Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ÖNERİ-YORUM ŞEREF OĞUZ

Antalya laboratuvarı

Test edeceğimiz hipotez; yönetim AK Parti'den CHP'ye geçerse pratikte nelerin değişeceği... Aslında "iyi-kötü" demeden bu soruya cevap arayabileceğimiz ideal bir "laboratuvar" biliyorum; Antalya... Üstelik 1 milyon nüfus (denek) ve 2 yıl gözlem (zaman) üzerinden tatmin edici sonuç alabileceğimiz bir sosyoloji laboratuvarı...
Daha önce AK Parti'de olan Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 2009'daki yerel seçimlerde CHP'ye geçti. Menderes Türel'in "hatalarına kızan" kent halkı, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Mustafa Akaydın'ı "yeni başkan" olarak seçti. Böylece kent yönetimine AK Parti yerine CHP anlayışı geldi. Peki ne oldu? Kentin kanaat önderlerinden Hüsamettin Oğuz'un ifadesi, Antalya laboratuvarı "değişim bulgularını" özetler mahiyette; "Menderes'e kızdık ama başlattıklarını; 'yaparsa Hoca yapar' diyerek Mustafa Akaydın'ı seçtik. Fakat Hoca'nın CHP'li çıkacağını hesaba katmadık."
Öncelikle AK Parti'nin yürüttüğü her şeyi "iptal ederek" işe başlandı. Fakat kent, sıradan bir Anadolu beldesi değil ki... Mevcut işleri "farklı adlar altında" yeniden devreye almak zorunda kaldı. Hayat yürüyordu ve yılda 10 milyon turistin geldiği kent, "durdurulamazdı."
Yerel seçimin propaganda sürecinde "şimdiden hurdacı arıyorum" denilen raylı sistemin rayları; "halk adına halkta" kaldı.
"100 bin gence iş" vaadi; seçildikten sonra "arkadaşlar sıfırları fazla koymuş" suçlamasıyla; "zaten belediyenin o kadar parası yok" mazeretine dönüştü.
Seçimde CHP'nin kullandığı "golf mu ekmek mi?" ikilemi, Menderes'i zenginlerin golfçusu, kendisini de "ekmek derdindeki aday" olarak pozisyonladı. Fakat bugün Antalyalı "golf ekonomisinin ekmek ürettiğini" idrak etmiş durumda.
Sandıktan CHP çıkınca, bildik AK Parti yerel hizmet standardı, dramatik bir şekilde düştü. Hayrettir, toplanan çöpler dahi zamanında toplanamaz hale geldi. Bugün belediye evsel atıkları nihayet "kojenerasyon" ile kazanmayı düşünüyor. Kentin eşrafı, esnafı, hemşerisinden edindiğim izlenimler bu yönde.
Benim bu laboratuvardan çıkardığım sonuçlar biraz farklı:
Halkın hizmetinde olmaktan ziyade, halkın yönetime hizmet etmesi gerektiği...
Halk için çözüm arayışına halkı karıştırmayan fildişi kule sendromu... Kılıçdaroğlu'nun Antalya'daki CHP gerilemesini; "yerel yönetimin performans düşüşüne" bağlaması boşuna değil.
Şimdi Antalya, turizm ve tarım kartının daha üst zenginliğe dönüşme sürecindeki bu "yönetim anlayışını" oylayacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA