ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile "kesin barışa" yaklaşıldığını açıklayarak iki haftalık ateşkes ilan etmesi, gerilimi geçici olarak düşürse de hem ABD içinde hem de uluslararası arenada ciddi tartışmalara yol açtı. Trump'ın sert söylemlerinin ardından gelen bu geri adım, küresel düzende ABD'ye yönelik algının sarsıldığı yorumlarına neden olurken, Trump'ın akıbeti hakkında soru işaretleri bıraktı. Öte yandan İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik gücünü koruması ve öne sürdüğü ağır şartlar, müzakerelerin kırılgan ve riskli bir süreçte ilerleyeceğine işaret ediyor.
İngiltere merkezli BBC'ye göre, ABD Başkanı Donald Trump, Washington saatiyle 18:32'de yaptığı açıklamada ABD ile İran'ın "kesin" bir barış anlaşmasına çok yaklaştığını duyurdu. Trump, müzakerelerin ilerlemesi için iki haftalık bir ateşkesin kabul edildiğini bildirdi.
TEHLİKELİ İKİLEMDEN ÇIKIŞ: TIRMANIŞ MI GERİ ADIM MI?
BBC'ye göre Trump, bu anlaşmayla kritik bir tercihten sıyrıldı. ABD Başkanı ya "bütün bir medeniyet bu gece yok olacak" sözleriyle gerilimi tırmandıracaktı ya da geri adım atarak siyasi itibarını riske atacaktı. Ancak atılan bu adımın yalnızca geçici bir nefes alma fırsatı sunduğu değerlendiriliyor.
KÜRESEL ALGI DEĞİŞİYOR: ABD'YE BAKIŞ SARSILIYOR
Habere göre iki haftalık ateşkes kalıcı bir barışa dönüşse bile, İran savaşı ve Trump'ın sert söylemleri dünya genelinde ABD'ye yönelik algıyı kökten değiştirmiş olabilir. Bir dönem küresel istikrarın teminatı olarak görülen ABD'nin artık uluslararası düzeni sarsan bir aktör olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.
DEMOKRATLARDAN SERT TEPKİ
ABD iç siyasetinde ise Trump'ın açıklamaları sert eleştirilere neden oldu. Kongre üyesi Joaquin Castro, Trump'ın liderlik kapasitesini sorgularken, Senato'daki Demokratların lideri Chuck Schumer, İran savaşına karşı oy kullanmayan Cumhuriyetçilerin sonuçlardan sorumlu olacağını söyledi.
CUMHURİYETÇİLERDE DE ÇATLAK SESLER YÜKSELİYOR
Trump'a genellikle güçlü destek veren Cumhuriyetçi cephede de bu kez görüş ayrılıkları dikkat çekti. Georgia'dan Kongre üyesi Austin Scott, Trump'ın "medeniyetin yok olacağı" yönündeki açıklamalarını eleştirirken, Wisconsin Senatörü Ron Johnson olası bir bombalama kampanyasının "büyük hata" olacağını ifade etti. Teksaslı Kongre Üyesi Nathaniel Moran ise "Bu bizim kimliğimiz değil" diyerek sert tepki gösterdi.
BELİRSİZLİK SÜRÜYOR: NÜKLEER PROGRAM VE BÖLGESEL GÜÇ DENGESİ
ABD'nin İran'a yönelik hedefleri hâlâ netleşmiş değil. İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbeti belirsizliğini korurken, Tahran yönetiminin Yemen'deki Husiler gibi vekil güçler üzerindeki etkisi devam ediyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİTİK KOZ OLMAYA DEVAM EDİYOR
İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü, bölgedeki en önemli jeopolitik kaldıraçlardan biri olarak öne çıkıyor. İran, geçişleri serbest bıraksa dahi bu stratejik noktayı kontrol edebilme kapasitesini açıkça gösteriyor.
İran Dışişleri Bakanı Seyed Abbas Araghchi, ateşkes kapsamında "savunma operasyonlarının" durdurulacağını ve Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişe izin verileceğini açıkladı. Araghchi ayrıca ABD'nin İran'ın 10 maddelik planının genel çerçevesini kabul ettiğini öne sürdü.
Bu planın; ABD'nin bölgeden çekilmesi, yaptırımların kaldırılması, savaş tazminatı ödenmesi ve İran'ın Hürmüz üzerindeki kontrolünün sürdürülmesini içerdiği belirtiliyor. Ancak Trump yönetiminin bu şartları kabul etmesinin zor olduğu, bu nedenle önümüzdeki iki haftalık sürecin oldukça kritik ve riskli geçebileceği ifade ediliyor.