Tel Aviv'in yıllardır benimsediği saldırgan askeri doktrin artık sürdürülemez hale geldi. İngiliz basınına göre ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile anlaşma hamlesi, İsrail'in bölgedeki hareket serbestisini sınırlandırırken Washington-Tel Aviv hattında da yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
İngiliz The Telegraph gazetesi, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakatın yalnızca savaşın sona ermesini değil, aynı zamanda İsrail'in onlarca yıldır benimsediği askeri güvenlik anlayışının tasfiyesini hedeflediğini yazdı.
"ÇİMLERİ BİÇME" POLİTİKASI DUVARA TOSLADI
Gazetenin değerlendirmesine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yıllardır Washington'a kabul ettirmeye çalıştığı "güç yoluyla barış" doktrini sahada başarısız oldu ve ABD Başkanı Donald Trump'ı yeniden diplomasiye yöneltti.
The Telegraph'a göre İsrail'in uzun yıllardır uyguladığı ve bölgede sürekli askeri saldırılarla tehditleri kontrol altında tutmayı amaçlayan "çimleri biçme" stratejisi artık sürdürülemez hale geldi.
Bunun üzerine Trump yönetimi rotasını değiştirerek Tahran ile kapsamlı bir mutabakata yöneldi. Anlaşma İran'a ekonomik rehabilitasyon ve yaptırımların hafifletilmesi gibi önemli kazanımlar sağlarken, ABD tarafı ise İran'ın nükleer silah üretmeyeceği taahhüdünü öne çıkardı.
LÜBNAN MADDESİ TEL AVİV'DE ALARM ZİLLERİNİ ÇALDIRDI
The Telegraph'a göre mutabakattaki en kritik madde Lübnan cephesine ilişkin hükümler oldu.
"İRAN BÖLGESEL DENKLEMİ KENDİ LEHİNE ÇEVİRDİ"
Gazete, İran'ın savaş sonrasında bölgede yeni bir güç dengesi oluşturduğunu belirtti.
Bu yeni denklemde Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yönelik bir İsrail saldırısının doğrudan Tahran'a yönelik bir saldırı olarak değerlendirilebileceği belirtilirken, Hizbullah'ın da İran'dan önemli güvenceler aldığı belirtildi.
The Telegraph'a göre İran artık yalnızca savunmada olan bir aktör değil, bölgesel şartları belirleyen taraflardan biri haline geldi.
"İSRAİL STRATEJİK BAŞARISIZLIK YAŞIYOR"
The Telegraph'ın aktardığı değerlendirmelerde, bazı İsrailli uzmanların da mevcut tabloyu "stratejik başarısızlık" olarak tanımladığına dikkat çekildi.
Gazete, İsrail'in yıllardır benimsediği askeri üstünlüğe dayalı güvenlik modelinin ciddi şekilde sorgulandığını ve Tel Aviv'in ilk kez bölgesel diplomatik kuşatmayla karşı karşıya kaldığını yazdı.