Hafta sonu Antalya'da Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) tarafından düzenlenen 'TGRD 2026 Ulusal Kongresi'ndeydim. Modern tıpla birlikte birçok hastalığın teşhisinin yanı sıra artık tedavisinde de aktif rol oynayan girişimsel radyolojinin 'iğne deliği'nden yaptığı cerrahiler inanılmaz.

VÜCUDUN İÇİNİ GÖREN DOKTORLAR
Eskiden açık ameliyatla tedavi edilen inme, damar balonlaşmaları, birçok kanser türü, damar tıkanıklıkları, iç kanamalar, bacak varisleri ile hiçbir tedavi şansı olmayan bazı hastalıklar, artık girişimsel radyoloji uygulamalarıyla tedavi edilirken, hastaya da büyük konfor sağlıyor. Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Levent Oğuzkurt, "Türkiye'de ilk yapılmaya başladığı 1980'lerden bu yana bir avuç uzman doktor ile başlayan bu girişimsel tedaviler, günümüzde sayısı 1000'i aşan girişimsel radyoloji uzmanı ile devam ediyor.

Halk dilinde 'bıçaksız ameliyat' ya da 'iğne deliğinden cerrahi' olarak bilinen girişimsel radyoloji uygulamaları bu yönüyle hem hastalara büyük konfor sağlıyor hem de cerrahiye uygun olmayan hastalar için önemli bir seçenek sunuyor. Bu alanda kendini yetiştiren Türk hekimleri, artık gerçekleştirdikleri uygulamalar ve elde edilen başarılı sonuçlarla dünyaya örnek oluyor. Bize 'vücudun içini gören doktor' diyorlar" dedi.

DONDURMA İŞLEMİ YÜZDE 100'E YAKIN BAŞARI ORANINA SAHİP
"Peki nasıl yapılıyor, bu dondurma işlemi?" diye sorduğumda bakın Prof. Dr Atasoy neler anlattı: "Kriyoablasyon (Dondurma Tedavisi) yöntemi 2 cm'nin altında olan erken evre meme kanserinde, lokal anestezi altında uygulanıyor. Girişimsel radyoloji uzmanları tarafından ultrason eşliğinde gerçekleştirilen bu işlemde, ince bir iğne ile tümörün tam merkezine girilerek, kitle yaklaşık eksi 40 derecenin altında soğutularak donduruluyor. Bu sayede tümör hücreleri canlılığını yitirirken, çevredeki sağlıklı doku korunuyor. Bilimsel kanıtlar, küçük tümörlerde bu yöntemin yüzde 92 ile yüzde 100 arasında başarı oranına sahip olduğunu gösteriyor."
Türk doktorlar öncü rol oynuyor! Eksi 40 derecede kanser tedavisi
ERKEN EVRE MEME KANSERİ TEDAVİSİNDE DEVRİM
TGRD Üyesi ve özel bir üniversitenin Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Mahir Atasoy da tıpta meme sağlığında devrim niteliğinde bir değişime öncülük ettiklerini söyleyerek, "Meme kanseri tanısı alan hastalar için en büyük endişe kaynağı olan cerrahi müdahale ve estetik kayıplar, modern tıp sayesinde geride kalıyor. Artık meme kanserinde ve iyi huylu kitlelerde ameliyat tek seçenek değil. Gelişen teknoloji sayesinde, iğne deliğinden girilerek yapılan 'dondurma' ve 'yakma' yöntemleri, cerrahiye güçlü bir alternatif olarak dünya tıp literatüründe yerini aldı" dedi.

ATARDAMAR TIKANIKLARINDA BY-PASS YERİNE ANJİYO
Günümüzde, kalp, boyun, beyin, bacak, bağırsak ve böbrek atardamarların daralmaları ve tıkanmalarının büyük kısmının, açık cerrahiye gerek kalmaksızın anjiyografi ile balon ve stentler kullanılarak, açılarak tedavi edilebildiğini söyleyen TGRD Başkanı Prof. Dr. Levent Oğuzkurt, şöyle dedi: "Vücudumuzda damar olmayan tek nokta bulunmuyor. Bu nedenle damar hastalıkları vücutta her organı etkileyebiliyor. Damar tıkanıklığı damarların en sık hastalığıdır. Kalp damar tıkanıklığı tüm hastalıklara bağlı bir numaralı ölüm sebebi. Eskiden tıkalı damarlarda tek tedavi olan by-pass cerrahisi yerini anjiyo ile damarların açılma işlemine bırakmaktadır. Yakında ilaçlarla ya da ameliyatlarla bile düzeltemediğimiz bazı damar hastalıklarını anjiyografiyle tedavi etmek mümkün olacak. Bacak, kol damarlarında da 'damar tıraşlaması' yapıyoruz."