Daha önce hayatının film yapılmasına kesin bir dille karşı çıkan Yıldız Tilbe, bu konudaki tavrını bir kez daha netleştirdi. Ünlü sanatçı, kendisine yöneltilen "Hayatınızı yazmayı düşünüyor musunuz?" sorusuna verdiği yanıtla gündem oldu.
Daha önce "Hayatımın film olmasını asla istemiyorum. Beni yaşarken kimse anlamadı, öldükten sonra da bir şey ifade etmez. Yasaklıyorum" diyen Yıldız Tilbe'den yeni açıklama.
"Ben yaşarken çok yoruldum. Bir de yaşadıklarımı yazacak mıyım? Yazmam. Zaten hayatımı çekecek bir yönetmen de yok!"
Arabesk müziğin güçlü ve kendine has seslerinden biri olan Yıldız Tilbe, tarzı ve enerjik performansları kadar açıklamalarıyla da sık sık magazin gündemine geliyor.
"KARDEŞLERİM BİLE BENİ TANIMAMIŞ"
Ailesinden bahseden ve 6 kardeşin en küçüğü olduğunu söyleyen Yıldız Tilbe, çocukken geçirdiği kazayı şu sözlerle anlattı:
"Beni her gören 'Ne kadar güzel bir çocuk' dermiş. Sonra bir gün nazarı değen biri bize misafirliğe gelmiş, 'Ay bu kız ne kadar güzel' derken; küçüğüm tabi gaz ocağında kaynayan çay dolu çaydanlığı üstüme çekivermişim ve yanmışım. 6 ay hastanede kalmışım, hatta kardeşlerim ziyarete geldiğinde beni tanıyamamış. Doktorlar 'yaşayamaz' demişler ama yaşamışım."
"NAZARA ÇOK İNANIRIM"
Ünlü şarkıcı, sözlerine "Bu yüzden nazara çok inanırım, üzerimde hep çörek otu taşırım. Çünkü çörek otu taşıyan kimseye nazar değmezmiş" diye devam etti.
"SAĞ KULAĞIMI KAYBETTİM"
Sağ kulağının duymadığını söyleyen 59 yaşındaki Tilbe, "Üzerime çay döküldükten sonra sağ kulağımı kaybettim" ifadelerini kullandı.
"ÇOK ALDATILDIM"
İlk aşkının mahalledeki bir çocuk olduğunu söyleyen ünlü sanatçı, "Platonikti sadece bakışmayı biliyorduk. Bir gün kız kaçırdığını duydum şoka girdim. Onu zor unuttum. İlk aşkım oydu, son aşkımı hatırlamıyorum. Samimi söylüyorum 15-20 yıldan fazla oldu. Babam öldüğümden beri hayatımda kimse yok. 98 yılından beri yalnızım. Çok aldatıldım, davranışlarından anlarım'' şeklinde konuştu.
HAYAT MÜCADELESİ DE ÇOK ZORLU GEÇMİŞ...
Şimdilerin en güçlü kadın sesleri arasında gösterilen Yıldız Tilbe'nin müzik öncesi hayatı, hayranlarını şaşırtacak cinsten.
Genç yaşlarında kendi ayakları üzerinde duran Tilbe, tezgahtarlık, pazarlamacılık ve çocuk bakıcılığı gibi farklı işlerde çalışarak hem ailesine destek olmuş hem de hayata dair önemli deneyimler kazanmış.
BAKIN İMAPARATOR'UN İLK MESLEĞİ NEYMİŞ...
1952 yılında Şanlıurfa'da dünyaya gelen İbrahim Tatlıses'in hayatı, doğduğu anda bile kolay olmamıştır.
Babası cezaevinde olan Tatlıses, çocukluk yıllarında hiçbir zaman okula gidemedi. Bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?" diyerek durumu esprili bir dille anlattı.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satarken bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine tokat attığı an hayatındaki dönüm noktalarından biridir: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Bu yaşananlar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini sağlamıştır.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
Gençlik yıllarında inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. Zor ve ağır iş koşullarına rağmen hayatı boyunca çalışmaktan vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen Tatlıses, sesini ve yeteneğini orada keşfetmiştir. Adanalı bir sinemacı tarafından bu yeteneği fark edilmiştir. Bu keşif, onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
İbrahim Tatlıses, ilk olarak Adana'da çeşitli mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Daha sonra Ankara'ya gelerek, burada gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi edinmiştir.
1974 yılında söylediği "Ayağında Kundura" türküsü ile geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Bu başarı onun radyoya ve televizyona çıkmasını sağlamış, böylece sanat kariyeri ivme kazanmıştır.
70'li yılların ortalarında ise İstanbul'a geçerek sahne hayatını burada sürdürmüştür. İstanbul'daki müzik ve eğlence dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
İbrahim Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı, disiplin, sabır ve çalışma azmiyle doludur. Okula gitmeden, zorlu işlerde çalışarak ve hayatın ona getirdiği tüm engellere rağmen yılmadan yoluna devam eden Tatlıses, başarıyı hak etmiş ve bugün Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veren, emek ve azimle hayatta neler başarılabileceğinin somut bir örneğidir.
FERDİ TAYFUR DA İLK MESLEĞİ İLE ŞAŞIRTAN İSİMLERDEN!
Arabesk müzik denildiğinde akıllara ilk gelen isimlerden biri olan Ferdi Tayfur, müzik kariyerinde başarısına ulaşmadan önce zorlu bir hayat mücadelesi vermişti.
Adana'da doğup büyüyen Tayfur, çocukluk yıllarından itibaren ailesine destek olmak adına birçok işte çalışmıştı.
EĞİTİM-ÖĞRETİM HAYATINA ARA VERMEK ZORUNDA KALDI
Maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitim-öğretim hayatına ara vermek zorunda kalan sanatçı, geçimini sağlamak için küçük yaşından itibaren ter dökmeye başlamıştı.