İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında üst düzey yetkilileri hedef alan operasyonlar, muhbirler ve elektronik takipten oluşan çok katmanlı istihbarat ağıyla yürütülüyor. Uluslararası iş birliği ve bölgesel aktörlerin desteğiyle hızla işleyen "öldürme zinciri", hedeflerin anlık olarak tespit edilip vurulmasını sağlarken, ABD'nin güney sahasına, İsrail'in ise lider kadroya odaklandığı belirtiliyor. Uzmanlara göre Tel Aviv'in stratejisi, üst düzey isimleri etkisiz hale getirerek İran rejiminin yapısını zayıflatmak ve daha elverişli bir siyasi sonuç elde etmek.
ABD merkezli CBS News'e göre, ABD ve İsrail'in şubat ayı sonlarında İran'a yönelik saldırıları başlatmasının ardından, İsrail ordusu savaşın ilk gününden itibaren üst düzey İranlı isimleri hedef alan operasyonlarını yoğunlaştırdı. İsrail, eski Yüksek Lider Ayetullah Ali Hamaney'den İran Devrim Muhafızları Sözcüsüne kadar birçok üst düzey yetkilinin öldürüldüğünü duyurmuştu.
İSTİHBARATIN İKİ TEMEL KAYNAĞI: MUHBİRLER VE ELEKTRONİK TAKİP
Habere göre, İsrail'de görev yapan akademisyen ve siyasi analist Glen Segell, bu tür hedefli saldırılarda kullanılan istihbaratın iki ana kategoriye ayrıldığını belirtti. Segell'e göre ilk kategori, sahadan doğrudan bilgi aktaran muhbirlere dayanıyor.
İkinci kategori ise cep telefonları, sabit hatlar, uydu sistemleri ve drone gözetimi gibi elektronik izleme yöntemlerini içeriyor. Segell, İran içinde de insanların birbirleri hakkında bilgi verdiğini ve bunun geniş bir istihbarat ağı oluşturduğunu ifade etti.
İRAN İÇİNDE GÜVENLİK AÇIĞI TARTIŞMASI
Yeni Yüksek Lider Ayetullah Mücteba Hamaney'in sosyal medyada yaptığı "iç ve dış düşmanlara karşı güvenlik sağlanmalı" açıklaması, rejim içindeki güvenlik zafiyetine işaret eden bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Segell, coğrafi uzaklık nedeniyle İsrail'in İran'da doğrudan istihbarat faaliyetlerinin sınırlı olduğunu, bu nedenle alternatif ve güçlü kaynaklara yöneldiğini vurguladı.
SUUDİ ARABİSTAN'IN KRİTİK İSTİHBARAT ROLÜ
Segell, Suudi Arabistan'ın İran hakkında en fazla istihbarat toplayan ülkelerden biri olduğunu ifade etti. Bu durumun, İran'ın geçmişte Suudi petrol sahalarına düzenlediği insansız hava aracı saldırılarının ardından daha da önem kazandığı belirtildi.
ABD VE İSRAİL ARASINDA "SAHA PAYLAŞIMI"
Cancian, ABD ve İsrail'in İran'daki operasyonları coğrafi olarak paylaştığını ifade etti. Buna göre ABD, özellikle kıyı şeridi ve güneydoğu bölgelerine odaklanırken, İsrail kuzey ve batı bölgelerde faaliyet yürütüyor.
Emekli ABD Generali Joseph Votel ise ABD'nin özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki hedeflere yoğunlaştığını, İsrail'in ise İran liderliğini hedef aldığını söyledi.