ABD'nin İran'ın yer altındaki nükleer tesislerine kara harekâtı düzenleyerek zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirme seçeneği, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, bu planın kara birlikleri, özel operasyon güçleri ve yoğun lojistik gerektiren son derece karmaşık ve yüksek riskli bir operasyon olacağına dikkat çekiyor. İran'ın uranyum stokunun yerinin tam bilinmemesi, tesislerin yer altına güçlendirilmiş olması ve olası karşı saldırılar, operasyonu daha da zorlaştırırken, ele geçirilecek nükleer maddenin çıkarılması ya da yerinde imha edilmesi sürecinin de ciddi güvenlik ve zaman baskısı yaratacağı belirtiliyor.
İngiltere merkezli BBC'ye göre, Trump yönetimi İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek için kara harekâtı seçeneğini değerlendiriyor; uzmanlar operasyonun son derece riskli ve uzun sürebileceği uyarısında bulunuyor.
BBC'ye konuşan askeri uzmanlar ve eski ABD savunma yetkilileri, böyle bir operasyonun son derece zorlu ve tehlikeli olacağına dikkat çekti. Uzmanlara göre operasyon, kara birliklerinin konuşlandırılmasını gerektirirken, tamamlanması günler hatta haftalar sürebilir.
"TARİHİN EN KARMAŞIK ÖZEL OPERASYONLARINDAN BİRİ"
ABD eski Savunma Bakan Yardımcısı Mick Mulroy, zenginleştirilmiş uranyum stokunun ortadan kaldırılmasının "tarihin en karmaşık özel operasyonlarından biri" olacağını belirtti. Bu senaryonun, Trump yönetiminin İran'a karşı değerlendirdiği askeri seçeneklerden yalnızca biri olduğu ifade edildi.
Diğer seçenekler arasında, İran'ı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlamak amacıyla Hark Adası'nın kontrol altına alınması da yer alıyor. Yönetimin ayrıca İran'ı müzakereye zorlamak için askeri operasyon tehdidini bir baskı unsuru olarak kullandığı değerlendiriliyor.
URANYUMUN YERİ BELİRSİZ, RİSK BÜYÜK
Habere göre, savaşın başında İran'ın elinde yaklaşık 440 kilogram yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum bulunuyordu. Bu seviyedeki uranyumun, silah yapımında gerekli olan yüzde 90 eşiğine kısa sürede ulaşabileceği belirtiliyor. Ancak bu stokun ne kadarının farklı noktalara dağıtıldığı belirsizliğini koruyor.
Eski ABD savunma yetkilisi Jason Campbell, uranyumun tam konumunun bilinmesinin operasyonu kolaylaştıracağını vurgulayarak, "İdeal senaryo, tam olarak nerede olduğunu bilmenizdir. Eğer dört farklı yere dağılmışsa, tamamen farklı bir karmaşıklık seviyesinden bahsediyoruz" dedi.
YER ALTI TÜNELLERİ VE GÜÇLENDİRİLMİŞ TESİSLER
İran'ın nükleer altyapısını güçlendirdiğine dair işaretler bulunuyor. Özellikle İsfahan'da uydu görüntüleri, yer altı tünellerinin girişlerinin kapatıldığını gösteriyor. Bu durum, olası bir askeri operasyonu daha da zorlaştırıyor. Uzmanlara göre, hava saldırıları İran'ın bazı askeri kapasitesini zayıflatmış olsa da, zenginleştirilmiş uranyumun kontrol altına alınması için kara kuvvetleri kaçınılmaz görünüyor.
ABD KARA BİRLİKLERİ VE ÖZEL OPERASYON SENARYOSU
İngiltere merkezli BBC'ye göre, ABD'nin bölgede konuşlu 82. Hava İndirme Tümeni unsurlarını Natanz ve İsfahan çevresinde güvenliği sağlamak için kullanabileceği değerlendiriliyor. Ardından, nükleer madde konusunda uzman özel operasyon birliklerinin devreye girerek uranyumu ele geçirmesi planlanıyor. Uranyumun gaz formunda olduğu ve büyük metal kaplarda depolandığı tahmin edilirken, bu malzemeye ulaşmak için yer altındaki tünellerde ağır kazı çalışmaları yapılması gerekebilir.
SÜREKLİ TEHDİT ALTINDA OPERASYON
Operasyon sırasında ABD güçleri İran'dan gelebilecek karşı saldırılarla karşı karşıya kalabilir. Campbell, "Öncelikle kazı yapmanız ve muhtemelen sürekli tehdit altındayken uranyumu tespit etmeniz gerekiyor" diyerek riskin büyüklüğüne dikkat çekti.
LOJİSTİK ZORLUKLAR VE İZOLASYON RİSKİ
Habere göre ABD birlikleri İran'ın iç bölgelerinde, özellikle İsfahan gibi büyük şehirlerin derinliklerinde izole kalma riskiyle karşı karşıya. Eski savunma yetkilisi Alex Plitsas, mesafelerin tıbbi tahliyeyi zorlaştırdığını ve birliklerin hava savunma tehditlerine açık olacağını belirtti. Uzmanlar, operasyonun bir havaalanı ya da iniş bölgesinin ele geçirilmesini ve buradan lojistik destek sağlanmasını gerektireceğini ifade ediyor.
URANYUMUN ÇIKARILMASI MI, YERİNDE İMHASI MI?
Operasyonun en kritik aşamalarından biri de ele geçirilen uranyumun ne yapılacağı sorusu. Jonathan Ruhe, uranyumun İran dışına çıkarılmasının daha hızlı bir seçenek olabileceğini ve ABD'de seyreltilebileceğini belirtiyor. Ancak hangi yöntem tercih edilirse edilsin, operasyonun son derece karmaşık ve riskli olduğu vurgulanıyor.