ABD merkezli The Wall Street Journal'a göre İran, ABD ve İsrail'le yaşanan yıkıcı savaşın ardından stratejisini değiştirerek çatışmayı tüm Orta Doğu'ya yaymayı hedefleyen yüksek riskli bir plan devreye soktu. "Mozaik savunma" adı verilen merkeziyetsiz sistemle komutanlara bağımsız hareket yetkisi verilirken, Tahran özellikle Körfez ülkelerini ve enerji altyapısını hedef alarak küresel ekonomiyi baskı altına almayı amaçlıyor. Analistlere göre İran, yoğun bombardımana rağmen saldırılarını sürdürerek zaman kazanmayı ve rejimin ayakta kalmasını sağlamayı hedeflerken, bu strateji başarısız olursa bölgesel savaşın daha da genişleme riski bulunuyor.
Wall Street Journal'a göre Tahran, üst düzey liderlerinin öldürülmesi ihtimaline karşı "mozaik savunma" stratejisini devreye sokarak savaşı tüm Orta Doğu'ya yaymayı hedefleyen yüksek riskli bir plan uygulamaya başladı.
Habere göre İran yönetimi, ABD ve İsrail'le yaşanan son savaşın ardından askeri stratejisinde köklü bir değişikliğe giderek çatışmayı bölgesel ölçekte genişletmeye dayanan yeni bir planı devreye aldı. Tahran'ın bu yüksek riskli stratejisinin amacı, saldırılar karşısında rejimin ayakta kalmasını sağlamak ve düşmanlarını daha geniş bir savaşın maliyetiyle karşı karşıya bırakmak.
İran'ın lideri Ali Hamaney ve üst düzey askeri komutanları, geçtiğimiz yıl ABD ve İsrail ile yaşanan yıpratıcı savaşın ardından mevcut stratejilerinin yetersiz kaldığı sonucuna vardı. Hamaney'in olası bir suikastla hedef alınması durumunda bile sistemin ayakta kalabilmesi için daha agresif bir plan hazırlandı.
YENİ STRATEJİ: SAVAŞI BÖLGEYE YAYMAK
ABD merkezli Wall Street Journal'a göre İran, daha önce yabancı saldırılara sınırlı karşılıklar verirken, yeni strateji kapsamında çatışmayı bölgesel ölçekte genişletmeyi hedefliyor. Bu plan doğrultusunda Tahran'ın özellikle Arap Körfez ülkelerini hedef alarak küresel ekonomiyi sarsmayı ve Washington'un uzun süreli bir savaşa girme isteğini azaltmayı amaçladığı belirtiliyor.
12 GÜNLÜK SAVAŞ SONRASI STRATEJİK DÖNÜŞÜM
Analize göre İran'ın yeni stratejiyi devreye alma kararı, geçen yıl İsrail ile yaşanan ve 12 gün süren yıkıcı savaşın ardından alındı. Bu savaşta İran, birçok üst düzey komutanını kaybetti, nükleer programının önemli bölümleri ağır hasar gördü ve hava savunma sistemlerinin büyük bölümü yok edildi.
Tahran yönetimi savaşın ardından kendisini ABD ve İsrail ile sürekli tekrar eden bir çatışma döngüsü içinde buldu. İranlı liderler, her turdan daha zayıf ve daha savunmasız çıktıkları bu sürecin değişmesi gerektiği sonucuna vardı. O dönemde ABD güçlerinin İran kıyıları açıklarında yoğunlaşması üzerine Hamaney, "Amerikalılar, bu kez savaş açarlarsa bunun bölgesel bir savaş olacağını bilmeliler" açıklamasını yapmıştı.
HAMANEY ÖLDÜRÜLDÜ, STRATEJİ YÜRÜRLÜKTE KALDI
Wall Street Journal'a göre Hamaney, savaşın ilk gününde düzenlenen saldırılarda hayatını kaybetti. Ancak onun başlattığı strateji çatışmanın ilerleyen günlerinde uygulanmaya devam etti. İran, yoğun ABD ve İsrail bombardımanına rağmen yaklaşık 2 bin millik bir cephe boyunca saldırılarını sürdürmeyi başardı. Bu süreçte çatışma giderek daha fazla ülkeyi ve ekonomik hedefi kapsayan bir boyuta ulaştı.
Habere göre savaşın ikinci gününün sonunda İran füzeleri ve insansız hava araçları Körfez'deki tüm ülkeleri hedef aldı. Saldırılarda lüks oteller, enerji tesisleri, önemli limanlar, bölgedeki ABD büyükelçilikleri ve Amazon veri merkezleri de hedef alındı. Perşembe günü itibarıyla yalnızca Birleşik Arap Emirlikleri'nin yaklaşık 1200 füze ve insansız hava aracıyla hedef alındığı bildirildi.
Analistlere göre bu strateji başarısız olursa yeni aktörlerin savaşa dahil olması ve İran'a yönelik daha ağır ekonomik yaptırımların uygulanması söz konusu olabilir. Ancak Tahran yönetimi planın işe yaraması halinde rejimin ayakta kalmak için zaman kazanacağını düşünüyor. Bu durumun İran'ın nükleer programı ve füze kapasitesiyle ilgili gelecekteki müzakerelerde de Tahran'ın elini güçlendirebileceği değerlendiriliyor.
HEDEFTE KÖRFEZ ÜLKELERİ VAR
ABD merkezli gazeteye göre İran'ın stratejisindeki en önemli değişim, savaşın odağını genişletmesi oldu. Tahran yönetimi yalnızca İsrail'e odaklanmak yerine, küresel ekonomik sistemle daha güçlü bağları bulunan Körfez Arap ülkelerini hedef almaya başladı.
İngiltere'nin King's College London Güvenlik Çalışmaları Okulu'ndan Andreas Krieg, Körfez ülkelerinin küresel tedarik zincirlerindeki rolüne dikkat çekerek, "Körfez ülkeleri bu sistemden koparsa dünya ekonomisi bunu hissedecektir" değerlendirmesinde bulundu.
COĞRAFYA VE GERİLLA STRATEJİSİ
İran birlikleri, ülkenin dağlık coğrafyasını kullanarak gerilla savaşı yürütmek üzere eğitildi. Nüfus merkezleri ve iletişim hatları dağ sıralarıyla çevrili bölgelerde yer aldığı için olası bir işgal durumunda düşman ikmal hatlarının savunmasız kalabileceği değerlendiriliyor.
Basra Körfezi'nin birçok noktada 100 deniz milinden daha dar olması da büyük savaş gemilerinin hareket kabiliyetini sınırlıyor. Kayalık kıyılar ise İran'ın küçük bot operasyonları ve mayın döşeme faaliyetleri için avantaj sağlıyor.
BASİJ MİLİSLERİ İÇ GÜVENLİĞİ SAĞLIYOR
ABD merkezli Wall Street Journal'a göre yüz binlerce üyeye sahip paramiliter Basij gücü, iç karışıklıkları önlemek amacıyla ülke genelinde mahalle düzeyinde örgütlenmiş durumda. Bu güçler camiler ve yerel ağlar aracılığıyla ülke içindeki güvenliği sağlamayı hedefliyor.
Savaşın ilk gününde İran'ın hedeflerinden biri de Körfez'in en güvenli şehirlerinden biri olarak görülen Dubai oldu. Palm Jumeirah'daki Fairmont oteli ve yelken şeklindeki Burj Al Arab gibi sembolik yapılar saldırılarda zarar gördü. Dünyanın en yoğun uluslararası yolcu trafiğine sahip havalimanlarından biri olan Dubai Havalimanı da bir insansız hava aracı saldırısının ardından kapatıldı.
ENERJİ ALTYAPISI HEDEFTE
Haberde İran'ın petrol ve doğalgaz tesislerine yönelik saldırılarını da artırdığına yer verilerek, İran'ın kısa menzilli füzeleri ve insansız hava araçları, Körfez ülkelerine dakikalar içinde ulaşabildiği için bölgedeki hava savunma sistemlerinin bu saldırılar karşısında daha savunmasız olduğu değerlendirildi.
İran ayrıca yaklaşık 35 bin dolar maliyetli Şahed insansız hava araçlarıyla enerji altyapısına saldırılar düzenliyor. Bu araçların düşürülmesinin ise çok daha pahalıya mal olduğu belirtiliyor.
PETROL FİYATI 150 DOLARA ÇIKABİLİR
Körfez ülkelerindeki yetkililer, enerji üretiminde yaşanacak kesintilerin petrol fiyatını varil başına 150 dolara kadar çıkarabileceği uyarısında bulunuyor. Böyle bir fiyat artışının ise ABD'de seçimler öncesinde ciddi ekonomik etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
Münih Güvenlik Konferansı'ndan kıdemli araştırmacı Nico Lange, İran ordusunun balistik füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı kapasitesini koruması halinde ABD güçlerine ciddi kayıplar verebileceğini söyledi.