ABD ve İsrail'in İran'ın enerji altyapılarına yönelik saldırıları, Tahran'ın Körfez genelinde doğalgaz ve petrol tesislerini hedef aldığı geniş çaplı bir misilleme sürecini tetikledi. İran'ın Hürmüz Boğazı'nda fiili kontrol sağlaması ve Katar'daki kritik LNG tesislerine verdiği ağır hasar, küresel enerji arzını sarsarken fiyatların hızla yükselmesine yol açtı. Uzmanlar, ABD'nin stratejik hatalarının İran'a sahada avantaj kazandırdığını ve Körfez'de enerji savaşının yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya girdiğini belirtti.
İngiltere merkezli Middle East Eye'a (MEE) göre, İran ile ABD-İsrail hattında tırmanan gerilim, enerji altyapılarını hedef alan karşılıklı saldırılarla küresel ekonomiyi tehdit eden yeni bir aşamaya ulaştı.
ABD'NİN STRATEJİK HATALARI İRAN'A ALAN AÇTI
MEE'ye göre, ABD'nin İran'ın enerji varlıklarına yönelik saldırıları "beceriksizce" yönetmesi, Tahran'a hızla tırmanan savaşta stratejik üstünlük sağladı. İki Arap yetkiliye dayandırılan haberde, Washington'un özellikle Hürmüz Boğazı konusundaki yanlış hesaplarının süreci kritik bir noktaya taşıdığı ifade edildi.
"BECERİKSİZ BİR MÜTTEFİK"
Bir Arap yetkili, ABD'nin hem İran'ı yanlış değerlendirdiğini hem de İsrail'in enerji altyapısına yönelik saldırılarını onaylayarak gerilimi büyüttüğünü belirterek, "ABD, beceriksiz bir müttefik olduğunu gösteriyor" dedi.
Bir başka Arap yetkili ise Güney Pars saldırısının "aşılmış bir kırmızı çizgi" olduğunu belirterek, İran'ın artık yalnızca Hürmüz Boğazı'nı değil, üretim tesislerini de hedef alabileceğini gördüğünü söyledi.
WASHINGTON AÇISINDAN CİDDİ BİR PRESTİJ KAYBI
İngiltere merkezli Middle East Eye'a göre İran, Hürmüz Boğazı üzerinde fiili kontrol sağlamış durumda. Tahran yönetimi, kendi gemilerine geçiş izni verirken diğer ülkelerle de özel anlaşmalar yaparak geçişleri düzenliyor.
Denizcilik analiz şirketi Lloyd's List, İran'ın karasularında "güvenli bir nakliye koridoru" oluşturduğunu ve bazı gemilerden geçiş için milyonlarca dolarlık ödeme aldığını bildirdi. ABD'nin bu kritik su yolunu güvence altına alamaması ise Washington açısından ciddi bir prestij kaybı olarak değerlendiriliyor.
Uzman Alan Eyre ise İsrail'in Güney Pars saldırısının stratejik bir hata olduğunu belirterek, İran'ın her aşamada "öngörülebilir ve rasyonel" karşılıklar verdiğini ifade etti.
ENERJİ FİYATLARI YÜKSELİYOR, ABD BASKI ALTINDA
İngiltere merkezli gazeteye göre İran, küresel ekonominin sonuçlarından doğrudan sorumlu tutulmayacağını bilerek enerji savaşında risk almaktan çekinmiyor. Tahran yönetimi petrol satışlarını sürdürürken, ABD Başkanı Donald Trump ise artan enerji fiyatları nedeniyle hem iç hem dış politikada baskı altında.
ABD ve müttefiklerinin 400 milyon varillik acil petrol rezervini piyasaya sürmesine rağmen fiyatlar kontrol altına alınamadı. Özellikle rafine ürünlerde yükseliş devam ediyor.
ABD'DEN GERİ VİTES
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılabileceğini söylemesi ise tartışma yarattı. Eleştirmenler, bu adımın ABD'nin saldırdığı bir ülkeye ekonomik avantaj sağlayacağını savunuyor.
KÜRESEL DOĞALGAZ ARZI TEHLİKEDE
Katar'ın küresel doğalgaz arzındaki yaklaşık yüzde 20'lik payı, bölgedeki saldırıları küresel kriz haline getiriyor. İran'ın Katar'a yönelik saldırısının ardından Avrupa'da doğalgaz fiyatları yaklaşık yüzde 20 yükseldi. Uzmanlar, ABD'nin doğalgaz fiyatlarını kontrol altına almak için seçeneklerinin sınırlı olduğuna dikkat çekiyor.
KÖRFEZ'DE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR
İngiltere merkezli Middle East Eye'a göre Arap yetkililer, son saldırıların Körfez'de bir dönüm noktası olduğunu düşünüyor. Mevcut tablo, enerji altyapılarının doğrudan hedef alındığı ve bölgesel savaşın küresel ekonomik etkiler doğurduğu yeni bir döneme işaret ediyor.