekler 1930'da vardı, bugün var, yarın da olacak.
Hatta bırakın Türkiye'yi, bırakın insan topluluklarını, hayvanlar aleminde dahi çeşitli ' <ı>yönlendirme-baskı-dışlama' mekanizmaları ile karşılaşıyoruz.
Bu mekanizmaları gözü kapalı onaylıyor değilim. Kimisi olumlu sonuçlar verir, kimisi olumsuz.
Ama neticede varlar işte!
Evde var, okulda var, şirkette, otobüste, kışlada var... Çünkü toplumsal yaşam böyle bir şey...
Ve şu nokta da önemli...
Onlarla birlikte yaşarken, sadece baş eğmeyiz: Bazen direniriz, bazen onlardan faydalanırız ve bazen de onları başkalarına karşı kullanırız.
Siz hiç kimseye "Yapma!" demediniz mi? Birilerini hiç <ı>ayıplamadınız mı?
Okurumuz lafını bağlarken şöyle demiş:
"Lütfen AKP'yi savunacağız diye Türkiye'nin geleceğini karartmayın..."
Fesuphanallah! Yukarıda sayılan toplumsal baskı mekanizmalarının, değil bu hükümetle, herhangi bir hükümetle bir alakası var mı?
İktidarda Atatürk olsaydı, aileden fabrikaya o baskı mekanizmaları yine çalışmayacak mıydı?
Sadede gelelim: Şerif Hoca, mahalle baskısı derken, <ı>tabandan <ı>yükselen bir 'İslamcı' siyasi hareketten söz ediyor ki... O tip bir hareket karşısında en büyük ' <ı>demokratik' güvencelerden biri AKP'dir.
Çünkü o siyasetin nasıl işlediğini, başlarına ne tür belalar açabileceğini ve onun nasıl denetleneceğini Tayyip Erdoğan sizden benden daha iyi biliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.