İngiltere'nin öncü gazetelerinden The Times'a göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıların ardından erken zafer ilan etmesi, savaşın gidişatına ilişkin ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Körfez ülkeleri, Washington'ın çatışmayı yarım bırakıp bölgeden çekilebileceğinden endişe ederken, uzmanlar İran'ın füze ve insansız hava aracı kapasitesinin kısa sürede tükenmesinin gerçekçi olmadığını belirtiyor. Analistlere göre İran rejimi savaştan sağ çıkabilir ancak ülke savaş sonrası dönemde artan ekonomik baskı, uluslararası izolasyon ve olası iç protestolar nedeniyle ciddi bir istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Habere göre ABD'nin erken zafer ilanı ve olası geri çekilmesi, İran'ın ayakta kalması ve bölgedeki dengelerin daha da kırılgan hale gelmesi riskini artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı başlatılan saldırıların ardından erken zafer mesajları vermesi, hem Körfez ülkelerinde hem de Washington'da savaşın geleceğine dair ciddi soru işaretleri doğurdu. Bölgedeki müttefikler, Trump'ın savaşı yarım bırakıp bölgeden çekilebileceğinden ve İran'ın sonuçlarıyla baş başa bırakılabileceklerinden endişe ediyor.
ERKEN ZAFER İLANI TARTIŞMA YARATTI
İngiltere merkezli The Times'a göre, Trump'ın 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının başlamasından sonra düzenlediği ilk basın toplantısında zafer ilan etmesi dikkat çekti. Florida'daki golf tesisinde konuşan Trump, "askeri hedeflere ulaşma yolunda büyük adımlar atıldığını" ve İran'daki birçok askeri gücün yok edildiğini söyledi.
Trump'ın bu açıklamaları, ABD Başkanı George W. Bush'un 2003 Irak Savaşı sırasında USS Abraham Lincoln gemisinde "görev tamamlandı" pankartı altında yaptığı erken zafer ilanını hatırlattı. The Times'a göre, Trump'ın sözleri de benzer şekilde savaşın gidişatı açısından talihsiz bir erken değerlendirme olarak görülebilir.
KÖRFEZ ÜLKELERİ ABD'NİN GERİ ÇEKİLMESİNDEN ENDİŞELİ
The Times'a göre, Trump başlangıçta İran'da rejim değişikliği hedefini dile getirmişti. Ancak mevcut tablo, İran yönetiminin yalnızca ayakta kalmakla kalmayıp küresel petrol piyasalarına ve Körfez ekonomilerine ciddi zarar verebilecek kapasitesini koruduğunu gösteriyor.
Körfez ülkeleri ise ABD'nin savaşı yarım bırakmasından kaygı duyuyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir Körfez kaynağı, Trump'ın daha önce Yemen'de İran destekli Husilere karşı yürütülen savaşta da ani bir şekilde zafer ilan ederek bölgeden çekildiğini hatırlattı. Kaynak, "Bunu kesinlikle yapabilir. Husi isyancılarla da yaptı ve yine yapabilir." ifadelerini kullandı.
HÜRMÜZ BOĞAZI TEHDİDİ VE SAVUNMASIZ KÖRFEZ
Analize göre İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki havaalanlarına yönelik saldırıları, Körfez ülkelerini ciddi şekilde savunmasız bıraktı.
Aynı Körfez kaynağı, "Deniz ve hava erişimleri kesildi. Suudi Arabistan açısından bakıldığında İran'ı mümkün olduğunca zayıflatmak için bu durumun uzun süre devam etmesi istenebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Körfez başkentlerinde hakim görüşe göre, ABD ve İsrail'in yoğun hava saldırılarının İran'ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini azaltması umut ediliyor. Ancak bazı uzmanlar bunun gerçekçi olmayabileceğini düşünüyor.
İRAN'IN ASKERİ KAPASİTESİ KOLAY TÜKENMEYEBİLİR
Atlantik Konseyi Orta Doğu Programları üyesi ve eski İsrail askeri istihbarat subayı Danny Citrinowitz, İran'ın askeri kapasitesinin kısa sürede tükeneceği beklentisine karşı çıktı. Citrinowitz, "Her gün yoğun saldırılara maruz kalıyorlar ama cephaneliklerinin tükeneceğini ve beyaz bayrak göreceğimizi sanmıyorum." dedi.
Uzmanlara göre İran'ın büyüklüğü ve askeri altyapısı dikkate alındığında rejimi devirmek için aylar sürecek saldırılar ve sahada askeri varlık gerekecek.
WASHİNGTON'DA UZUN SAVAŞ İSTEKSİZLİĞİ
İngiltere merkezli gazeteye göre, Trump zaman zaman İran'a asker gönderme ihtimalini dile getirse de Washington'da uzun sürecek bir savaş fikri güçlü destek görmüyor.
Anketler, kayıtlı seçmenlerin çoğunun savaşa karşı olduğunu ve çatışmanın petrol fiyatları ile enflasyon üzerindeki etkisinden endişe duyduğunu ortaya koyuyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden Jon Alterman, Trump'ın savaşın bir noktada sona erdiğini ilan etmek isteyebileceğini söyledi. Alterman, "Başkanın bu konuyu sonuçlandırmak istemesi için birçok neden var, ancak aynı zamanda bir zafer ilan etmek de isteyecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Savaşın ilk günlerinde İran'ın lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ülke yönetimindeki etkisi daha da arttı. Yeni lider Mücteba Hamaney'in konumunu büyük ölçüde bu güç odağına borçlu olduğu belirtiliyor.
SAVAŞ SONRASI İRAN DAHA İZOLE OLABİLİR
İngiltere merkezli The Times'a göre, İran yönetimi savaşta ayakta kalsa bile uzun vadede daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalabilir.
Ülkede yüksek fiyatlar ve kötüleşen yaşam koşulları nedeniyle ocak ayında başlayan protestolar sert şekilde bastırılmıştı. Uzmanlar, halkın yeniden ayaklanması halinde rejimin çok daha sert yöntemlere başvurabileceğini belirtiyor.
Chatham House Orta Doğu Projesi Direktörü Sanam Vakil ise İran için asıl sorunun savaşın bitiminden sonra başlayacağını ifade etti. Vakil, "İran Cumhuriyeti için daha büyük sorun bu savaştan sonraki gün. Belki bu savaştan kurtulacaklar ama iç durum sürdürülemez hale gelecek ve ekonomik çıkış yolu kalmayacak." dedi.