İngiliz basınında yer alan habere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın İran savaşından çıkış için önünde dört temel seçenek bulunuyor. Washington yönetimi kısa sürede "görev tamamlandı" diyerek savaşı bitirebilir, aylar sürecek yoğun bombardımanla İran'ın askeri kapasitesini tamamen çökertmeyi deneyebilir, sınırlı ya da geniş çaplı kara operasyonlarıyla rejim değişikliğini hedefleyebilir ya da Irak örneğinde olduğu gibi uzun yıllara yayılan periyodik saldırılar stratejisini benimseyebilir. Ancak gazete, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi ve direniş kapasitesi nedeniyle her seçeneğin hem askeri hem ekonomik hem de siyasi açıdan ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor.
İngiltere merkezli The Times'a göre, Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en güçlü ordularından birine sahip olsa da dirençli bir düşmana karşı yürütülen savaşın nasıl sona erdirileceği sorusu giderek daha karmaşık hale geliyor.
Haberde, askeri üstünlüğün teorik olarak koşulsuz zaferle sonuçlanması beklense de, rakibin ağır kayıplara rağmen mücadeleyi sürdürmeye hazır olması durumunda bunun her zaman mümkün olmadığı vurgulandı. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma gibi adımlarla küresel ekonomiye ciddi zarar verebilecek kapasiteye sahip olması da Washington açısından denklemi daha da zorlaştırıyor.
The Times'a göre ABD Başkanı Donald Trump'ın zafer ilan ederek savaşı sonlandırmak istemesi halinde önünde dört ana seçenek bulunuyor ve her birinin ciddi maliyetleri var.
TRUMP'IN TABANINI HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATABİLİR
Ancak böyle bir kararın İran'daki mevcut rejimin yerinde kalmasına yol açacağı ve bu durumun hem sürgündeki bazı İranlıları hem de Trump'ın destek tabanındaki rejim değişikliği isteyen kesimleri hayal kırıklığına uğratabileceği belirtiliyor.
Haberde ayrıca İran'ın üst düzey generallerini ve yüksek lider Ayetullah Ali Hamaney'i kaybetmesine rağmen daha da sertleştiği, Körfez'deki ABD çıkarlarına zarar verebildiği sürece ateşkesi kabul edip etmeyeceğinin belirsiz olduğu ve Tahran'ın hâlâ intikam çağrıları yaptığı vurgulandı.
2.BOMBALAMA KAMPANYASINI AYLARCA SÜRDÜRMEK
The Times'a göre savaşın birkaç haftalık kısa ve yoğun bir operasyonun ötesine uzatılması, İran'ın İsrail ve bölge için oluşturduğu tehdidi tamamen ortadan kaldırma ihtimalini artırabilir.
ABD ve İsrail'in bu saldırıları sürdürebilecek hava gücüne ve füze kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. İran'ın askeri altyapısının yanı sıra petrol rafinerileri, tedarik hatları ve bazı sivil altyapıların hedef alınması durumunda ülkenin ağır bir yıkıma uğrayabileceği ifade ediliyor.
İRAN KUZEY KORE'YE BENZEYEBİLİR
Ancak haberde bunun başka bir riski de beraberinde getirebileceği vurgulanıyor. İran'ın direnişi sürdürerek zamanla nükleer silah üretme yoluna gidebileceği ve ülkenin Rusya ve Çin dışında dünyadan büyük ölçüde izole olmuş, Kuzey Kore benzeri bir yapıya dönüşebileceği ihtimali dile getiriliyor.
3.SAHADA ASKERİ OPERASYON İHTİMALİ
İngiltere merkezli The Times'a göre Washington'daki birçok analist, rejim değişikliğinin yalnızca hava bombardımanlarıyla gerçekleşmesinin zor olduğunu uzun süredir dile getiriyor.
ABD ve İsrail saldırılarının yarattığı kaosun İran'da yeni bir protesto dalgası doğurarak rejimi devirebileceği umudu dile getirilse de, bunun kara müdahalesi olmadan gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda ciddi şüpheler bulunuyor.
Haberde, 2003'teki Irak işgalinin yarattığı deneyim nedeniyle ABD kamuoyunda yeni bir kara savaşına yönelik güçlü bir çekince olduğu hatırlatılıyor. Trump'ın da geçmişte "bitmeyen savaşları sona erdirme" sözü verdiği için bu seçeneğin siyasi açıdan riskli olduğu ifade ediliyor.
ÖZEL KUVVETLERİN KİLİT HEDEFLERE OPERASYON SEÇENEĞİ
Bununla birlikte tamamen dışlanmayan senaryolar arasında, özel kuvvetlerin kilit hedeflere yönelik sınırlı operasyonlar düzenlemesi de bulunuyor. Kharg Adası'ndaki petrol terminali gibi ekonomik hedefler ya da İran liderliğiyle bağlantılı noktalar bu operasyonların hedefi olabilir.
Tam ölçekli bir işgal ise teorik olarak daha kesin bir yöntem olarak görülse de, 90 milyondan fazla nüfusa sahip büyük bir ülkede yerleşik ve sertleşmiş bir düşmana karşı bunun son derece büyük bir askeri girişim olacağı belirtiliyor.
4.DEVLET ÇÖKENE KADAR SÜREN UZUN SAVAŞ
Habere göre bir diğer seçenek ise kesin bir barış ilan edilmeden, saldırıların uzun yıllara yayılan bir stratejiye dönüştürülmesi.
Bu modelde ABD ve İsrail, İran'ın askeri kapasitesi yeniden tehdit oluşturduğunda belirli aralıklarla hava saldırıları düzenlemeye devam edebilir. Haberde bu yaklaşımın, 1991 Körfez Savaşı'ndan sonra Irak'taki Saddam Hüseyin rejimine karşı uygulanan stratejiye benzediği ifade ediliyor. ABD, 1990'lı yıllar boyunca Irak'taki hedeflere zaman zaman saldırılar düzenlemişti.