ABD merkezli Wall Street Journal'a göre ABD Başkanı Donald Trump İran'a yönelik savaşın "neredeyse tamamlandığını" söylerken, İsrail'in İran'da rejim değişikliği hedefi doğrultusunda çatışmayı sürdürmek istediği belirtiliyor. Washington ile Tel Aviv arasında savaşın ne zaman ve hangi şartlarda sona erdirileceği konusunda görüş ayrılıkları ortaya çıkarken, ABD tarafı operasyonları sınırlayıp çıkış planı arayışına girerken İsrail'in hedef listesini genişleterek İran'ın askeri ve ekonomik altyapısını vurmaya devam edeceği ifade ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump savaşın "neredeyse tamamlandığını" söylerken, İsrail'in İran'da rejim değişikliği hedefi doğrultusunda çatışmayı sürdürmek istediği belirtiliyor. Washington ile Tel Aviv arasında savaşın ne zaman ve hangi şartlarda sona erdirileceği konusunda görüş ayrılığı söz konusu.
Wall Street Journal'a göre Trump'ın savaşın yakında sona erebileceğine dair açıklamaları, Washington ile Tel Aviv arasında çatışmanın ne zaman ve hangi koşullar altında bitirileceği konusunda görüş ayrılığı olduğunu ortaya koydu.
Beyaz Saray yetkilileri arasında, ABD'nin bombalama operasyonlarını sonlandırma isteğini dile getirmesinin ardından İsrail'in savaşın devam etmesini arzuladığı yönünde endişeler bulunduğu aktarıldı.
ABD ve İsrailli yetkililer, İsrail'in mesajının ABD'nin müdahalesi sona erdiğinde İran'daki operasyonlarını da durduracağı yönünde olduğunu ifade etti. ABD'li yetkililer ise Trump'ın yardımcılarına savaşı kendi şartlarıyla bitirmek istediğini ve geçen yılki 12 günlük savaşta ateşkesi sağladıktan sonra çatışmaları istediği zaman durdurabileceğine inandığını söylediğini aktardı.
İSRAİL HEDEFLERİ GENİŞLETİYOR
ABD merkezli Wall Street Journal'a göre iki ülke arasında yakın koordinasyon bulunmasına rağmen savaşın yürütülme biçiminde farklılıklar ortaya çıkıyor. İsrail, İran'da üst düzey yetkilileri hedef almaya devam ederken liderlik değişimini zorlamak amacıyla hedef listesini genişletiyor ve petrol endüstrisi gibi ekonomik altyapıyı da kapsayan saldırılar düzenliyor.
ABD kaynaklarına göre Washington, Pazartesi günü İsrail'e İran'ın enerji tesislerine yönelik saldırılardan "memnun olmadığını" iletti ve bu tür operasyonların ABD onayı olmadan tekrarlanmaması gerektiğini bildirdi.
Axios daha önce ABD'nin İsrail'den İran'ın enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurmasını istediğini yazmıştı. Trump'ın bir muhabire askeri harekâtın "neredeyse tamamlandığını" söylemesinden sadece saatler sonra İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu savaşın maksimalist hedeflerini yineledi.
Netanyahu yıllardır İran rejiminin devrilmesi çağrısı yapıyor ve Tahran'ın nükleer programını İsrail için varoluşsal bir tehdit olarak nitelendiriyordu. Bölgedeki İran müttefiklerine karşı yürütülen askeri operasyonların ardından İsrail geçen yıl İran'a karşı 12 günlük savaşı başlatarak Tahran'ı askeri açıdan daha da geriye götürmeyi hedefledi.
ABD ise bu hedefi kısmen paylaşsa da Körfez'de enerji açısından zengin ülkelerin ana askeri ortağı olması gibi daha geniş bölgesel çıkarları bulunuyor. Bu ülkelerin bazıları İran tarafından petrol ve doğalgaz ihracatının engellenmesi ve şehirlerine yönelik saldırılar nedeniyle baskı altında.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ
Analize göre İran'ın Hürmüz Boğazı'na uyguladığı abluka petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkararak küresel enerji piyasasında ciddi dalgalanmaya yol açtı. Bu gelişme, çatışmanın yalnızca askeri değil ekonomik sonuçlarının da yeni güvenlik önlemleri gerektirebileceğine işaret ediyor.
Trump, gerekirse ABD Donanması'nın dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazdan tanker geçişlerine eşlik edebileceğini söyledi. Böyle bir adımın ABD'nin çatışmada planlanandan daha uzun süre kalmasına yol açabileceği değerlendiriliyor. Trump ayrıca Truth Social'da yaptığı paylaşımda ABD'nin "İran'ın bir ulus olarak yeniden inşa edilmesini neredeyse imkansız hale getirecek hedefleri bombalayacağını ve üzerlerine ölüm, ateş ve öfkenin yağacağını" belirterek Hürmüz Boğazı'nın açılması için saldırıları tırmandırma tehdidinde bulundu.
Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı olan ve eski ulusal güvenlik danışman yardımcılığı yapan Chuck Freilich, Netanyahu'ya takma adıyla atıfta bulunarak, "Bibi'nin ve bence İsrail'in on yıllardır süregelen hayali, İran Cumhuriyeti'ni devirmek için ortak bir savaştır. Ancak herhangi bir konuda Trump'a güvenmek her zaman şüpheli bir girişimdir" dedi.
KAMUOYU DESTEĞİ İKİ ÜLKEDE FARKLI
ABD merkezli habere göre iki lider çok farklı iç kamuoyu baskılarıyla karşı karşıya. INSS tarafından Mart ayı başında yapılan bir ankete göre İsraillilerin yüzde 82'si savaşı destekliyor. Bu durum, yılın ilerleyen dönemlerinde yapılması beklenen seçimler öncesinde Netanyahu için önemli bir siyasi avantaj olarak görülüyor.
İSRAİL HER GÜNÜ "SON GÜN" GİBİ GÖRÜYOR
Operasyon hakkında bilgi sahibi bir kişi, İsrail'in Trump'ın savaşı her an sona erdirebileceğinin farkında olduğunu ve bu nedenle her günü son günmüş gibi değerlendirdiğini söyledi. Aynı kaynak, İsrail'in daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu ancak Trump'ın ABD iç siyasetinde savaşın uzaması nedeniyle artan baskıları da bildiğini ifade etti.
Habere göre Trump yönetiminin değişen hedefleri ABD'de savaşa verilen kamuoyu desteğinin azalmasına yol açtı. Yapılan çeşitli anketler, savaşı destekleyenlerin azınlıkta olduğunu gösteriyor. Trump, dış politikasında daha izolasyonist bir yaklaşım benimsemesini isteyen bazı Demokratlar ve Cumhuriyetçi Parti'nin sağ kanadından eleştirilerle karşı karşıya bulunuyor. ABD Başkanı daha önce Irak işgaline karşı kampanya yürütmüş ve Ortadoğu'daki "sonsuz savaşları" sona erdirme sözü vermişti.