ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela ve İran'ın ardından Küba'ya yönelik müdahale sinyali vererek adayı "ele geçirme" ihtimalini açıkça dile getirdi. ABD'nin uyguladığı petrol ablukası nedeniyle derin bir ekonomik ve enerji krizine sürüklenen Küba'da hükümet, Washington'la görüşmelere ve ekonomik açılıma hazır olduğunu açıklarken, Rusya'nın destek mesajları krizin uluslararası boyut kazanabileceğine işaret ediyor.
ABD merkezli The New York Times'a göre ABD Başkanı Donald Trump, İran ve Venezuela'nın ardından Küba'ya yönelik müdahale sinyali vererek Washington'ın dış politikada yeni bir cepheye hazırlanabileceğini ortaya koydu.
Habere göre, İran'la savaş halinde olan ve Venezuela üzerinde kontrolünü artıran ABD Başkanı Donald Trump, şimdi de Küba'ya yönelik müdahale hazırlığında olduğunun sinyallerini verdi.
Trump, Pazartesi günü Oval Ofis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, "Küba'yı ele geçirme onuruna erişeceğime inanıyorum" ifadelerini kullandı. Açıklamasını netleştirmesi istendiğinde ise, "Küba'yı bir şekilde ele geçirmek, evet… Onu özgür bıraksam da alsam da, onunla istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum" dedi.
"KÜBA'DAN ÖNCE İRAN'I HALLEDECEĞİZ"
Habere göre Trump, Air Force One'da yaptığı açıklamada Küba'ya ilişkin planlarını daha da netleştirdi. "Küba'yı elimde tutuyorum. Yakında bir anlaşma yapacağız ya da ne gerekiyorsa yapacağız" diyen Trump, öncelik sırasını ise "Küba'dan önce İran'ı halledeceğiz" sözleriyle ortaya koydu.
Bu ifadeler, Washington'ın kısa süre içinde üçüncü bir ülkeye yönelik müdahale girişiminde bulunabileceği yorumlarına yol açtı.
PETROL ABLUKASI VE DERİNLEŞEN KRİZ
The New York Times'a göre Trump yönetimi, Küba'ya karşı fiilen bir petrol ablukası uyguluyor. ABD, adaya petrol sağlayan ülkelere baskı yaparken, askeri müdahale dahil çeşitli yöntemler kullanıyor. Geçtiğimiz ay ABD Sahil Güvenliği'nin Kolombiya'dan Küba'ya giden bir petrol tankerini durdurması, bu politikanın somut örneklerinden biri oldu.
Öte yandan Washington yönetimi, Díaz-Canel'in görevden ayrılması gerektiğini açıkça dile getiriyor. Ancak Beyaz Saray'ın Castro ailesine doğrudan müdahale etmekten kaçınması, Venezuela'daki gibi sert bir rejim değişikliği yerine daha çok "rejimin uyum sağlaması" yaklaşımının benimsendiğine işaret ediyor.
RUSYA'DAN DESTEK SİNYALİ
Gazeteye göre Rusya, uzun süredir müttefiki olan Küba'ya destek vermeye hazır olduğunu açıkladı. Kremlin, iki ülke arasında krizle ilgili temasların sürdüğünü bildirdi. Bu durum, olası bir ABD-Küba geriliminin uluslararası boyut kazanabileceği değerlendirmelerine yol açtı.
EKONOMİDE AÇILIM VE DİASPORAYA ÇAĞRI
Kriz ortamında Küba hükümeti ekonomik reform sinyalleri verdi. Ekonomi yetkilisi Oscar Pérez-Oliva Fraga, yurt dışındaki Kübalıların ülkede yatırım yapabilmesine ve bankacılık sistemine katılabilmesine olanak sağlayacak düzenlemeleri duyurdu.
Duyurunun televizyon yerine radyo üzerinden yapılması ise enerji krizinin boyutunu gözler önüne serdi. Hükümet, başkent Havana'nın yaklaşık yüzde 70'inin elektriksiz olduğunu açıkladı.
TRUMP'IN KÜBA İLGİSİ YENİ DEĞİL
The New York Times'a göre Trump'ın Küba'ya ilgisi uzun yıllara dayanıyor. 1998'de Trump'a bağlı bir şirketin adadaki yatırım fırsatlarını gizlice araştırdığı, 2011 ve 2012 yıllarında ise Trump Organization yöneticilerinin golf sahası projeleri için Küba'yı ziyaret ettiği ortaya çıkmıştı.
2016 seçim kampanyasında da adada iş yapma isteğini dile getiren Trump, o dönemde "Küba yatırım için iyi bir fırsat olurdu" ifadelerini kullanmıştı.
"BAŞARISIZ ÜLKE" DEĞERLENDİRMESİ
Habere göre Trump, son açıklamalarında Küba'yı sert sözlerle hedef aldı. "Bizimle konuşuyorlar. Başarısız bir ülke. Paraları yok, petrolleri yok" diyerek, adanın turizm potansiyeline ise dikkat çekti. "Güzel toprakları, güzel manzaraları var. Turizm açısından harika bir ada" diyen Trump, Küba'nın ekonomik potansiyelinin Washington'ın ilgisini çekmeye devam ettiğini belirtti.